X

Bir “ölümsüz anı” : Zamanın durduğu Como Gölü

“Bu hafta neredeyiz kaptan?” diyenlere hemen cevap veriyorum: Como Gölü’ndeyiz. Bildiğiniz gibi birkaç haftadır İtalya’yı geziyoruz birlikte. Milano’da iki gece kaldıktan sonra –kaçıranlar bir önceki yazıyı okuyabilirkaçıranlar bir – 2. günü Como Gölü’ne ayırdık, rotamızda bonus olarak bir de Bergamo var. Yolumuzun üstü olduğundan, oraya uğramadan geçmedik. 

Bu günübirlik gezide bir değişiklik yapıp araba kiraladık. Como’ya tren de var, ama zaman kaybetmek istemediğimiz için araba kiralamayı tercih ettik. E haydi o zaman direksiyon başına!

Daracık sokaklarıyla Bergamo

Milano’dan yaklaşık 1 saatte Bergamo’ya geldik. Alplerin eteklerinde yer alan bu İtalyan şehrinde birkaç saat kaybolmak çok güzeldi. Arabamızı bir otoparka bırakıp yollara düşüyoruz. Bu şehir de Floransa gibi yürüyüş için ideal. Yeni şehir, ismi ile Citta Basta’dan füniküler yardımı ile Citta Alta’ya, yani esas adıyla Bergamo’ya geçtik. Buradaki eski şehir, eski İtalyan kasabalarını aratmıyor. Daracık sokaklarında yürümek ve o tarihi dükkanlara bakmak için bile gitmeye değer. Umarım sizin de bir gün yolunuz düşer…

Bergamo / İtalya
Bergamo / İtalya

Zamanınımız dar olduğu için el verdiğince yaşamaya çalıştık. Burada kullandığım fiil ne kadar güzel değil mi? “Yaşamak” fiilinden bahsediyorum. Ben seyahatlerimde yalnızca gezmiyorum, yaşıyorum. Yaşamak, o “an” içinde, o zaman diliminde kaldığımı hatırlatıyor bana. Ne de olsa birçok şey zaman içinde anlamını, o “an” hissettirdiklerini kaybediyor. Bu bir süreç ve gerçek, inkar edemeyiz. Sevgili Turgut Uyar ne güzel söylemiş değil mi? “Yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. Yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. Sonuç; anlamsız bir ortalama”. Anlamsız olan burada o “an”lar değil tabi, o anda yarattığı kadar uzun süremeyecek olan o yoğun hisler… O yüzdendir ki, mutluluğumu şimdi de yazarak perçinliyorum. Ama his o “an”da asılı kaldı. Siz okurlar sayesinde de kolektif bir duygu aktarımı yaşıyoruz. Beraber yeniden yola çıkıyoruz. Var olun…

Bergamo’yu arkada bırakarak esas olay mahaline geri dönüyoruz. Como, bekle bizi!

Issız bucaksız Como Gölü
Como Gölü / İtalya

Yaklaşık 1 – 1.5 saatlik yolculuk ile Como Gölü sınırlarına giriyoruz. Bu göl hayal edilenden de büyük. Biz bitiremedik, her yerini göremedik maalesef. Bir daha gelmek şart! Her yazıma bu notu ekliyorum ama öyle ne yapabilirim ki? Cennet bir köşe burası.

Varenna’da yemek molası
Villa Monastero / İtalya

Yolumuzun üstünde şahane manzaralı Villa Monastero’da ilk molamızı verip bolca fotoğraf çekiyoruz. Göl ve gökyüzü hep bir ağızdan yeşillenmiş burada. Muazzam. Bu yapı, içinde bir botanik bahçesi barındırmasının dışında, uluslararası konferanslara, kültürel aktivitelere ev sahipliği yapıyor ve içinde müzesiyle çok başka bir dünya sunuyor.

Varenna / İtalya

Villa Monastero’nun çevresindeki otelleri ve manzaraları saymıyorum bile. Bu yer Varenna’da yer alıyor. Yolumuza devam ederek, midemizin verdiği sinyal ile Varenna’da spontane ama göl manzaralı bir restoranda karnımızı doyuruyoruz. Söylemeden geçemeyeceğim, bu sefer lazanya şarap ikilisi bize eşlik etti ve biz bu ikili ile İtalya’da asla aç kalmayız…

Varenna / İtalya
Son durak: Küçük şehir Bellagio

Varenna’nın dar sokaklarında dolaşa dolaşa yine anın tadını çıkardık. “Koca göl, daha gezeceğiz” diyerek arabamıza geri dönüp bu sefer de arabalı feribot ile Bellagio kasabasına geliyoruz. Varenna kadar renkli olmasa da bir kahvesinin hatrı kalıyor bizde. Yola devam edeceğiz daha, bundan sonrası arabayla. Gölü dolaşa dolaşa asıl Como’nun merkezine, marinasına geliyoruz. Duomo’su, birkaç restoranı ve marinası ile bir Bodrum adeta. Biraz hayalkırıklığı. Bir küçük şehircik gibi. “O gezdiğimiz köyler nerede?” diyoruz. Marina kenarında bir aperatif bir şeyler yiyip Milano’ya döneceğiz artık.

Bellagio / Como Gölü / İtalya

Como gerçekten görülmeye değer. Hem arkadaşlarla birlikte gidilebilecek hem de çiftlerin keyif alacağı bir yer, çok romantik. Ama… Bir ama geliyor şimdi. Sakinlik derecesi kimine göre fazla gelebilir. Yaprak kımıldamadığı anlarda zaman durmuş gibi… Nasıl da dingin ve kendi akışında… Biz de bu durağanlığın içine bir günlüğüne dahil olduk. Bir gün yine dahil olmak üzere diyorum. Şimdi yazarken ve fotoğraflara bakarken yine bir selam vermiş oldum oralara. Ne de olsa anlamsız ortalamaların içinde geçen hayatımızda bu ölümsüz anları kaydedecek tek şey kelimeler ve onları bir araya getiren cümleler degil mi?

İlginizi çekebilir: Aşkın saudade ve hercai hali: İtalyan Rivierası’nda romantik bir turAşkın saudade ve hercai hali: İtalyan Rivierası’

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Pınar Cengizoğlu: Uplifers yolculuğuna pandemiden önce gezdiklerimi aktarmak icin başlamıştım. Daha sonra malum bu gezme süreci aksayınca izlediğim, okuduğum ya da gördüğüm bir şeyden etkilenerek bir şeyler yazma serüveni başladı. Olay sadece gezmek değilmiş ki; kelimeler bir yerlere sürükledi diyorum şimdi... İlham mi deniyor buna bilmiyorum ama yazıya dökülecek bir konu, bir olay, çekiyor seni yazmaya diyelim. Uplifers ailesinde yazmaya devam ediyorum bu yüzden seve seve .. Hepimize bol okumalar!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale