X

Bedenin ihtiyaçlarına kulak vermek: Yemek yemekten ağlayamadığınız oldu mu hiç?

Son zamanlarda bedenimi dinleme, duyma pratikleri içerisindeyim. Kulağım sürekli bedenimde. İhtiyacı ne, andaki ihtiyacı nasıl karşılayabilirim? Bu soruların peşindeyim her anımı gözlemleyerek. Bedenimle sanki yeniden bağ kuruyorum ve çok da tatlı bir ilişki gelişmeye başladı. Fakat senelerin getirmiş olduğu alışkanlıkları bırakmak öyle aşırı kolay olmuyor. Hele otomatik yemek yeme davranışı bildiğim en iyi yoldu bugüne kadarki. Şimdi ise bedene kulak verdiğimde “aç değilim” dediğinde ne yapacağımı şaşırdığım çok an oluyor, çünkü anladım ki çok fazla zamanımı yemekle doldurmaya çok alışmışım bugüne kadar, altındaki gerçek sebeplerden/ihtiyaçlarımdan bihaber.

Bir süre önce Aşk Tesadüfleri Sever 2 filmini izledim. Çok duygusal, müthiş bir filmdi. Filmin yarısında yine bedenime kulak vermişken aslında aç olmadığını, mideye bir şey alma ihtiyacında olmadığını çok net şekilde duydum. Fakat küçüklüğümden beri süregelen alışkanlık olan film arasında mısır almak; o an bana daha cazip geldi ve “seni duyuyorum ama alacağım ben bu mısırı” dedim ve filmin ikinci yarısına elimde en büyük boy mısır, tıkınarak başladım.

Derken bir sahne geldi kalbime çok dokunan. Boğazım düğümlendi, çılgın gibi ağlama isteği uyandırdı bende. Tam o sırada elimdeki mısırı nefes almadan, acele acele, bir an bile durmadan yediğimi fark ettim. Fark ettim çünkü ağlama isteğime rağmen ağlayamıyordum. Nasıl ağlayacaktım ki? Nefes almadan kendime yüklediğim mısırlarla azıcık bir alan bile bırakmamıştım gözyaşlarıma, duygularıma. O an patlamış mısır tüm hislerimi bastırmıştı. Yakaladım o anı sürekli gözüm kendi üzerimde olduğu için. Yakaladım ve filmden sonra bir sürü farkındalık ve soru üşüştü başıma:

  • Yemek yiyerek hayatımda nelerden kaçıyordum?
  • Hangi duyguların özgürce dışarı akmasına izin vermiyordum?
  • Nelerin, neden dışarı çıkmasını istemiyordum?
  • Yalnızlık hissi, değersizlik duygusu muydu tüm hepsinin altındaki?

Ve bu andan sonra hayatımda tüm bu şekilde yaşanan anlara daha dikkatli bakmaya başladım. Gerçekten de birçoğunun altında bambaşka sebepler vardı. Gerçek ihtiyacım yemek yemek değil, o hisleri özgürleştirmek ve onlarla ilgilenmekti. Neden acıdan bu kadar çok korkuyordum?

Yemekle duyguları bastırma klişesi bin senedir duyup bilip ilk defa net bir şekilde kendimin deneyimlediği bir an oldu. Öyle olunca da etraf aydınlık doldu!

Ve kendi kendime dedim ki: İşte şimdi başlıyoruz. Tek yapman gereken odağını sadece kendinde ve ihtiyaçlarında tutman Gamze. Başka da büyük büyük hiçbir şey yapmana gerek yok çünkü görmeye başladığın an dönüşmeye başlıyor her şey.

O zaman bana kolay gelsin. Size de. Çok sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Zihnin yarattığı illüzyonlardan kurtulmak için en kısa yol: Kalbinizi ve bedeninizi dinleyin

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale