X

Bir spor aşığından: “Akıllı cihazdan fitness koçu olur mu?”

Akıllı cihazdan fitness koçu olur mu?

Bu yazı, bana mail atarak; gün içerisinde pek fazla hareket edememekten yakınıp da evde, seyahatte tek başlarına nasıl çalışabileceklerini soranlara gelsin.

Değişik nabızlar için şerbet niteliği taşıyan; akıllı cihazlarınız yardımıyla her zaman her yerde aktif, dinamik, heyecanlı olmanızı sağlayacak; onayımdan geçmiş uygulama önerilerini aşağıda bulabilirsiniz.

Baklava Sahibi Olmak Ya da Olmamak

Benimle paylaşılanlara, kulağıma fısıldananlara bakıldığında en çok kafaya takılan ve üzerinde çalışmak için inanılmaz bir istek duyulan bölge, karın bölgesi olarak çıkıyor karşımıza.

Akıllı cihazdan fitness koçu olur mu?

O zaman hemen başlayalım hayalimizdeki karın kaslarını oluşturmaya.

Runtastic tarafından geliştirilen Six Pack adlı uygulama yeni düştü Apple Store’a. 3 farklı zorluk derecesinde kategorilendirilmiş olan karın egzersizleri, 10-15-25 günlük alternatif videolar halinde çıkıyor karşımıza. Yapacağımız 3’erli setler sonucunda hedefimize adım adım yaklaşabilir, dilediğimiz an her setin sonundaki ekstra çalışmayı da yaparak süreci hızlandırabiliriz.  Ayrıca egzersiz bitiminde yaptığımız tekrar sayısını görebiliyor, harcadığımız kaloriyi ve günün önerisini de arkadaşlarımızla paylaşabiliyoruz. Umarım çoktan indirmeye başlamışsınızdır Six Pack’i.

Not: 3 gündür devam ediyorum programa ve tatlı tatlı yanan karın kaslarım bir sonraki günü iple çekmeme neden olmuyor desem yalan söylemiş olurum. Ne yapayım yani, hoşuma gidiyor bu acılar.

Formumuzu Dans Ederek Koruyalım

Fitness hareketleri pek sıkar beni, hem dans etsem hem de egzersiz yapmış sayılsam mesela.’ iç sesine kulak vererek bir şeyler düşünecek olsam ilk sırayı neyin alacağı belli…

Bence Latino Aerobics pek başarılı bir egzersiz türü. Toplam 13 dakika süren dans boyunca Santo ile dans etmeye doyamayacaksınız. Dans birkaç bölümden oluşuyor ve tamamını denemeden hepsini ayrı ayrı çalışabiliyoruz. Tek başımıza da eğlenceli olabilir ancak eğer imkanımız varsa ve birkaç arkadaşımızı toplayıp birlikte çalışırsak bol kahkahanın garanti olduğunu söyleyebilirim. Biraz Mambo, biraz Çaça… Hazır mısınız dansa?

Yaşam Enerjimiz Nereye Kaçmış Acaba?

Fazla yorulmadan güne enerjik bir şekilde başlamak veya günün yorgunluğunu atmak isteyenleri de unutmayayım ve hemen Qi-Gong’tan bahsedeyim. Bedendeki enerji dengesini çeşitli duruşlar, imajinasyon ve nefes tekniğiyle geliştirmeye imkân tanıyan bu Uzakdoğu felsefesi, ‘Yaşam enerjisi çalışma sanatı’ olarak da adlandırılıyor.

Deneyeceğiniz uygulamalar ve egzersiz çeşitleriyle ilgili fikirlerinizi merak ediyor, maillerinizi dört gözle bekliyorum.

Aman unutmayalım!

Düzenli spor yapmaya ne halimiz, ne vaktimiz, ne de naktimiz yok ya hani; o zaman önümüze çıkan fırsatları iyi değerlendirmeye bakalım. Mesela Avrasya Maratonu Halk Yürüyüşü için kayıt olmayı unutmayalım ve bir kıtadan diğerine geçilen dünyadaki tek maratonun heyecanını birlikte yaşayalım.

Ben ilk kez koşacağım 42 km’yi Adım Adım, İyilik Peşinde tamamlamaya çalışacağım. Vaktiniz olursa finish’e beklerim.

 

Sevdiklerinizi kullanımı kolay spor uygulamalarıyla tanıştırmak için bu yazıyı onlarla paylaşabilirsiniz.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale