X

BigChefs, güçlü finansal performansını gözler önüne seriyor

Türkiye’nin önde gelen restoran zincirlerinden biri olan BigChefs, full servis restoranlar kategorisindeki liderliğini ikinci çeyrekte de sürdürerek güçlü finansal performansını gözler önüne serdi. BigChefs, yılın ilk yarısına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 30 Haziran itibarıyla Türkiye’de 24 şehirde 102 şube, yurt dışında 7 ülkede 9 şube olmak üzere toplam 111 şubeye ulaşan, bununla birlikte büyümesine organik olarak da devam eden şirket, yılın ilk 6 ayında restoranlarında 6,3 milyonu aşkın misafir ağırladı. Misafir sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,5 oranında artış yaşayan BigChefs’in satış geliri 745 milyon TL’ye ulaştı.

“Yurt içi ve yurt dışı pazarlarındaki konumuzu güçlendireceğiz”

BigChefs CEO’su Altan Kosova, “BigChefs olarak full servis restoranlar kategorisinde Türkiye’nin lider zincir markası konumumuzu ikinci çeyrekte de sürdürdük ve 30 Haziran itibarıyla Türkiye’de 24 şehirde 102 şube, yurt dışında 7 ülkede 9 şube olmak üzere toplam 111 şubeye ulaştık. Bununla birlikte büyümemizi organik olarak da devam ettirdik ve yılın ilk yarısında 6,3 milyonu aşkın misafirimizi restoranlarımızda ağırladık. Yılın ilk çeyreğinde yaşamış olduğumuz deprem felaketinin satış gelirlerimize negatif etkisi olsa da misafirlerimize verdiğimiz kaliteli hizmet ve hızlı büyümemiz misafir sayımızı artırdı. Bu sayede satış gelirlerimiz yılın ilk yarısında %115 artışla 745 milyon TL’ye ulaştı. Bu başarıyı yılın ikinci yarısında da sürdürmek en büyük hedefimiz. Bunun için gelirlerimizi ve karlılığımızı artıracak yeni adımlar atarak hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlardaki konumumuzu güçlendirecek yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi.

Toplam gelirler ikinci çeyrekte %100,1 artışla 424,1 milyon TL’ye ulaştı

Büyük Şefler, 2023 yılının ikinci çeyreğinde 2022 yılının ikinci çeyreğine göre satış gelirlerini %100,1 artışla 424,1 milyon TL’ye çıkardı. Bu artışta; restoran sayısındaki artış ve birebir restoranlardaki net satış büyümesi etkili oldu. Brüt kar, %174,3 artışla 162,5 milyon TL’ye yükselirken, satın alım gücünü yakından takip ederek yapılan fiyat ayarlamaları ve etkin maliyet yönetimi sayesinde brüt kar marjı, rekor artışla %38,3’e ulaştı. Yılın ilk yarısında ise satış gelirlerimiz, geçen yılın aynı dönemine göre %115,2 artışla 745,1 milyon TL’ye ulaşırken, brüt kar marjı ise 440 baz puan artışıyla %33,1’e yükseldi.

İkinci çeyrekte 87,6 milyon TL esas faaliyet karı kaydedildi

2023 yılının ikinci çeyreğindeki esas faaliyet kârı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %115,7 artışla 87,6 milyon TL’ye yükselirken esas faaliyet kâr marjı ise %20,7’ye çıktı. Genel yönetim giderleri, büyük oranda asgari ücretteki artış nedeniyle %165,6 oranında arttı ve 53,2 milyon TL olarak gerçekleşti. Pazarlama, satış ve dağıtım giderleri ise ikinci çeyrekte bir önceki yılın ikinci çeyreğine göre %145,1 artarak 12,9 milyon TL’ye ulaştı.

Yılın ilk yarısında %80,5 artışla 110,3 milyon TL esas faaliyet kârı kaydedildi, esas faaliyet kâr marjı ise %14,8’e geriledi. Bunda yılın ilk yarısında gerçekleştirilen EYT ödemeleri, deprem nedeniyle yapılan bağışlar ve halka arz nedeniyle gerçekleştirilen bir sefere mahsus pazarlama ve iletişim harcamaları etkili oldu. İlk 6 ayda bir sefere mahsus gerçekleşen EYT, halka arz giderleri ve deprem nedeniyle yapılan ödemeler hariç bakıldığında, esas faaliyet kârı, %126,4 artışla 138,3 milyon TL’ye ulaşmaktadır. Söz konusu bir sefere mahsus giderler hariç bırakıldığında esas faaliyet kâr marjı 2022’nin aynı dönemine göre 900 baz puan artarak %18,6’ya ulaşmaktadır.

%145,1 FAVÖK artışı kaydedildi

Şirket’in ikinci çeyrek konsolide FAVÖK’ü bir önceki yılın aynı dönemine göre %145,1 artarak 122,6 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise %23,3’e yükseldi. 2023’ün ilk 6 ayında bir kereye mahsus niteliğindeki EYT tazminatları, deprem felaketine ilişkin yapılan bağış ve yardımlar ile Şirket paylarının ilk halka arzı kapsamında yapılan giderler nedeniyle toplamda harcanan 28 milyon TL hariç tutulduğunda, Şirket’in konsolide FAVÖK’ü 202 milyon TL seviyelerine ulaşmakta olup bir önceki yılın aynı dönemine göre artış %141,8 oranına ulaşmaktadır. Bu durumda FAVÖK marjı da %27,1 olmaktadır.

62,5 milyon TL net kar elde edildi

Şirket’in ikinci çeyrekte net kârı %109,4 artışla 62,5 milyon TL’ye yükseldi. Net kâr marjı 60 baz puan artışla %14,7’ye yükseldi. Şirket, yılın ilk yarısındaki net kârını %114,3 artırarak 86,5 milyon TL kâr rakamı kaydetti.

İlginizi çekebilir: Atıksız mutfak prensibiyle hazırlanan ‘Yarının Mutfağı Menüsü’ 13 Ocak itibariyle tüm BigChefs’lerdeAtıksız mutfak prensibiyle hazırlanan ‘

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale