X

Bilinçli farkındalık ve moda psikolojisi

Psikolojinin emekleme çağında alanlarından biri olan moda psikolojisi, uygulamalı psikolojinin bir dalı olup, moda ve insan davranışları arasındaki ilişkiyi anlamak ve açıklamak için psikolojik teorileri ve ilkeleri kullanır. Moda psikolojisi, modanın bireyler ve bir bütün olarak toplum üzerindeki psikolojik etkisini analiz etmemizi sağlar.

Tüketici davranışları, alışveriş bağımlılığı, giyim seçimlerimizin birbirimizi algılama ve yargılama şeklimiz üzerindeki etkileri, moda ve beden algısı ilişkisi de moda psikolojisinin konuları arasındadır. Küresel iklim krizinin baş gösterdiği çağımızda, modanın çevreye verdiği zararların psikolojimiz üzerindeki yansımaları, eko-anksiyete, sürdürülebilirlik ve yavaş moda gibi konular da moda psikolojisinin incelediği durumlar olmak zorundadır.

Moda psikolojisiyle ilgilendirebileceğimiz konulardan biri de dilimize bilinçli farkındalık olarak çevrilen mindfulness’tır. Mindfulness içinde bulunduğumuz anda olup bitenleri yargılamadan fark etmeyi içeren bir kavramdır. Mindfulness pratiği, zihni şimdiki ana yöneltmek için onu şefkatli bir şekilde eğitmenin bir yoludur. Farkındalık sadece meditasyon yapmakla ulaşılacak bir durum olmak zorunda değildir.

Bilinçli farkındalık tüm günlük aktivitelerimize entegre edilebilir. Örneğin mindfulness akımının öncülerinden Thich Nhat Hanh’ın önerdiği gibi bulaşık yıkarken sadece bulaşık yıkamak, yürürken sadece yürümek yani bir aktiviteyle meşgulken dikkatimizi içinde bulunduğumuz ana vermek mindfulness örnekleridir. Budizm kökenli bir kavram olan mindfulness, başta Vietnamlı Budist rahip Thich Nhat Hanh ve Amerikalı Prof. Dr. Jon Kabat-Zinn sayesinde batı dünyasında popüler bir hale gelmiştir. Kabat-Zinn, mindfulness temelli yaklaşımları bilimsel ve seküler bir sistematiğe oturtan “Mindfulness Temelli Stres Azaltma” (MBSR) programını kurmuştur.

Gün içinde zihnimizin sürekli olarak bir konudan diğerine atladığını hepimiz farkındayızdır. Doğu felsefelerinde bu duruma “maymun zihni” denmesinin nedeni, zihnin gerçekten de tıpkı bir maymun gibi sürekli bir daldan öbür dala atlayarak bir konudan diğerine geçmesidir. Zihnimiz genellikle ya geçmişteki olayları düşünür ya da geleceğe odaklanır. Çoğu insan, zihinlerinin içindeki dünyada yaşarlar. Örneğin, birisiyle tartıştıktan sonra zihninin içinde o kişiyle kavga etmeye devam eder, kendi kendini eleştirir ya da türlü türlü felaket senaryoları üretir. Bu maymun zihin yüzünden anı yaşamak neredeyse imkansız hale gelir. İşte mindfulness, bu maymun zihinle başa çıkma yollarını keşfetmemizi sağlar. Başta maymun zihnimizi sakinleştirmek ve stres seviyemizi azaltmak gibi birçok fayda sağlayan mindfulness aynı zamanda moda ile de daha sağlıklı bir ilişki kurmamıza, alışveriş tercihlerimizde bilinçli olmamıza da yardımcı olabilir.

Bilinçli farkındalık denince ilk akla gelen uzmanlardan biri olan Jon Kabat-Zinn’e göre giyim kullanımı bağlamında bilinçli farkındalık, tüketicinin ana bağlanarak gardırobuna ve gardırobunun amacına herhangi bir yargılamada bulunmadan gösterdiği ilgidir. Bilinçli farkındalıkla alışveriş etmek, otomatik pilota bağlı bir şekilde değil de giysi ihtiyaçlarımızın farkına vararak alışveriş etmek anlamına gelir. Bazen giysi alışverişine sadece duygusal açlıklarımızı gidermek adına çıkarız. Bilinçli farkındalık sayesinde, alışveriş etmemizin ardında yatan bu duygusal tetikleyicilerin farkına varabiliriz. Bilinçli farkındalık, daha sürdürülebilir alışveriş alışkanlıkları oluşturulmasına da zemin oluşturabilir.

Bilinçli farkındalık kavramının batı dünyasına tanıtılmasında en büyük katkısı olan isimlerden Thich Nhat Hanh bir kitabında yemeğimizi farkındalıklı bir şekilde yememizi, yemeğin soframıza gelene kadar geçirdiği süreçleri düşünmemizi söyler. Bizler de Hanh’dan aldığımız ilhamla bilinçli bir şekilde alışverişe çıkmak ve gardırobumuzu daha iyi bir hale getirmek için, işe gardırobumuzdaki kıyafetleri derinlemesine inceleyerek başlayabiliriz. Kıyafetlerimiz bize ulaşana kadar acaba nasıl süreçlerden geçti, hangi ülkelerde üretildi, giysilerin üretildiği atölyelerdeki işçilerin çalışma koşulları nasıldı, tüm bunları hayal edebiliriz. Gardırobumuzda en çok hangi parçalar var, hiç giymediğimiz kıyafetler neler, dolabımıza hangi renkler hakim? Tüm bu soruları sorarken ve cevaplarken bilinçli farkındalık pratiğine uygun olarak kendimizi yargılamamaya özen göstermeliyiz.

Bildiğiniz gibi dünyaya zarar veren sektörlerin arasında moda sektörü de vardır. Gardırobumuzu incelerken giysi alışverişlerimizin dünyaya zarar verdiğini düşünüp kendimizi suçlamamalıyız. Burada amacımız tarafsız bir şekilde gardırobumuzdaki parçaları analiz etmek. Gardırobumuzdaki tüm kıyafetlerin ve aksesuarların listesini yapıp bir dahaki giysi alışverişimizi bu liste doğrultusunda yapabiliriz. Bilinçli farkındalıkla giyinmeyi alışkanlık haline getirmek hangi kıyafetlerin size olumlu duygular verdiğini anlamanıza ve otantik benliğinizle iletişim içine girmenize yol açabilir. Giyimin duygularınız üzerindeki etkilerini analiz ederek ve bilinçli giyinme stratejileri uygulayarak zihinsel sağlığınızı olumlu yönde destekleyen bir gardırop oluşturabilirsiniz. Dağınık bir gardıropta, kendinizi rahat ve mutlu hissetmenizi sağlayacak kıyafetleri bulmak zor olduğundan gardırobunuzu düzenlemek de zihinsel sağlığınıza iyi gelecektir.

Size modanın zihin sağlığımız üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanacağınız günler diliyorum. Bir başka yazıda görüşmek üzere, sevgilerimle.

Moda psikolojisi eğitimlerim ve “Bilinçli Farkındalık ve Moda Psikolojisi” başlıklı atölye çalışmalarım hakkında bilgi almak için bana rkutvan@imti.az adresinden ulaşabilirsiniz. Moda psikolojisi hakkında paylaşımlar yaptığım Instagram hesabım ise @psikologranakutvan

İlginizi çekebilir: Moda Psikolojisi Kitabı: Kıyafetler davranışlarımızı ve ruh halimizi nasıl etkiliyor?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale