X

Bağışıklık sistemini güçlendirebilecek bitkiler

Bir mağazaya ya da eczaneye girdiğinizde bir sürü hap görürsünüz. Bir çoğunun üstünde bağışıklığınızı güçlendirdiği yazar, fakat bu henüz kanıtlanmış bir şey değildir. Bilim adamları, kanımızdaki antikorların ne kadar artmasının faydalı olacağını çözemediler. Yine de bitkisel desteğin yardımcı etkisini göz ardı edemeyiz. İnsanların her birinin fizyolojisi, vücuduna aldığı maddelere farklı tepkiler verir. Örneğin büyükanneniz yıllardır bitkisel bir karışım kullanıyor ve onun sayesinde hasta olmadığını söylüyorsa ne diyebilirsiniz?

Araştırmacılar, birçok bitki karışımının bağışıklık sistemimiz üzerinde etkili olup olmadıklarını incelemiş. Bu araştırma daha çok çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sisteminde sorun yaşayan insanlar (örn. AIDS hastaları) üzerinde yoğunlaşmış. Çalışmalarda incelenen bitkiler şunlar:

Aloe Vera

Aloe Vera, özellikle derideki yaralarda etkilidir.

Aloe Vera’nın bağışıklık sistemimizi güçlendirdiği konusunda kesin bir bilgi yok. Çünkü bu çalışma esnasında bir çok farklı formül ve karışım kullanıldığı için sonuçları karşılaştırmak bir hayli zor. Fakat aloe veranın, küçük yanık ve yaralanmalarda, soğuk ısırması ve özellikle kortizonun sebep olduğu deri iltihaplarında iyileşme açısından yardımcı olduğu görülmüş. Radyasyon terapisinden sonra göğüs dokusuna uygulanan aloe veranın ise herhangi bir etkisi görülmemiş.

Geven Otu

Otun özellikle kök kısmı kullanılıyor ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği iddiasıyla pazarlanıyor. Fakat bağışıklıkla ilgili yapılan çalışmalarda bu bitkinin sistem üzerinde etkisinin oldukça az olduğu hatta tehlikeli olabileceği gözlenmiş.

Ekinezya

Ekinezya çayı, kışın en çok tüketilen çaylardan.

Soğuk algınlığından korunmak için tüketilen ekinezyanın aslında bu görevinde çok da başarılı olmadığı görülmüş. Yararının yanında bazı yan etkilerinden söz ediliyor. Alerjisi olan insanlarda tehlikeli durumlara sebep olabileceği söyleniyor. Washington Üniversitesi’nin çocuklar üzerinde yaptığı bir çalışmaya göre ekinezyanın, grip ya da soğuk algınlığının etkilerini azaltamadığı izlenmiş.

Sarımsak

Sarımsağın bağışıklık sistemi üzerinde özellikle bakterilere, virüslere ve mantarlara karşı etkisinin olduğu görülmüş fakat insanlar üzerinde yeterli sayıda çalışma ile desteklenememiş. 2006 yılına ait bir çalışmada soğan ve sarımsak tüketiminin yoğun olduğu Güney Avrupa ülkelerinde bazı kanser türlerinin görülme sıklığının oldukça düşük olduğu gözlenmiş. Yine de sarımsağın kanseri önlemek adına kullanılması için erken olabilir.

Ginseng

Ginseng kökünün, vücudumuzda nasıl çalıştığı hala çözülemese de araştırmalarda bağışıklık sistemi fonksiyonlarımızı düzenlediği düşüncesi desteklenmiş. Sağlık merkezleri ginsengin kesin etkileri hakkında çalışmaya devam ediyor.

Ginseng, Çin’de tıpta kullanılan temek bitkilerden.

Meyan kökü

Çin’de hastalıkları tedavi etmede kullanılan meyan kökü, bir çok çalışmada diğer bitkilerle beraber kullanılmakta. Dolayısıyla meyan kökünün tek başına etkisini görmek çok da olası değil. Ayrıca meyan kökünün yan etkileri de bir hayli çok olduğu için dikkatli kullanmakta fayda var.

Bitkilere ek olarak:

Probiyotikler

Sindirim sistemimizde müthiş işler başaran yüzlerce bakteri var. Harvard Medical School’daki bilim adamları bize yardımcı olan bu bakterilerle bağışıklık sistemimiz arasında bağlantı kurmaya çalışıyorlar. Örneğin gut hastalığı olan bir insanda, bağışıklık sistemindeki savaşçı hücreler olan T hücrelerinin sayısını arttıran bir grup bakteri bulunmuş. Bu bakterinin bağışıklık sistemiyle nasıl iletişim kurduğu bilinmiyor. Fakat iyi bakterilerin sayısının artması, bağışıklık sistemini desteklemeleri açısından önemli. Günümüzde probiyotikleri süt ürünlerinde, içeceklerde, kahvaltılık gevreklerde, enerji veren yiyeceklerde bulmanız mümkün. Bu ürünler market raflarını doldururken, bağışıklık sistemiyle probiyotik ürünler arasında doğrudan bir ilişki kurmak mümkün değil. Fakat antibiyotik kullanımından kaynaklı iyi ve kötü bakteri kaybında, iyi bakterileri yerine koymak için probiyotik yiyecekleri tüketmek faydalı olabilir. Önemli olan nokta içerisinde probiyotik bulunduğu söylenen her yiyeceğin gerçekten de öyle olmayabileceği olasılığını göz ardı etmemek.

Kaynak :

Harvard Health Publications

İlginizi çekebilecek diğer yazılar :

Bağışıklık sistemini güçlendirebilecek vitamin ve mineraller

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale