X

Bir dayanıklılığı artırma yöntemi olarak psikolojik öz bakım

Sürekli takip ettiğim kuruluşlardan biri olan Global Wellness Institute, Aralık 2021 tarihli “The Global Wellness Economy: Looking Beyond COVID” başlıklı raporunda öz bakımın artık kendimizi korumak ve hayatta kalmak için kullandığımız yöntemlerden biri olduğunu söylüyor.

Öz bakım uygulamaları insanların ve kuruluşların sağlıklı yaşam ve stresin azaltılmasına katkıda bulunan eylemlerini ifade eder (Alkema, Linton, & Davies, 2008). İstediğimiz kadar iyi beslenelim, spor yapalım eğer zihnimizi şiddet dolu filmlerle zehirliyorsak, içimiz kronik öfkeyle doluysa, stresimizi iyi yönetemiyorsak kendimizi tam olarak sağlıklı hissedemeyebiliriz. Kendimizi stresin, öfkenin negatif etkilerinden korumanın yöntemlerinden biri öz bakımdan geçer.

Öz bakımın kategorilerinden biri psikolojik öz bakımdır. Duygularının farkında olmak, onlara saygı göstermek, şükran günlüğü tutmak, sınırlarımızı iyi çizmek, kendimize gün içinde rahatlama alanları yaratmak ve bir psikolog görmek psikolojik öz bakıma verebileceğimiz örneklerdir. Yine meditasyon yapmak, sık sık sosyal medya ve televizyon detoksu yapmak psikolojik öz bakıma yönelik aktivitelerdir. Pandemi psikolojik öz bakımın önemini hiç olmadığı kadar gözler önüne serdi. Burada psikolojik öz bakım derken kırk yılın başında yaptığımız ve ruhumuza iyi gelen aktivitelerden bahsetmediğimin altını çizmekte fayda var. Psikolojik öz bakımın etkilerinden maksimum bir şekilde faydalanmak için ona zaman ayırmayı, her gün diş fırçalar gibi günlük bir alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.

Genellikle çok meşgul olduğumuzda kendimize bakmayı unuturuz, öz bakımı bir ihtiyaç değil de lüks gibi algılarız. Oysa öz bakım ne bencilliktir ne de lükstür. Tabii ki kendimize ilk önce kendimize olan sevgimizin ve saygımızın bir göstergesi olarak öz bakım vermeliyiz. Bunun yanı sıra etrafımızdaki insanlara ve dünyaya faydalı bireyler olmamız için ilk önce kendimize iyi bakmalıyız. Kurt’a göre (2011) psikolojik dayanıklılık kişinin strese maruz kaldığında stresin olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmesi, hastalıklara yol açabilme ihtimali bulunan olumsuzluklara karşı direnç oluşması ve iyilik halinin devamının sağlanması ile ilgili yeteneğin varlığıdır. Basitçe söylemek gerekirse, dayanıklılık zorluklarla başa çıkma yeteneğidir.

Öz bakım uygulamaları, dayanıklılık oluşturmamıza yardımcı olur. Öz bakımı günlük veya haftalık rutininize dahil etmek, dayanıklılığı büyük ölçüde artırabilir ve tükenmişliği önleyebilir.

Peki ya siz psikolojik öz bakımınız için her gün rutin olarak hangi aktiviteleri yapıyorsunuz? Eğer herhangi bir öz bakım rutininiz yoksa neler yapabilirsiniz? Sizlere bedeninize gösterdiğiniz özeni psikolojinize de gösterdiğiniz, kendinize öz bakım vermeyi rutin haline getirdiğiniz günler diliyorum.

2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Alkema, K., Linton, J. M., & Davies, R. (2008). A study of the relationship between self- care, compassion satisfaction, compassion fatigue, and burnout among hospice professionals. Journal of Social Work in End-of-Life & Palliative Care, 4(2), 101- 119. doi: http://dx.doi.org/10.1080/15524250802353934
“Global Wellness Institute, The Global Wellness Economy: Looking Beyond COVID, December 2021.”
Kurt, N. (2011). Çevik Kuvvet Personelinin Stresle Başa Çıkma Tutumları, Psikolojik Dayanıklılıkları ve İş Doyum Düzeyleri, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi

İlginizi çekebilir: Derin dinlenmeye zaman ayırın: Kendinizi şarj edebilmeniz için 5 öneri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale