X

Bilim koyu renk saç ve kızıl sakal ikilisinin nedenini açıkladı

Sakal özellikle son yıllarda oldukça trend. Bu trendin yükselişiyle birlikte etrafta her zamankinden daha fazla sakallı erkek görmeye başladık. Öyle ki artık “damat tıraşı” diye bir ritüel de pek kalmadı. Erkekler artık günlük hayatlarının yanı sıra işe, özel davetlere ve hatta kendi düğünlerine bile sakallı gidiyor.

Kadınlar tarafından da genellikle sevilen bu trend, akıllara eski bir soruyu tekrar getirdi: Saçları siyah, kahverengi gibi renklerde olan bazı erkeklerin sakalları neden kızıl renk çıkar? Bilim bu soruyu araştırdı ve cevabını buldu.

Sakal trendi, son yıllarda her çevreden erkeğin uyduğu yegane trend olarak dikkat çekiyor.

İlginizi çekebilir: Çekiciliğimizi sakal bıraksak da mı saklasak, sakal bırakmasak da mı saklasak?

Sakallar neden kızıl çıkar?

Hollanda’da genetik çalışmalar yapan bir organizasyon olan Erfocentrum’da çalışan uzmanlardan Petra Haak-Bloem, bunun nedenini tam anlamıyla dominant olmayan kalıtsal özelliklerle açıklıyor: “Kıl rengini yalnız bir gen belirlemiyor. Vücudun farklı bölgelerindeki kılların rengini belirleyen genler birbirini etkiliyor, ve bu da farklı renklere sebep oluyor.”

Kızıl çıkan kılların nedeni ise MC1R isimli genin uğradığı mutasyon. Bu şekilde iki genin mutasyona uğraması, vücudun tamamında çıkan kılların ve saçların kızıl çıkması anlamına geliyor. Mutasyona uğrayan gen sayısının 1 ile sınırlı olduğu durumlarda ise, vücudun herhangi bir bölgesinde kızıl kıllar çıkıyor. Bu da genlerinizde genel olarak kahverengi baskınsa bile çekinik bir kızıl renk geninin sakallarınızın kızıl çıkmasını sağlayabileceği anlamına geliyor.

Haak-Bloem konuyla ilgili açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “Genel olarak konuşmak gerekirse, bireyler genlerini sadece ebeveynlerinden almazlar. Genetik kodlarında büyük atalarının da genleri bulunur. Dolayısıyla bireyin kuşaklar öncesindeki akrabalarından birinin kızıl geni, bugün onun saç ve kıl rengini etkileyebilir.”

Haak-Bloem kızıl saç ve kıl geninin genellikle ebeveynlerden doğrudan geçmediğini de ekliyor. Yani anne-babanızda kızıl renk geninin olması, sizde de olacağı anlamına gelmiyor; çünkü bu gen doğrudan geçmek yerine farklı genlerin birbiriyle etkileşiminden oluşuyor.

İlginizi çekebilir: Dünyanın en ilginç 15 sakal ve bıyık modeli

Kaynak:

motherboard.vice.com

gq.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale