X

Bilim mutlu insanların küçük şeylere önem verdiğini kanıtlıyor: Olimpiyat madalyası – Mutluluk ilişkisi

Yapılan son araştırmalara göre, mutlu insanlar mutsuz olan insanlara kıyasla Olimpiyatlarda kazanılan gümüş ve bronz madalyaları daha çok seviyor ve değer veriyorlar.

Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, mutlu insanlar yalnızca altın değil, gümüş ve bronz madalya kazandıklarında da mutlu oluyorlar.

2016 yılında Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, Olimpiyat oyunlarında üç madalyayı da alan insanlar ve mutluluk seviyeleri üzerine bir çalışma yapılıyor. 2008 yılındaki Pekin Olimpiyatları’ndan beri Çin ve ABD takımları üzerinde yapılan gözlemlere göre, Çin 51 altın madalya kazanırken ABD 36 altın madalya kazanmış. Fakat total madalya sayısına bakarsak; ABD 110 madalyaya sahipken, Çin 100 madalya ile ABD takımının gerisinde kalıyor. Başarı sıralamasının total madalya sayısıyla doğru orantılı olduğu düşünülürse ABD’nin daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Mutlu insanlar için madalyanın rengi önemli değil

Takım üyeleri arasında yapılan araştırmalarda, yarışmacıların altın madalya kazanmaya ne kadar istekli oldukları ile total olarak kaç madalyayı hedefledikleri soruları üzerinde durulmuş. Sonuçlara göre, mutlu olan insanların sadece altın madalya değil, gümüş ve bronz madalya kazandıklarında da oldukça mutlu oldukları ve kendileriyle takımlarını başarılı olarak nitelendirdikleri fark edilmiş.

İlgili yazı: Mutluluğun arkasındaki karmaşık yapı nasıl anlaşılır?

Araştırmanın yazarı Incheol Choi: ‘Mutlu insanlar, mutsuz insanlara göre küçük şeyleri daha fazla takdir etme eğilimindeler.’ diye belirtiyor.

Kore Üniversitesi’nde 106 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada, katılımcılara öncelikli olarak altın mı yoksa total olarak gümüş ve bronz madalya sayısının mı önemli olduğu sorulmuş. Sonuçlara göre mutlu insanların total sonuca daha çok önem verdiği görülürken, mutsuz insanların sadece altın madalya sayısı ile başarılı olabilecekleri ortaya çıkmış.

Choi’ye göre araştırma gelecekte başka araştırmalara da ilham kaynağı olacak. Esas merak edilen soru ise, mutlu insanlar küçük şeyleri nasıl mutsuz insanlardan daha çok takdir ediyor ve onlarla mutlu oluyor?

Kaynak:

Pyspost.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale