X

Bir ilişkiyi sürdürmek ne kadar zor olabilir?

Yeni nesil olarak bir süredir ilişkiler konusunda kendi içimizde çelişkiler yaşıyoruz. Ya ince eleyip sık dokuyarak sonunda kimseyi beğenmeyip yalnız kalıyoruz ya da hiç sabretmeden, karşılaştığımız sorunlara köklü çözümler aramaya çalışmadan daha sistemin başlarındayken ilişkiyi kestirip atıyoruz. Yok mudur bunun bir ortası? Bir ilişki yürütmek bu kadar karmaşık mı gerçekten?

Bizden önceki nesiller evliliklerini sürdürmek için bazı sorunları görmezden gelerek karşı tarafın kusurlarını kabullenme yoluna gitmişler. Bu davranışlar 30–40 senelik birlikteliği beraberinde getirmiş. Getirmiş getirmiş olmasına ama kişiler kendilerinden ödün verdikleri için yıpranmışlar ve hayatlarını istedikleri gibi yaşayamamışlar. Bu bizim gözlem ve çıkarımımız tabi; onlar bu davranışlarından ve sonuçlarından gayet memnun olabilirler. Ancak gözlemlediğimiz bu yaşanmışlıklar bizi, “aynı hatayı ben yapmayacağım” noktasına getiriyor. Peki, biz bu durumu fazla abartıyor olabilir miyiz? Güçlü ve ayakları yere basan bireyler olmak adına daha tahammülsüz ve anlayışsız insanlar mı olduk?

Öncelikli olarak yapmanız gereken şey ilişkiden ve karşı taraftan ne beklediğinizi belirlemek.

Bu noktada, hangimizin davranışı daha doğru diye düşünmemiz çok da mantıklı değil. Önemli olan ilişki içindeki beklentiler ve bu beklentilerin nasıl karşılanacağı. Öncelikli olarak yapmanız gereken şey, ilişkiden ve karşı taraftan ne beklediğinizi belirlemek. Huzurlu olmak, ortak zevklere sahip olmak, birlikte çocuk yetiştirmek, baskın olup yönetmek veya çekinik kalıp yönetilmek, aşık olmak, kıskanılmak, gibi birçok beklentiniz olabilir. Bunların önem sırasını kafanızda belirleyin ve karşınızdaki kişinin hiçbir zaman mükemmel olamayacağı gerçeğini göz önünde bulundurun. Karşınıza çıkan kişileri değerlendirirken yaptığınız listeyi baz alın, ancak kafanızda bir idol yaratıp o karakteri beklemeye başlamayın, çünkü öyle bir insanı bulmak için ömrünüz yeterli olmayabilir.

Yeni başlayan bir ilişkide nelere dikkat edilmeli?

Beklentilerinizi belirlediniz ve hayatınızda yer almasını istediğiniz kişiyi aramaya başladınız diyelim, şu işe bakın ki bu profile çok yakın biriyle görüşmeye başladınız. Maalesef ki mutlu son çok yakınınızda değil. Unutmamanız gereken başka konular da var, iletişim, empati, anlayış, uzlaşma, yapıcı çözümler üretme gibi konular sizi bekliyor. Sistemin başındayken ilişkinin sınırlarını iyi çizmezseniz ilerleyen zamanlarda bu konuya dair problemler yaşamanız çok muhtemel. Yani, sistem çökmeye başladığında değil, daha yeni oluşmaya başladığında bir uzmana danışmakta fayda var; çünkü ilişkiniz nasıl başlarsa öyle gider.

Karşınıza çıkan kişileri değerlendirirken yaptığınız listeyi baz alın, ancak kafanızda bir idol yaratıp o karakteri beklemeye başlamayın, çünkü öyle bir insanı bulmak için ömrünüz yeterli olmayabilir.

Tabi bu bahsettiğim noktaların hepsinin bir bağlayıcılığı olabilmesi için tarafların birbirlerine karşı sorumlulukları olması gerekiyor. Sorumluluktan kastım “günaydın”, “iyi geceler” mesajları, birbirine nerede olduğunu haber vermek, yaptıklarının hesabını vermek gibi şeyler değil. Her ilişki kendine özgüdür ve kendi sınırları içinde değerlendirilmelidir. Çevrenizdekilerin ilişkiniz hakkında yaptığı yorumları çok ciddiye almayın, sizin için doğru olmayabilir, hatta sisteminizi sarsabilir. Ama bu burnunuzun dikine gitmeniz ve kafanız karışık olduğunda da kimseye danışmamanız anlamına gelmiyor. Olaylar sarpa sarmadan ve kopma noktasına gelmeden durumu objektif bir biçimde ele alabilecek bir uzmandan yardım almalısınız.

İlginizi çekebilir: Evlilikte doyum hissi nasıl sürdürülebilir?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Psikolog B. Asena Soydaş: Ortaokul ve lise eğitimini Avusturya Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Aile Psikolojisi üzerine yapmıştır. 2010 yılından bu yana çeşitli okullara psikolojik destek sağlamıştır. Halen anaokullarına danışmanlık vermekte ve Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde aileler ve çocuklarla psikoterapi seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale