X

Beyninizin en sevdiği vitamin: B12 vitamini

Beynin sağlıklı olması ve tıkır tıkır çalışması için enerjiye, suya, oksijene ihtiyacı var; buraya kadar herkesin malumu. Bu olmazsa olmazların yanında bir de vitaminlere ihtiyaç var. Aslında vitaminleri iyi, daha iyi, en iyi diye sınıflamak çok doğru değil ama, beynin en çok ihtiyaç duyduğu ve eksikliğinde en çok zorlandığı vitamin B12 vitamini (siyanokobalamin).

Sinirleri bir elektrik kablosu gibi düşünürseniz, sinirin kendisi kablonun içindeki metal tel kısmıdır. Bir de bu metal kısmı dış etkenlerden koruyan, iletim hızını artıran plastik kısım var. Bu plastik kısma sinir sisteminde myelin (sinir hücre kılıfı) adı verilir. B12 vitamini de tam bu noktada karşımıza çıkar, bu myelinin tamiri, güçlendirilmesi ve yapımı sırasında önemli görevler üstlenir. Eksikliğinde oluşan myelin hasarı görülen pek çok bulgunun temel nedenidir.

Myelin tamiri dışında; sinir sisteminin ulakları nörotransmitter üretiminde, alyuvar yapımında, DNA sentzeinde, yağ asidi ve aminoasit metabolizmasında yer alır.

B12 eksikliğinde en sık görülen iki yakınma unutkanlık ve baş ağrısıdır.

Unutkanlık, arabanın yerini bulamama, doğum günleri ve evlilik yıl dönümünü unutma gibi nispeten zararsız olabilir; yeni bilgileri öğrenememe şeklinde de karşımıza çıkabilir veya dört dörtlük Alzheimer tablosu olarak görülebilir. Unutkanlığa ayrıca dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu, beyin sisi gibi yakınmalar da eşlik edebilir.

B12 eksikliği var olan migren ve gerilim tipi baş ağrısının artmasına, sıklaşmasına ve şiddetlenmesine neden olabilir. Hiç başı ağrımayan insanlarda yeni baş ağrısının ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazen de devam eden migren ve baş ağrısı tedavisinin cevapsız olmasına neden olabilir.

B12 vitamini eksikliği bunların dışında dengesizlik, göz kararması, düşmeye eğilim, sakarlık, yorgunluk, halsizlik ve kollar ile bacaklarda uyuşmaya da neden olabilir. Var olan depresyon bulgularını artırabilir, kaygı bozukluğunu şiddetlendirebilir, uykusuzluğa neden olabilir.

B12 eksikliği; mide ve bağırsak problemi olanlarda, bariatrik cerrahi geçirenlerde, vejeteryanlerde, yaşlılarda, proton pompası inhibitörü kullananlarda, reflü tedavisi alanlarda ve perniyöz anemide görülür. Non çölyak gluten hassasiyeti ve bağırsak bakterileri disbiyozisi olan hastalarda görülme ihtimali yüksektir.

En yüksek düzeyde ve en kaliteli B12, hayvansal ürünlerde mevcuttur. Tüm hayvan etleri, deniz kabukluları, sakatat ve yumurtadan günlük ihtiyacınızı alabilirsiniz. Baklagillerdeki B12 vitamininin emilimi ve metabolizması daha zordur, ama vejetaryenler için bir seçenek olabilir.

Yukarıda saydığım yakınmalardan biri veya birkaçı varsa bir iç hastalıkları uzmanı veya nöroloğa giderek düzeylerinizi ölçtürebilirsiniz. Beyin sağlığı için istenen düzey 400 pg/ml ve üstüdür.

Daha fazla bilgi için, Beynini Doğru Besle isimli kitabımı okuyabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Şiddeti artan migren ağrılarının bilinmeyen sebebi: Fazla kilolar

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale