X

Benim sadık dostum: Samimiyet

Yıllar geçtikçe oturduğum her sofrada, girdiğim her ortamda daha sık aramaya başladığım bir dostum var benim. Adı: “Samimiyet”. O olmadan ne ettiğim muhabbetler gerçekten muhabbet ne de kurmaya çalıştığım ilişkiler sahici bir ilişki. Onu bulunduğum herhangi bir ortamda göremediğimde, zamanımı boşa harcıyormuşum gibi bir his.

“Ne yapıyorum ben burada?” diye sorduğum zamanlara dikkat kesildiğimde, aradığım şeyin samimiyet olduğunu, bulamayınca da hayal kırıklığına uğradığımı fark ettim. Genelde şu cümleyi kurarken buluyorum kendimi: “Ortamdaki bir şey var ya, tam adını koyamıyorum.” Gel adını hemen koyalım: O ortamda, o kişide ya da o muhabbette “samimiyet“ yok. Bu yüzden de hiçbir zaman kendimi öyle yerlere ait hissedemedim. 

Samimiyet dostumuzun açamayacağı bir kapı olduğunu da pek düşünmüyorum. Girdiğim herhangi bir iş, arkadaşlık vb. yeni ortamda ya da var olan ilişkilerimde, samimi olmanın çok fazla avantajını gördüm. Zaman içinde öğrendim ki kendim olma cesaretini gösterebildiğimde, her şey beklediğimden daha kolay ve akışında ilerliyordu. Çünkü farklı bir maske takmaya yeltendiğimde, zaten üstümde eğreti duruyordu. Ve her şey düşündüğümden çok daha fazla gözümde büyüyor ve zorlaşıyordu.

Bu arada kolay değil onunla öyle hemen dost olmak, kol kola girip beraber yürümek. Ya da girdiğiniz her ortama yanınızda götürmek. Samimi olmayı seçtiğinizde, daha fazla kırılgan olmayı da göze almışsınız demektir. Yanınızdaki kişilere gerçekten güvenme cesareti göstermek demektir. Yetişkinliğin belki de en zorlu kısmı olan bu seçiminizin sorumluluğunu almaktır.

Bu yolu seçmenin çok ekmeğini yemenin yanı sıra golünü de az yemedim 🙂 Ama bunun da sebebinin sonralardan benimle ilgili olmadığını, golü atan karşı tarafın kendiyle ilgili dertlerinden kaynaklandığını öğrendim. Biri size karşı sizin içtenlikle anlattıklarınızı kullanmaya başladıysa, içinde bulunduğunuz ilişkiyi bir gözden geçirin derim önce. Belki de gerçekten kurulacak bir bağ yoktur ortada. 

Samimi bir sohbetten, içten kurulan bir bağdan, korkmadan kendimizi ortaya koyabildiğimiz anlardan daha anlamlı bir şey var mı yolculuğumuzda, emin değilim.

Sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Bu hayatı arkadaşlarına da tavsiye eder misin?

Ecehan Kaylan: 1990 Aralık ayında, İzmir’de başladı benim serüvenim. 10 senedir kurumsal hayatta özel şirketlerde çalışan, 33 yaşında beyaz yakalı endüstri mühendisiyim. 30 yaşımla beraber hayatın bana getirdiği değişimlerin, tecrübelerin ve terapi sürecimin de etkisiyle kendimi tanıma yolculuğum başladı. Evet, kendini tanımak konusunda biraz geç kalmış gibiydim ama belki de tam zamanıydı. Görünen toplumsal kimliğimin yanında özellikle son birkaç yıldır gördüm ki ben kendimi en iyi yazarak ve yazdıklarımı paylaşarak ifade edebiliyorum. Bu şekilde ayrı yollarda aynı duygularla yürüyenlerle bağ kurmaktan da çok keyif alıyorum. Kendinize her gün biraz daha yaklaştığınız yolcuklarınızın olması dileğiyle!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale