X

Bağımlılıkların üstesinden gelme: Sağlıksız ilişki döngüsü nasıl kırılır?

“Karşısındakine bağımlı olan bir kişi, başkasının kendi davranışlarını etkilemesine izin veren ve başkasının davranışlarını kontrol etmeye takıntılı kişidir.” -Melody Beattie

Eğer siz de bağımlılık derecesinde bir ilişki yaşıyorsanız veya daha önce yaşadığınız ilişki(ler) yüzünden kendinizi sıkışmış ve hissediyorsanız, öncelikle tüm bu davranışlarınızı, duygularınızı anlamanız gerekiyor. Belki şu sorulardan bazıları, kendinizle konuşmaya başlamak için işinize yarayabilir:

  • Kendinizi başkalarının duygularından, düşüncelerinden, eylemlerinden, seçimlerinden,
    isteklerinden, ihtiyaçlarından sorumlu hissediyor musunuz?
  • Sorunlarını çözmeleri veya duygularıyla baş etmeleri için insanlara yardım etmeye mecbur olduğunuzu hissediyor musunuz?
  • Kendinize yapılan haksızlıklar yerine başkalarına yapılan haksızlıklarla ilgili öfke duymak ve bunu açığa çıkarmak size daha mı kolay geliyor?
  • Başkalarına karşı verici olduğunuzda kendinizi daha güvende ve konforlu mu hissediyorsunuz?
  • Biri size bir şey verdiğinde kendinizi güvensiz ve suçlu mu hissediyorsunuz?
  • İlgilenecek biri, çözülmesi gereken bir sorun veya mücadele edilmesi gereken bir kriz olmadığında kendinizi boşluk, sıkkın ve vurdumduymaz mı hissediyorsunuz?
  • Bazen başkaları ve onların sorunlarıyla ilgili konuşmaktan, düşünmekten, endişe duymaktan kendinizi alıkoyamadığınız oluyor mu?
  • Aşık olduğunuzda kendi hayatınıza karşı ilgisizleşiyor musunuz?
  • Yürümeyen bir ilişkiyi devam ettiriyor musunuz? İnsanların sizi sevmeye devam etmeleri için onların suistimal boyutundaki davranışlarına karşı tolerans gösteriyor musunuz?
  • Kötü giden bir ilişkiyi, kötü giden yeni ilişkiler kurmak için mi bitiriyorsunuz?
Gerçek sevgi, çiftlerin her birinin kendine ait, biricik ve bireysel kimlikleriyle var olması demektir.

İlgili yazı: Bağımlılığın farkında olunmayan hali: Davranışsal bağımlılık

Eğer bu soruların bazılarına verdiğiniz yanıt “evet” ise siz de bağımlılık derecesinde bir ilişki içinde olabilirsiniz. Hemen telaşa kapılmayın, bundan kurtulabilirsiniz. Uplifers olarak bağımlılıklarınızdan kurtulabilmek için uygulayabileceğini adımları sıraladık:

1. Değişim olmadan hiçbir şey değişmez

Bu çok basit gibi görünse de her zaman geçerliliğini koruyan bir gerçek. Birine bağımlı olma döngüsünden ancak kendinize duyduğunuz sevginin daha önemli olduğunu fark ederek çıkabilirsiniz. Aksi takdirde her seferinde farklı kişilerle de olsa aynı sağlıksız ve bağımlı ilişkilerin içinde kendinizi bulabilirsiniz.

2. Başkalarını kontrol edemeyiz, ayrıca bu bizim işimiz de değil

Yıllar boyunca başkalarını kontrol etmeye çalışabilirsiniz ancak bu, kendi olumsuz duygularınızdan kaçmaktan başka bir şey değildir. Kötü alışkanlıkları olan, öfkesini kontrol edemeyen sevgililerinizde neyin ters gittiğini araştırırken, aslında kendi tatminsizliklerinizden kaçıyor olabilirsiniz. Başkalarını kontrol etmeyi bıraktığınızda, kendi kendinizle iletişim kuracak alanı yaratmış olursunuz.

İlgili yazı: Aşk ile bağımlılık arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?

3. Sevgi ve takıntı aynı şey değildir

Yıllarca sevgi ve takıntının aynı şey olduğunu, bu ikisinin mutluluğa giden yolu oluşturduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Oysa gerçek sevgi, çiftlerin her birinin kendine ait, biricik ve bireysel kimlikleriyle var olması demektir. Yalnız başına vakit geçirmek, arkadaşlarla vakit geçirmek, kişisel projeler üzerinde çalışmak size ilişkinizin daha sağlam olduğu hissi verir. Karşınızdaki kişiye nefes alabileceği bir alan sağladıkça, aranızda daha güçlü bir güven bağı kurabilirsiniz.

Yıllar boyunca başkalarını kontrol etmeye çalışabilirsiniz ancak bu, kendi olumsuz duygularınızdan kaçmaktan başka bir şey değildir.

İlgili yazı: İlişkinizde bağımlılık mı yaşıyorsunuz yoksa karşı tarafa sevgi mi besliyorsunuz?

4. Hayat, bir acil durum değil

İşte en önemli şey bu! Hayatı korkarak, kontrolünüz dışındaki şeylerden endişe duyarak, her seferinde bir şeylerden vazgeçerek yaşıyor olabilirsiniz. Oysa hayattan keyif almanız ve onun tadını çıkarmanız gerek. İyi şeyler ve kötü şeyler olabilir ancak siz dengeyi yakaladıkça bunların üstesinden gelebilirsiniz. Asıl önemli olan dengenin kendisi ve hayatı olduğu gibi kabul etmek. Kendinizi kötü hissettiğinizde bile evrenin sizin arkanızda olduğunu ve aslında her şeyin olması gerektiği gibi seyrettiğini unutmayın.

Kaynak:
Tinybuddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale