X

Bir şifre değişir, her şey değişir: Değiştirdiği şifresiyle hayatı değişen adamın ilham verici öyküsü

Pozitif düşünmenin, ölümcül hastalıkları yenmekte ya da hiç geçmeyecek gibi görünen depresif dönemleri aşmakta etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Yatak odasını huzur ya da enerji verecek renklere boyamanın güne hevesle başlamayı sağladığını, diyet yaparken buzdolabının kapağına asılan zayıf ve fit bir fotoğrafın insanı o kapağı açıp yemeklere saldırmaktan alıkoyduğunu da… Peki, her gün onlarca farklı internet sitesine girerken kullandığımız şifrelerin hayatınıza ne denli etki edebileceği hiç aklınıza geldi mi?

Education First adlı uluslararası eğitim kurumunda görev alan ve Shangai’da yaşayan Mauricio Estrella’nın bir bilgisayar şifresi ile değişen hayatını siz Uplifers okuyucularına kendi kaleminden aktarmak istedik;

Her şey, Estrella’nın birkaç yıl önce tatsız bir boşanma yaşamasıyla başlamış…

“Bunu bana nasıl yapar?” diye düşünüyordum. Sürekli. Her gün…

2011’de, yani telefon ekranındaki ikonların bir anlam ifade ettiği ve insanların deodoran kullandığı zamanlarda, boşanma davam yüzünden ağır bir depresyondaydım. Neyse ki kafam kendimi bu durumdan kurtaracak kadar çalışıyordu ve etrafım harika insanlarla çevriliydi.

Bir gün ofise girip bilgisayarımı açtığımda, bilindik bir mesajla karşılaştım:

“Şifrenizin kullanım süresi dolmuştur. Lütfen şifrenizi değiştirmek için Şifre Değiştir butonuna basınız.”

Sanki “Şifre Değiştir” butonu başka bir şey yapacakmış gibi… 30 günde bir aynı işlemi yapmaya alıştığım halde, içimden nedensizce bilgisayara homurdanıyordum. Bu kadar sık şifre değiştirecek ne vardı? Bir büyük harf, bir küçük harf, bir rakam ve bir noktalama işareti, en az sekiz karakter olmalı, ama son 3 şifreyle aynı olmamasına dikkat edilecek. Tam da sırasıydı şifre değiştirmenin!

Boş boş ekrana bakıp yeni şifremi belirlemeye çalışırken, eski müdürümün bir sözü aklıma geldi:

Bir şifre değiştireceğim ve hayatım değişecek! 

O dönemdeki yaşam tarzım ve ruh halimle hiçbir işin doğru düzgün altından kalkmam mümkün değildi. Elbette her zaman olduğu gibi ne yapmam ya da neleri değiştirmem gerektiği gün gibi ortadaydı ama ben bu ipuçlarını görmezden geliyordum. O yüzden, müdürümün bu sözü aklıma geldiğinde bir kez olsun bu öğüde kulak vermeye karar verdim. Şifrem, beni yaşadığım boşanmanın kurbanı olmaktan kurtaracaktı ve bana güçlü olmam gerektiğini hatırlatacaktı.

Şifremi Forgive@h3r (“onu affet”) olarak değiştirdim.

Bu şifreyi her gün, defalarca kez girmem gerekiyordu. Kafamda, ben bu şifreyi girmiyor, bir ay boyunca her gün defalarca kez “onu affet” yazıyordum. Şifreyi girmenin otomatik bir davranış haline gelmesine hiç izin vermiyor, her seferinde yazdığım şeyin farkında oluyordum. Bu basit eylem bile, eski karıma bakış açımı değiştirdi. Evliliğimizin sona eriş biçimini kabullenmem ve depresyonumla başa çıkabilmem kolaylaştı. İlerleyen günlerde ruh halim gözle görülür şekilde iyileşmişti. 

Bir ayın sonunda bilgisayarımda yine şifre değiştirme uyarısıyla karşılaştım. Bu kez neyi değiştirmek istediğimi düşündüm ve şifre kutucuğuna Quit@smoking4ever (“sigarayı sonsuza kadar bırak”) yazdım.

Ne oldu dersiniz? Sigarayı bıraktım. Kolay olmadı, ama şifremi değiştirdiğim günden itibaren ağzıma sigara koymadım ve her gün, şifremi içimden tekrarlamak beni hedefime ulaşmak konusunda motive etti.

Sonraki ay şifrem Save4trip@thailand (Tayland’a gitmek için para biriktir”) oldu.3 ay sonra Tayland’taydım. Cebimde fazladan harçlık ile üstelik…

İşe yaradığını gördüğüm bu yönteme devam ettim ve kafama koyduğum daha pek çok şeyi başardım. Son iki yılda kullandığım şifrelerden bazılarını örnek olarak yazıyorum:

Eat2times@day (“günde 2 öğün ye”) ← bu işe yaramadı, hala şişmanım.

Sleep@before12(“12’den önce uyu”) ← işe yaradı.

Ask@her4date(“ona çıkma teklif et”) ← sonunda yeniden aşık oldum!

No@drinking2months(“2 ay boyunca içki içme”) ← kendimi daha iyi ve sağlıklı hissettim.

Get@c4t!(“bir kedi al”) ← artık güzel bir kedinin sahibiyim.

Facetime2mom@sunday(“Pazar günü annenle konuş”) ← annemi her hafta arıyorum. 

ve son olarak; 

Save4@ring (“yüzük için para biriktir”) ← Evet, hayat umarım çok yakında yeniden değişecek! 

Hala her ay, bir sonraki hedefime göre şifremi belirlediğim günü iple çekiyorum. Bu çok küçük bir şey gibi görünebilir, ama benim hayatıma iki yıl boyunca büyük etkisi oldu; bu yüzden yakın arkadaşlarım ve akrabalarımla paylaştığım bu anımı herkese anlatmak istedim.

Kendiniz de deneyin! Olmasını istediklerinizi belirleyin, buna göre davranın ve hayatınızı değiştirin. Sonra da işe yarayıp yaramadığıyla ilgili bana Twitter’dan haber verin: @manicho 

Son olarak, bu öyküyü işine yarayacağını düşündüğünüz herkesle paylaşın. 

(21 Haziran tarihli not: Evet dedi!)

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale