X

Bir su terapisi hikayesi: Dönüşümümü tamamlarken tanrının hediyesiyle karşılaştım

Su terapisinde 3. günüm. Aslında dinlenmek için inziva diye gittiğim bu kamp bana suda rehber olmam için bir fırsatmış. Bugünü sabırsızlıkla bekliyordum: “Doğum Seansını.” Suyun altında çıkacağım bu yolculuk için inanılmaz heyecanlıyım. Sabahtan beri hiçbir şey yemedim ama aç değilim. Çünkü tüm hücrelerime kadar sevgi ve aşkla doluyum. Şükürle harmanlanıyorum. Ama öyle sözde değil. Kalpte. Damarlarımda dolaşan kan gibi. Dokularıma dolan nefes gibi. Yenileyen, şifalandıran ve alan açan…

Cansu ile eşleştik seans için ama öncesinde kakao seromonisi. Müzik, ritim, grup, ortam her şey muazzam. Yemyeşil ağaçların arasındayız. Arkada harabeler, yaşanmış onca deneyimin enerjisini, ataların bilgeliğini, çığlıklarını, savaşlarını, yaşam mücadelelerini, şifa yöntemlerini en derinden hissediyorum. Hayvanların sesleri kulağımda çınlıyor. Muhteşem bir kakao kokusu her bir yanı sarmış durumda. Ara ara zihnime kaçıyorum. “Kontrolü bırakma, güçlü dur” diyen sesi sürekli ehlileştirmeye çalışıyorum. Ona diyorum ki “Güvenli bir ortamdasın. Burada yargı yok, kıyas yok. Rahatla ve akışa güven.”

Açılış konuşması yapılıyor. Kakaonun kalbi açtığını söylüyor eğitmenler. “Benim de niyetim bu değil miydi zaten?” diyorum kendi kendime. Sadece sevgi. Ama gerçek sevgi. Saf sevgi. Ayırmadan güçlüyü-güçsüzü, başarılıyı-başarısızı, doğruyu-yanlışı, güzeli-çirkini, zengini-fakiri… Hepsiyle bir bütün olarak sevmek kastım.

La ilahe illallah kulağımda titreşiyor. Frekansına yükseliyorum. Öncesinde bir mantrayla birleşiyor belki de dünyanın en kutsal sözleri. Düşünsene tüm dillerin, dinlerin ötesinde her şeyin birleştiği o an. Sevgiyle buluşuyoruz.
Mucizeydi gerçekten. Çok değerli, çok özel ve muazzam.
Sonunda suyun içindeyiz.
Doğum anım çok zor olmuş. Boğazıma kordon dolanmış.
Ben ve annem yemyeşil olmuşuz ve nefessiz kalmışız. Aslında mucizem ve yaşam amacım böyle başlıyor. Yüzlerce, binlerce insanın nefesini açan, rehber olan bu insan dünyaya nefes alamayarak geliyor. Yaşamın şifresi de burada yatmıyor mu?
Her olumsuz gibi görünen deneyim aslında bir fırsat, bir yol, bir seçim henüz göremesen de.
İnsan sonradan anlıyor.
Hayatına giren biri neden girmiş?
Hayatında çok değer verdiğin biri hayatından neden çıkmış?
Çıkarken sana nasıl bir hediye sunmuş?
Hayatına giren acı bir deneyim sana neler katmış?
Ya da aldığın bir eğitim, gördüğüm bir görüntü, duyduğun bir söz…
Hepsi bir rehber, bir mucize ve bir katkı.

Gelelim havuz seansına. Çok zor olacağını düşünmüştüm. Çünkü yıllarca boğazıma dolanan kordonla, yaşama gelmek istemeyişimle, aidiyet duygumla, alerjimle, durmayan geniz akıntımla, yeniye adım atmaya çalıştığımda uyanan faranjitimle savaşmıştım yıllarca. Ama dönüştürmüşüm. Bugün buraya aslında savaşın tamamen bittiğini fark etmeye geldim.

Anneme, Yaradan’a tekrar tekrar teşekkür ettim. Sonrasında Tanrı’nın hediyesiyle karşılaştım. Teşekkürümü duymuş olacak ki sarı ve muazzam desenleri olan bir kelebek ve küçükken bu satırları okuduğumda ilahi aşka ait olduğunu anlamasam da şu anda yüzde yüz anladığım, kalbimde hissettiğim, şükrettiğim bu satırlar:

“Aşkın aldı benden beni

Bana seni gerek seni

Ben yanarım dünü günü

Bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim

Ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek seni
Aşkın aşıklar oldurur

Aşk denizine daldırır

Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni”

Yunus Emre

İlginizi çekebilir: Kalbinde sevgiye yer açabilmen için birkaç ipucu

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale