X

Başarılı ilişkilerin formülü: Kirpi ikilemi

Oldum olası ilişkilerimde çok yakınlığı tercih etmişimdir. Hele bir de güvenimi kazanmışsa, önüne ne var ne yok serer(dim). Tabii bu söylediğimi biraz daha açmam gerekirse; o kişiyle diğer insanlarla geçirdiğimden daha fazla zaman geçirir ve iç dünyama dair ne var ne yok paylaşırdım. Haliyle bir müddet sonra bu ilişkiler ya karşı tarafın ya da benim beklentilerimin karşılanamamasıyla son bulurdu.

Yıllar içinde ideal ilişkilerin merkezinde mesafe ve denge kavramlarıyla karşılaştım. Deneye yanıla kendi doğrumu bulurken sizlere de Alman Filozof Schopenhauer’ın insan ilişkilerine dair Kirpi Metaforu’ndan bahsetmek isterim. Soğuk bir kış günü bir araya gelen kirpiler, ısınmak için ne zaman çok yaklaşsalar oklarının birbirine battığını fark edip uzaklaşmak zorunda kalırlar. Her ne kadar ısınmak isteseler de, birbirlerine çok yakınken duydukları acı, onları birbirlerinden uzaklaştırır. Hem ısınma hem de bir araya gelme ihtiyacı onları çok ayrı tutamasa da bir arada da tutamaz. Ta ki birbirlerinin canını yakmayacak mesafeyi bulana kadar.

Biz de bu kirpiler gibi güvendiğimiz, sevdiğimiz ya da ihtiyaç duyduğumuz insanlara mesafeyi çoğu zaman ayarlayamayıp yara alabiliriz. Bu yaralar zaman zaman içimize kapanmamıza bile sebep olabilir. Oysa çözüm ne ilişki kurmamakta, ne de çok yakın olmakta. Hepimizin kendine ait özel alanına saygı duyup mesafe bırakmakta. Bu mesafe, beraberinde anlayış ve hoşgörüyle harmanlanınca karşımızdaki insanın çok yakınken bizi rahatsız eden davranışları, bu ilişki modelinde hem bize hem karşı tarafa alan tanıyacaktır. Bu da ilişkilerde çok yakınlaşmanın getirdiği yıpranmışlığı ortadan kaldıracaktır.

Peki bu mesafeyi ayarlamak için neye ihtiyacımız var? Kendi içsel gücümüze… Hiç kimseye ihtiyaç duymadan da o sıcaklığı içimizde yaratabilmeye… Kimseyi kendi oklarımızla yaralamamaya, ama kimseye de oklarıyla kendimizi yaralatma izni vermemeye… Kendimizi iç sesimizle önce kendimiz sevmeye… Bir nevi kendimizi onurlandırmaya… İHTİYACIMIZ VAR.

Tıpkı kirpiler gibi “ne seninle ne sensiz” dediğiniz insanlar varsa sizin de hayatınızda, kirpi ikilemi modeliyle artık hem uzun hem de sağlıklı ilişkiler kurabiliriz. Merkezinde kendimizin olduğu sevgi, saygı ve hoşgörünün hüküm sürdüğü mutlu günler.

İlginizi çekebilir: İlişkilerinizin kaderi elinizde: Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleyemezsiniz

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale