X

Bilinçaltı, çatışmaları hastalık ile çözer: Sıkışmış duygularınızı nasıl tespit edebilirsiniz?

Hastaysanız, bilinçaltınızda içsel bir çatışmanız olabilir. Günümüzde artık insanlar hastalıkların ardındaki duygusal, zihinsel sebepleri, hatta aile, ata soylarından gelen kadersel karmaları anlamaya ve çözümlemeye çalışıyor.

Biriken duygular, sıkışmış enerjiye dönüşür. Bu enerji, önce enerji bedeninizde maddeleşir, sonra fiziksel bedeninizde tatlı tatlı uyarılar başlar. Hafif ağrılar, kasılmalar, sıkışmalar, gerginlikler vb. pek çok hisle, gelmekte olan durum kendini belli eder. Bu hislerin farkında olup, sıkışmış duygularınızın izini sürerek kendinizi fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak daha iyi hissedebilmek için yol alabilirsiniz. Ancak; bedeninizdeki hisleri yok sayar, görmezden gelir, duygularınıza hiç bakmazsanız ve sürekli içinize atarsanız duygusal enerjilerinizi bedeninizde sıkıştırırsınız.

Bu sebeple hastalıklara bakış açımızın değişmesi şart. Yaşamımızda kısır döngü halinde tekrar eden olaylara, sorunlarımıza başka bir bilinçle bakamamız gerekli. Ancak o zaman kalıcı iyileşme, iyi hissetme sağlayabiliriz. Bugün artık pek çok geleneksel tıp uzmanı, doktor, psikolog, aile konstelasyonları, recall healing, regresyon terapisi, meditasyon, nefes, eft gibi, bir manada enerji tıbbı olarak da algılanan yaklaşımları tanımaya çalışıyor. Hatta tedavi süreçlerinin bir parçası, destekleyicisi, tamamlayıcısı olarak görüyor.

Hepsinin ortak amacı, işlevi, iyi hissetmeyi desteklemek. İyi hissetmek, yani moral dediğimiz güçle hastalıklarımızın iyileşmesi daha kolay değil mi?

O halde bütünsel, holistik yaklaşıma ve bu sistemlere, eğer varsa direncimizi bırakabiliriz. Yeniye açık olabiliriz. Lütfen hatırlayın, bilinçaltı daima yeniye direnç gösterir. O, mevcudu koruyarak canlıyı yaşamda koruyabileceğini zanneder. O yüzden kişinin bilinçli bir farkındalık ile kendini yeniye, değişime, dönüşüme, gelişime açması çok kıymetlidir.

Bazılarınızla yüz yüze tanıştık. Bazılarınızla ise hiç görmesem bile Kadın Olmak, Aşk Ol, Farkındalık Hikayeleri kitaplarım, televizyon programlarım ve yazılarımla gönülden bir bağ kurduk. Yeri gelmişken sizlere minnettarlığımı belirtmek isterim. İşte bu bağ ve samimiyetle kendi hikayemden kısaca bahsetmek isterim. Dünyanın pek çok kadim toprağına gidip dişil enerji çalışmalarına katılan, rahim bilgeliği konusunda eğitimler alan biri olsam da kendi deneyimim, asıl öğretmenim oldu.

2017 yılında bir operasyon geçirdim. Tıbbi tedavi olurken aynı zamanda bu operasyona sebep olan duygularım ve düşüncelerim üzerine epey tefekkür ettim. Ve içsel bir çatışmam nedeniyle, sıkışmış duygularım olduğunu derinden fark ettim. Birkaç aile kuşağımın yaşadıklarının duygularını da miras aldığımı keşfettim. Kısacası, geçirdiğim sürece pek çok açıdan bakarak kendi şifam için yukarıda saydığım araçlarla da yolculuk yaptım. Rahatsızlığın bana ne söylediğini öğrenmek etkileyiciydi.

Ardından yaşadığım birkaç duygusal durumla iki yıl sonra 2019 yılında tekrar operasyon geçirdim.
Bu da daha derinlemesine dönüştürmem gereken duygularımı yüzeye çıkardı. Hepsi geldi ve geçti. Operasyonlar boyunca desteğini, sevgisini hissettiğim aileme, arkadaşlarıma ve elbette doktorlarıma şükran doluyum.

Şimdi tüm bunları sizlerle paylaşırken şu mesajı almanıza niyet ediyorum. Uyanmak için illa bedeninizde bir hastalık olması gerekmiyor. Bazı şeyleri değiştirmek için illa yaşamınızda bir sorun oluşması gerekmiyor. En kıymetli varlığımız kendimiz! Kendimize şefkati ve sevgiyi hissettirmeliyiz.

Daha derinden yaşamınıza, bedeninize, kendinize bakmak isterseniz 23-27 Eylül tarihlerinde “Yeniden doğmak” adlı kişisel gelişim ve dönüşüm kampım, Kazdağları’nda… Ve 27-31 Ekim Dişil Gücümüzle Kadın Olmak kampım Kaş’ta… Bilgilendirmeler handeakin.com web sitemde…

Kendinize “Ben zamanı” yaratmanızı diliyorum.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Bir soyadı hikayesi: Kimin soyadını taşıdığımız neden önemlidir?

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale