X

Ben Saunders ile tanışın: 2004 yılında Rusya’dan Kanada / Kuzey Kutbu’na 72 günde yürüyen yalnız adam

Ben Saunders bir kaşif. Birçok cesur ve inanılmaz maceralara atılan bir modern zaman kahramanı. O sürekli tek bir soruya takılıyor: Neden? Neden sürekli evde yaşayarak sıkılalım?

Arktik Okyanusu’nu arkasında malzeme dolu, komik ve ağır bir kızak sürükleyerek, yalnız ve desteksiz geçerek, Ben Saunders tarihteki tek başına ve yürüyerek Kuzey Kutbuna ulaşan en genç kişi olma unvanını kazandı.

2013 yılında, o Antarktika kıyılarından yürüyerek Güney Kutbu’na ilk başarılı dönüş yolculuğuna başladı.

Kaptan Scott ve beş kişilik ekibinin, 1912 yılında başladığı bu geziyi bitirmeye kararlıydı. Kaptan Scott ve adamları yürüyerek Güney Kutbu’nu keşfetme iddiasıyla yola çıkıp oraya vardıklarında, orada çoktan bir Norveç bayrağı bulunduğunu fark etmişlerdi. Yani Ben Saunders, yüzyıl önce Scott ve ekibinin başlattığı bu yolculuğu bitirmek için yola çıktı.

Neden bunu yaptı? 

Böyle bir yapılması neredeyse imkansız görevin amacı sizce ne olabilir? İşte Saunders’ı bu amansız keşfe sürükleyen sebepler:

1. “Çünkü o orada”

Bu alıntı Everest Dağı’na ilk kez tırmanan ya da tırmanmış olduğu düşünülen George Lee Mallory’e ait. George Lee Mallory “ Everest Dağı’na tırmanmaktaki amaç ne?.. İlk cevabım; hiç bir amacı yok olur.” demiş olsa da amaç belli: hayatı keşfetmek ve ondan zevk almak.

[quote_box_center]”Bu maceradan elde ettiklerimiz sadece saf sevinç ve neşe, tüm bunlardan sonra hayatın sonu gelir. Biz sadece yemek yiyip, para kazanmıyoruz; yemek yiyip, yaşamdan zevk alabilmek için para kazanıyoruz. Hayat anlamı budur ve hayat da bunun içindir.”[/quote_box_center]

Mallory’nin geçmişte dile getirdiği bu ifade yüzyıllar geçse de hala geçerli ki; Saunders’in macerasında da bu keşfetme ve yaşamdan zevk alma amacını sezebiliyoruz.

2. “Gördüğüm manzarayı ve olaylar dizisini, benden başka kimse göremeyecek, göremez.”

Saunders’ın 2004 yılı Kuzey Kutbu seferi boyunca 72 boyunca tamamen yapayalnızdı, sürüklenen sular ve buz kütleleri arasında yolculuğunu sürdürüyordu. Arazideki sürekli değişimden dolayı, Saunders için bu deneyim dünyada hiç kimsenin tekrar edemeyeceği bir macera oldu. “Dünyada KİMSE benim gördüğümün aynısını göremeyecek” ifadesi herhangi bir insanın yaşayabileceği en değerli deneyimlerden biri olsa gerek.

3. “Gerçek ilham ve büyüme sadece sıkıntı ve zorluklardan sonra gelir.”

Ben Saunders, abartılı bir kaşif ve biz koltuğumuzda otururken o, bizlerin hayallerini süsleyen hemen hemen her soruya bir cevabı olduğunun farkında. Saunders yaşadığı aşırı zorlukların, ona yıllar içinde bir şeyler öğrettiğini şöyle dile getiriyor: “Eğer biraz cesareti bir araya getirebilirsek, evden biraz daha sık dışarı çıkabiliriz.”

Tabi ki kalkıp Kuzey Kutbuna yürümeniz ya da bilgisayarınızı ve İnterneti tamamen bırakmanız gerekmiyor. Ama sadece biraz Saunders’ın dediğine kulak vererek, kendi kabuğunuzdan biraz sıyrılabilir ve Dünyayı keşfedebilirsiniz.

Saunders’ ın kendi TED konuşmasından alınmış bu yazıyı okuduktan sonra, onun macerasını ve fikirlerini merak ettiyseniz, tüm videoyu izleyebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale