X

Bilinçaltımızı temiz tutma sanatı: Tüketim alışkanlıklarımızın farkında mıyız?

Günümüz dünyasında her birimiz her an çok çeşitli uyaranların etkisi altındayız. Yüzlerce sene önce yaşamış olan atalarımızın aksine artık toprağa değemiyor; dalından meyve toplayamıyor, temiz kaynaklardan ‘yeterince’ beslenemiyoruz. Binlerce yıllık fabrika ayarlarımızın aksine bedenimize hiç iyi gelmeyen işler yapıyor, sosyal medya reklamları aracılığıyla sürekli yeni koşullamalara maruz kalıyoruz. Bugünkü konumuz tüketim alışkanlıklarımız. Hangi tüketimi bilinçlice, gerçekten ihtiyacımız olduğu için yapıyoruz? Sosyal medya aracılığıyla tüm eğilimlerimizi, alışkanlıklarımızı öğrenen yapay zeka algoritmaları gelecekte zihnimize/seçimlerimize daha da fazla hükmedecek olabilir mi?

Bakınız bu araştırmaların üstadı sevgili Sinan Canan ne diyor:

“Beynimiz, internet aracılığıyla karşı karşıya kaldığı etkileşim ve bilgilerin gerek yoğunluk gerekse kaynağa ulaşmak bakımından gerçekliğini sınayabilme kabiliyetini gittikçe kaybediyor. Yoğun veri bombardımanı, beynimizin analitik düşünme ve karar verme sistemlerini aşırı yükleyerek devreden çıkartıyor ve “otomatik pilot” etkisi altında davranış gösteren bireylere dönüşüyoruz. Bilinçsizce tıkladığımız reklamlar, yarı bilinçli halde beğendiğimiz gönderiler, hatta metin ve sorgulama kutularına yazıp göndermeden sildiğimiz metinler dahi büyük veri tabanlarına işleniyor. İnsan davranışlarını tahmin etmek amacıyla geliştirilmiş yapay zekâ algoritmalarının en önemli ihtiyacı olan “eğitim amaçlı büyük veri” işte bu bilinç dışı kullanımlarımız sayesinde bir sel gibi uluslararası sunuculara akıyor. Gigabaytlarca veriyi örüntü analizleri ile inceleyip buradaki örüntüleri gittikçe daha iyi öğrenen yapay zekâ algoritmaları, bizlere “tam da istediğimiz zaman istediğimiz şeyleri sunan” ve “bizleri her an daha fazla veri göndermeye istekli” halde tutan her türlü numarayı yapabilir hale geliyorlar.” Sinan Canan (İFA: İnsanın Fabrika Ayarları 2. Kitap)

Modern teknolojinin ısrarcı, dikkat dağıtan tüm uyaranlarına dahil olmayıp “aydınlanmayı”, “kendimiz olma halini” seçebilecek miyiz? Moda değiştiği için yenisini almaya yeltendiğimiz 25. tişörtümüzü almak yerine ruhumuza iyi gelecek, bize iyi hissettirecek olumlu alışkanlıklar kazanabilecek miyiz? Gerçekten ‘maddenin’ ötesine geçebilecek miyiz?

Oysa ki yaşam sadece seçimlerimizden ibaret…

Amerikalı Bilim Adamı Dr. David Hawkins frekanslarımızı anlattığı “Güce Karşı Kuvvet” kitabında diyor ki: “Aydınlanma, gerekli adımları uygulamanın zorlukları yüzünden değil, modern toplumlarda çok az insanın ilgisini çeken bir durum olduğu için nadir görülür. Sokakta bin kişiyi durdurup “Hayatta en çok istediğiniz şey nedir?” diye soracak olsak kaç kişi “aydınlanmak” diye cevaplar?”

Kendi en yüce versiyonunuza ulaşma yolculuğunuzda size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminer takvimimize www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram ve Youtube hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu  info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek…

Sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Sonsuz yaratımın içinde düşünceler maddeleşir ve deneyime dönüşür

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale