X

Başkalarının hayatını kontrol etmeyi bırakmanız için 5 neden

Ebeveynlerimiz genellikle hayatlarımızı kontrol etmeye çalışır. Bu yetkiyi de kendi ailelerinden alırlar çünkü onlar da bu şekilde büyümüştür. Peki, bu yetki kendi ebeveynlerimizde son mu bulur, yoksa bize mi devrolur? Çoğu zaman biz de bu kontrolcülüğü olduğu gibi devralarak hayatımıza devam ederiz. Çevrenizdeki insanlara akıl verdiğiniz tüm o anları bir düşünün… Onlara verdiğiniz öğütleri dinlemesini istiyorsunuz çünkü bunun, onun için doğru olduğuna yürekten inanıyorsunuz. Gerçekçi olalım lütfen! Hangimiz başka bir insanın hayatı için neyin doğru olduğunu bilebiliriz ki? Böyle düşününce, başkalarının hayatını kontrol etme arzumuzu dizginlememiz gerektiğini düşünüyor musunuz siz de?

Heather Plett, ‘holding space’ yani sevdiğimiz kişilere ‘alan bırakma’ olayını arkadaşlarımızla hayat yolculuğunda ne olursa olsun onları yargılamadan ve sonuca etki edecek şekilde davranmadan beraber yürüme olarak tanımlıyor ve ekliyor: “Her zaman onların yanında oldum; ama onların kendi yollarında yürümelerine izin verdim.”

İnsanları karar almaları konusunda rahat bırakmak yalnızca onlara değil, size de birçok avantaj sağlıyor. İşte başkalarını kontrol etme arzunuzu dizginlemenin bazı faydaları…

1.Kendinize odaklanmanız için daha çok enerjiniz olur

Başkalarının hayatı hakkında endişelenmeyi ve her bir arkadaşının problemini kafanıza takıp çözmeye çalışmayı bıraktığınızda hayatınızdaki değişimi hemen fark edeceksiniz.

Olayın içindeyken başka insanların problemleriyle uğraşmanın yarattığı bunaltıcı havayı anlayamayabilirsiniz, ancak insanları kendi problemlerinin çözümü konusunda rahat bırakırsanız, kendinize odaklanmak için çok daha fazla enerjiniz olacaktır.

2. Bir şeyleri düzeltmek yerine kendinize dinleme yetkisi verin

İnsanlar her zaman problemlerini çözmenizi istemezler. Bazen de ihtiyaçları olan sadece sizinle konuşmak ve dertlerini paylaşmaktır. Kimse ne yapılması gerektiğini tekrar tekrar duymaktan hoşlanmaz. İnsanlar üzerinde kontrol kurmaktan vazgeçmek ve onların problemlerini çözmeye daha az vakit  harcamak sizi daha iyi bir dinleyici yapacaktır.

3. Güveninizi geliştirin

Neyle çevrili olursanız olun, her deneyimin iyi bir amaca hizmet ettiğine inanın ve çevremizdeki insanların başına gelen olayların iyi bir amaca hizmet ettiğine karşı güçlü bir güven duyun.

4.  Başkalarını kontrol altına almaktan vazgeçmeniz çevrenizle ilişkinizi güçlendirecektir

Etrafınızdakilere sürekli ne yapması gerektiğini söylemeseniz bile, onlara “Senin en iyi kararı vereceğine inanıyorum” demelisiniz. Bunu söylemek ilişkinizi sağlamlaştıracaktır.

5. İnsanları gözlemleyerek yeni şeyler öğrenebiliriz

Başka insanların hayatlarını ve yaptıklarını gözlemleyerek dersler çıkarabiliriz. Bir gün kendimiz aynı durumda kalırsak, arkadaşımızın yaptığını doğru bulduysak eğer, bu davranışı kendi hayatımıza da uygulayabiliriz.

Eğer başkalarının hayatını kontrol etmeyi bırakmanın nedenleri üzerine derinlemesine düşünürsek, insanları kendi yollarını seçmekte özgür bırakmak için birçok neden bulacağız…

Kaynak
tinybuddha.com

İlginizi çekebilir: Kontrolcü insanlarla baş etmenin 4 yolu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale