X

Bakan gözden gören göze: Hayatta güzel, başarılı ve tam olmak

“Ne fark eder ki, kör insan için elmas da bir cam da. Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma…”

Mevlana Celaleddin Rumi

Bugün sizlerle birlikte bakmak ve görmek üzerinden dertleşeceğiz. Bir konunun, bir akışın ve hatta güzellik kavramının bakmak ve görmek arasındaki o muhteşem yolculukta nasıl şekillendiğine odaklanacağız hep birlikte. Bazen öyle şeyler olur ki “dünyalar başımıza yıkılıverir” evet yanlış okumadınız dünya başımıza yıkılır. Peki ya bu gerçek midir? Yani hayatta herhangi bir şey dünyayı başımıza yıkabilir mi? Bizi gerçekten bu kadar fazla üzebilir mi? Bizi bu denli kendimizden alıp kendimizden geçirmeye yetebilir mi?

Ne görmekteyiz bu durumlarda ve olaylara nasıl bakmaktayız? İşte ben bugün sizinle biraz buna odaklanalım istiyorum. Dünyaları başımıza yıkan bizler miyiz yoksa gerçekten olaylar mıdır? O dünyaları yerle bir eden bizler miyiz yoksa gerçekten hayat mı? Örneğin istediğimiz bir iş teklifi bize ulaşmadı diye düşünelim; reddedildik… Dünyada ilk kez reddedilen biz miyiz? İlk kez bir işten red alan biz miyiz? İlk kez bir şekilde üzülen biz miyiz? Peki ya bu fırsatın başka bir yola dönmesi (ve aynı zamanda bizi de başka bir yola döndürmesi) gerçekten dünyanın sonu demek midir? Ya bizim için hazırlanan muhteşem bir diğer teklif var ise, ya bu kaybetmek hissi ile daha fazla irdeleyerek daha fazla çaba harcayarak daha fazla çalışmamız gerekiyorsa, ya daha güzel şeyler için bugün bazı kayıplar vermek durumunda isek (ki “kayıp” neye göre kayıptır?)…

Peki bakan gözlerimiz nasıl görür, olayları? Hemen açıklayalım; “beğenilmedim… istenilmedim… gerçekten layık görülmedim… ben bu derece başarılı değilim…. ben istenilen özelliklere sahip değilim…. ben onlar gibi onlar kadar onlara layık olabilecek kadar başarılı değilim”… İşte bu cümleler ve benzerleridir bizim gözlerimizle gördüğümüz konulara bakış açımız.

Şimdi gelin biraz daha değişik bir pencereden bakalım hep birlikte… “Kabul edilmedim şansımı denemeye ve çabalamaya devam edeceğim… Kabul edilmedim yeniden yoluma dönüp aramaya devam edeceğim… Evet kabul edilmedim fakat inanıyorum ki beni bekleyen çok daha iyi bir iş teklifi var, mutlaka onu bulmak için aramaya devam edeceğim… Evet kabul edilmedim yine de ilerlemeye devam edeceğim… Kabul edilmedim evet aramaya devam edeceğim. Kabul edilmesem de sağlıklıyım bu sürede çalışmaya devam edip daha iyi bir başvuru hazırlayacağım!”

İşte bu cümleleri kurduğumuzda tüm talihimizi de şekillendirmekteyiz aslında, yepyeni bakış açımızla, gözlerimizle, kalbimizdeki o bitmeyen inancımızla… Kendimize dair bilincimizle… Evet, ben buradayım, ben iyi ve kötüsüyle, yapabildiklerimle, gerçeklerimle tamamen buradayım!

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayatınızda baktığınız ve gördüğünüz açıları yeniden değerlendirmenizi diliyorum. Hata diyerek kendinize verdiğiniz cezaları, layık olmadığınızı düşünerek kendi kendinize hissettirdiğiniz “azlık” “yokluk” “düşüklük” bilincini… Varlığınızdaki tamlığı görmezden gelerek “olmayanı” büyüterek odaklandığınız o kocaman (sözde!) başarısızlıklarınızı…

Bugün bir değişiklik yapmaya hazır mısınız; görmek başka bakmak başka!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale