X

Bebeklerin ağlamasının 8 nedeni ve onları sakinleştirmenin yolları

Bebeğiniz ağlıyorsa bu kesinlikle son dakika haberi değildir çünkü bu onlar için son derece normal bir davranıştır. Tıpkı yemek yemeleri ya da tuvaletlerini yapmaları kadar sıradandır. Hatta yemek ve tuvalet dışındaki en önemli aktivitelerinin ağlamak olduğunu bile söyleyebiliriz. Bir yanınız bebeğinizin ağlamasının normal olduğunu söylerken diğer taraftan bu konuyu düşünüp stres olabilirsiniz. Her yeni anne –hatta Instagram ya da Facebook’ta mükemmelmiş gibi davrananlar bile- bu konuda kendilerini kötü hisseder ve strese girebilirler.

Bu noktada anne ve babaların bilmesi gereken detay her bebeğin ağlamak için belirli nedenlerinin olduğudur. Ancak öncelikle ebeveynlerin sakin olmaları gerekiyor. Çünkü bebekleri sakinleştirmek için çözüm yollarınız da mevcut. İşte bebeklerin ağlama sebepleri ve onları sakinleştirme yolları:

Uyku sorunları

Maillerinize cevap vermek, yarının işlerini halletmek ve bebeğinizi birden çok kez beslemek için uyanık kaldığınız bir akşamı düşünün. Uykuya ihtiyacınız vardır ve gözyaşlarına boğulmaya hazırsınızdır. Bebeğiniz de öyle. Bazen uyku kolayca gelmez. Özellikle de bebeğiniz fazla yorgunsa, bir uyku saatini kaçırdıysa ya da uykuya dalamadıysa bu onun için çok zor bir durumdur. Uyku saati ağlamasının %100 çözümü yoktur. Sallamak, ‘şhhh’ sesi çıkarmak ya da makine sesi bebeğinizin daha kolay bir şekilde uykuya dalmasına yardımcı olacaktır.

Açlık

Eğer bebeğinizin verdiği küçük sinyallere alışmaya başladıysanız ve açlığını anlayabiliyorsanız ağlamadan önce onu beslemelisiniz. Ama bu durum büyük ölçüde tahmin işidir. Neyse ki açlık ağlamasını çözmek daha kolaydır. Bebeğinizi memenize ya da biberona yaklaştırmanız ağlama sorununu hızlıca çözecektir.

Reflü

Bazen “Neden bebeğim biri onun tırnaklarını söküyormuş gibi ağlıyor?” sorusunun açık bir cevabı yoktur. Yutağı mideye bağlayan valf zayıfsa ya da tamamen kapanmıyorsa midedeki asitler rahatsız edici bir hal alır. Eğer buna bağlı olarak reflüden şüpheleniyorsanız doktora danışmanız gerekiyor. Bu durumda asla kendi kafanıza göre karar vermemeniz gerekiyor. Eğer doktor bebeğinizde reflü olduğuna karar verirse çözümü de size anlatacaktır.

Kirli bez

Eğer bebeğinizin altında kirli bir bez duruyorsa bu onu ciddi anlamda rahatsız hissettirir ve bezinin değiştirilmesine ihtiyaç duyar. Hatta uykusunda olsa bile bu durum onun uyanmasına –dolayısıyla sizin uyanmanıza da- neden olur. Açlıkta olduğu gibi bu durumda da çözüm basittir: Bezi değiştirmek.

Yalnızlık

Bebeğiniz beşiğinde yalnız başlarına yatarken kendilerini yalnız hissedebilir ve “Hey anne, sana yanımda ihtiyacım var. Şimdi!” demek gibi bir kabiliyetleri yoktur. Bebekler çoğu zaman uyur ama uyandıklarında yanlarında kimse yoksa dikkat çekmek için yapabilecekleri tek şey ağlamaktır. Eğer büyükanneniz size bebeğiniz ağladığında onu kucağınıza almanız gerektiğini söylüyorsa onu dinlemeyin. Yeni doğan bebeğinizi bu şekilde şımartmak yerine yanına sokulup ona bolca öpücük verebilirsiniz.

Yüksek sıcaklık

Havalar biraz serinlemeye başlayınca endişelenenlerden misiniz? Böylece bebeğinizin üzerine tayt, tişört, kazak, mont giydirip bir de battaniye örtüyor olabilirsiniz. Bebeğiniz birden ağlamaya mı başladı? Aa, çok şaşırtıcı! Ağlamasının sebebi çok sıcaklamasıdır. Bebekler sandığınız kadar üşümez, bu sebeple bebeğinizi üst üste giydirirken birkaç kez daha düşünün.

Aşırı uyarılma

Bebeğinizin başının üstünde müzikli ve dönen bir cihaz, sürekli çalışıp ses yapan bir makine, dolaptan gelen ışık ve bolca oyuncak varsa bunların hepsi çok fazla gelir ve bebeğiniz ağlamaya başlar. Bu sebeple bebeğinizin çevresinde nelerin olduğuna daha dikkatli bakın. Eğer çok fazla renk, ses, koku ya da dikkat dağıtan başka şeyler varsa bunların büyük bir kısmını ortadan kaldırarak bebeğinizi rahatlatabilirsiniz.

Bazen sadece ağlarlar

Bazen görünürde bir neden yoktur ama bebeğiniz alamaya başlar. Bezleri temiz, vücut sıcaklıkları normal ya da karınları tok olsa bile ısrarla ağlayan bir bebeğiniz varsa bir uzmana danışmanın vakti gelmiş demektir. Bu yüzden Google’a başvurmak yerine gerçek bir doktora gidin ve sorunla çözümün ne olduğunu öğrenin.

 

Kaynak:
brit.co

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale