X

Bana göre olan, sana göre nasıl: Korona virüsü ile kişisel alanımız üzerine düşünceler

Hayatımızı şekillendiren iyi, kötü kavramları, dualitenin iki ucu nasıl da değişken…
Bana göre iyi olan başkasına göre kötü olabilir.
Her bireye göre olan bir durum algıda, duyguda, düşüncede farklı olabilir.
Bunu belirleyen ise aslında bakış açımızdır.
Olanı pozitife çevirmek, kendimize ve bütüne hayırlı hale dönüştürebilmek için bakış açımız belirleyicidir.
Şimdi bunu somut, yaşanmış örneklerle açıklamaya gayret edeceğim.

Arnavutköy’de oturuyorum, mahallemiz gündüzleri sakin, huzurlu… Deniz kenarında oturmanın ruhuma çok iyi gelen muhteşem hediyesini deneyimliyorum ve her sabah bu yaşam hediyeme şükürle uyanıyorum.

Bu böyle devam ederken evimin olduğu sokağa son beş ayda arka arka ve yan yana açılan cafe-bar’lardan her hafta, özellikle de Cuma, Cumartesi akşamları, sabah beşlere kadar süren müzik, araç, korna, vale ve insan gürültüsünden rahatsız hissetmeye başlamıştım. Kafamı yastığa koyar koymaz uyuyan ben gürültüden öte, alanıma müdahale edilmesinden rahatsızdım aslında…

Tefekkür etmeye, derin düşünmeye başladım. Bu bana ne anlatıyor? Ne gösteriyor? “Alanını izinsiz işgal ettiğim kimse var mı?” diye baktım öncelikle… Yoksa alanımı korumak üzere, sınır çizmeyi mi öğrenmeliydim? Neydi yaşamın bana anlatmaya çalıştığı?

Önce tatlı tatlı, kibarca komşularıma, yani bar sahiplerine, sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmaya çalıştım. Empati yapmaları için konuşmaya çabaladım. Yan komşu bar sahibini gece davet edip evin içinden titreyen camların sesini ve güm güm evin içinki diskoyu dinlemesini sağladım. Pek bir işe yaramadı.

Bu durum bana ne anlatıyor? Ne gösteriyor?” diye fark etmeye çalışırken…

Aniden öngörülemez, hiçbirimizin aklına gelmeyen bir şey oldu. Barlar arka arkaya kapanmak durumunda kaldı. Aylardır belediye, valilik, emniyet derken huzurlu, rahat bir uyku uyumak için çözüm bulamazken virüs çözüm oldu. Virüs mahallenin sakinleşmesine ve gürültüden uzak, rahat bir uyku uyumaya vesile oldu. Kapının önünü işgal eden valeler birden ortadan yok oldu.

Elbette hiç kimsenin ekmeğinden olmasını istemem. Ancak; işimizi yaparken birilerinin gönlünü kırıyor muyuz? Yaşam alanlarına müdahale ediyor muyuz? Birbirimize saygılı mıyız? Yoksa para kazanmak için her yol mübah mı diyoruz? Çünkü gün geliyor, hiç beklenmedik şekilde o para kazanma imkanımız tamamen elimizden alınabiliyor.

Belki de sadece bunu görmem içindi tüm yaşanlar…
Şimdi kendime ders; Hande ekmeğinin peşinde koşarken lütfen bak; birine, çevrene, yaşadığın bu güzel dünyaya zararın var mı? Birilerinin gönlünü kırıyor musun?

Hepimiz bu soruları sorup kendimize, dürüst cevaplarımızla yaşamaya devam edelim diliyorum.

Ayrıca; virüsün bize katkısı nedir? Yaşamı yeniden anlamlandırmamız ve düzenlememiz için virüs bize nasıl hizmet ediyor? Bakabilmemiz, olanı pozitife çevirebilmemiz, “olan güzeldir” diyebilmemiz çok kıymetli, önemli!

Arnavutköy mahallesi sakinlerine selam olsun. Yaşadıklarımızdan öğrenmek dileğiyle, sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Dışımızda ne varsa, içimizde de o var: Frekansınızı ve moralinizi yükseltin

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale