X

Beklemeyin, nitekim ne zamandır neyi bekliyordunuz ki?

“Sana aşığım” demek için, kaliteli beslenmek için, kendinizi sevmek için, istediğiniz insana dönüşmek için neyi bekliyorsunuz?

Kendinize neden bu hediyeyi hemen vermiyorsunuz?

Şimdi omuzlarınızı düşürün, yüzünüzün alışık olduğu gergin kasları bir gevşetin-şöyle bir gülümseme insin kulaklarınızın arkasına kadar ve güzel bir nefes çekin göğsünüzü kabarta kabarta.

Ve o anda düşünün, kim OLMAK istersiniz?

Kendini daha seksi hissetmek isteyen bekar bir anne? Spora daha çok gitmek isteyen bir iş adamı? Mutsuz olduğu ilişkisinde artık susmamayı tercih eden bir kız arkadaş?

Kim olamayı seçerseniz siz o olacaksınız hatta iyi/kötü haber: siz o’sunuz!

O halde beklemeyin, hemen şimdi olun. Evet, evet ayın 1’inde değil, pazartesi değil, yeni senede değil hemen şimdi!

Bahanelerinizi şimdiden duyar gibiyim, ama ben çok kiloluyum, ama yeterince param yok, ama kendime güvenmiyorum, ama hala ailemle yaşıyorum, ama sonsuzluk işareti….

Peki ya elinizdekileri ne çabuk unuttunuz?

Çok kilolusunuz AMA etrafınızda sağlıklı yaşamı SEÇEBİLECEĞİNİZ yemekler, teknikler, kitaplar ile dolu. Siz onlara bakan kişi OLMAYA karar verdiniz mi?

Çok paranız yok AMA etrafınız yeni iş kaynaklarıyla, her gün yerini alabileceğiniz boş pozisyonlarla, bunları araştırabilmeyi SEÇEBİLECEĞİNİZ teknolojiyle ve kaynaklarla dolu. Siz rahat bölgesinden çıkan kişi OLMAYA karar verdiniz mi?

Çok özgüvensiz hissediyorsunuz AMA artık özgüvenli olmayı SEÇTİĞİNİZİ gösterebileceğiniz yeni bir siz var. Siz ne istediğinize gerçekten karar verip, ona sahip çıkan kişi OLMAYA karar verdiniz mi?

Eğer dışarıya sürekli erteliyor, istiyor ve kurban rolünü oynuyorsanız, yaşamınız da sürekli ertelenmekle, istetmekle ve kurban hissetmekle size geri döner. Siz içeriye ne verirseniz dışarısı da o olur!

Önce değişmeniz lazım, evet üzgünüm bunu gelip sizin için hiçbir psikolog, yaşam koçu ya da dua yapamaz.

Ancak SİZ “ben gidiyorum!” derseniz, Allah yürü ya’ kulum der!

Bununla ilgili çok güzel bir kaç kitap okumuştum. Sen olmadan olmaz diyor kitapta. Önce olursun sonra sahip olursun. Yani bu ne demek, önce bereketli hissedeceksin ki zengin olasın, önce kendine saygı duyacaksın ki saygıdeğer olasın, önce güçlü olduğunu kabul edeceksin ki özgüvenli olasın.

Tabii ya demesi kolay dediğinizi de duyar gibiyim.

Evet demesi kolay zaten, yapması ZOR!…

Çünkü hala gelip kurtarılmayı bekliyorsunuz. Sizi sadece siz kurtarabilirsiniz, bunu hatırlayın!

Kendinizi boş yere korkuttuğunuz “ilüzyon” inançlarınızı yeteri kadar sarsabildiysem şimdi bu söylediklerimi pratiğe dökmek için birkaç teknik paylaşacağım.

Öncelikle OLmak için önce “ama”ları, parmanığınızı başkalarına doğrultup “onun yüzünden, bunun yüzünden” demeyi bırakın, kendi seçimlerimizin sorumluluğunu tamamen kabul edin.

İkinci olarak kendinizi artık dövmektense, sevmeyi öğrenin. İster aynaya bakıp her gün kendinize  olumlu cümleler söyleyin, ister kendinizi eleştirdiğiniz anların farkına varıp iç sesinizle (egonuzla) uzlaşmaya gidin, isterseniz de her gün kendinize çikolatalar çiçekler yollayın. Ancak ne olursa olsun kendinizi kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenin- değişim zamanla gelecektir.

Son olarak ise şükredin. Elinizde her ne varsa şükredin. Ve yola ilk olarak bunlarla çıkın. Unutmayın ki dünyaca ünlü sporcular, şarkıcılar, politikacılar, işadamı/işkadınları daha bunların hiçbiri değilken yollarına başladılar. Her gün varolan şeylerinizi yüksek sesle sayın ve şükredin. Elinizde ne malzeme varsa önce onlarla birşeyler yoğurmaya çalışın. İnanın siz bunlarla mutlu olmayı seçtiğinizde, size geri dönüşü gani gani fazlasıyla olacaktır.

Hayat olmayı beklemekle değil, siz istediğiniz kişi OL’mayı seçtikten sonra başlar…

Hepinize bol OL’malı seneler dilerim…

Ceylin Atay: Ben babanesinin mutfağında serçe parmaktan ince sarma dolmalarla büyümüş, ananesinin patavatsızlığına, annesinin de kitap kurduluğuna hayran olan bir kızım. 31 Aralık’da doğmuş biri olarak yılbaşlarında "bak çocuğum senin doğum gününü tüm dünya kutluyor" diye kandırılarak bu yaşlara geldim. Fransızca eğitim aldıktan sonra “yok yarrabbi ben bu dilde üniversite müniversite okuyamam” diyip Amerika'ya kavimler gibi göçtüm. Gidiş o gidiş, dönmem 5 senemi aldı, 4 sene iletişim ve sosyoloji okudum. Daha sonra 1 sene yemek eğitimi alarak oradaki restoranlarda bilahare çalıştım. Döndüğümde elimde sadece 1 adet bavulum ve 25 koli yemek alet edevatım vardı. Buraya geldikten sonra şirketlere eğitimler düzenledim, firmalar için marka danışmanlığı yaptım akabinde de Burger Project’i açtık. Sonrasında, menü danışmanlığı, yemek editörlüğü, köşe yazarlığı derken değiştim ve geliştim... Tüm bu kısa zamana konsantre olmuş iş hayatımı bir başka yöne daha adayarak "Motivasyon Konuşmacısı" olmaya niyet ettim. Umarım kendinizle ve hayatınızla ilgili "gaza gelmek" istediğiniz her an, ağzınıza bir kaşık motivasyon çalabilir ve asıl gücünüzü size hatırlatabilirim. Sağlıcakla kalın.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale