X

Ayurveda’ya göre hayat enerjimizin kaynağı: Vata

Antik şifa sistemi Ayurveda‘ya göre, hava ve boşluk elementinin hareketli enerjisiyle oluşan Vata dosha (beden tipi) Sankrist dilinde hareket etmek, taşımak anlamına gelen “Vah” kökünden gelmektedir. İnsan bedeninde hareket eden hem fiziksel hem de fizyolojik aktiviteleri düzenler. 

Vata hayat enerjimizden sorumludur.

Hava ile yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştiren organlar;  bağırsaklar, kalp, akciğer, beyin ve sinir sistemi, Vata’nın organlarıdır. Sinir, sindirim, üreme sistemlerimiz de Vata’nın yönetimiyle çalışan sistemlerimizdir. Yani bedenimizin gerçekten kraliyet sistemini Vata yönetmektedir. Bu nedenle de “DOSHALARIN KRALI”dır ve hayat enerjimizden sorumludur. Diğer iki doshanın dengesini bozabilecek tek Dosha’dır. 

Vata’nın özellikleri; soğukluk, kuruluk, hız ve hafifliktir. Eğer siz Vata’ysanız genellikle elleriniz ve ayaklarınız soğuktur ya da soğuma eğilimdedir, çabuk üşür ısınmak için biraz çaba sarfedersiniz. Hız ve heyecan Vata’ları ele geçirmiş en önemli özelliktir. Hızlı konuşur, hızlı yürürler, çabuk öğrenir, çabuk unuturlar. Bir işi hızlı yapmak ve sonuca ulaştırmak onlar için çok önemlidir. Bu hız beraberinde çabuk yorulmayı da getirir. Dinlenmek için sıcak, sakin ortamları tercih ederler. Bir buhar odası, sauna onlar için biçilmiş kaftandır, yanına güzel bir tarçınlı, zencefilli çay verdiniz mi değmeyin keyiflerine. Bu heyecan ve hız uyku halinde de kendini gösterir, uykuları hafiftir ve çabuk uyanabilirler. 

Hava ile yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştiren organlar;  bağırsaklar, kalp, akciğer, beyin ve sinir sistemi, Vata’nın organlarıdır.

Vata’nın dengeli olma hali; yaratıcılık, neşe ve hafiflik getirir. Ama Vata’nızın dengesi bozulursa; korku, endişe ve tedirginlik yaratır. “Ben Vata’yım ve dengemin bozulduğunu nasıl anlayacağım?” diye soracak olursanız: üşüme hissiniz artarsa, hızlı olmak artık size iyi gelmiyorsa fiziksel ve ruhsal zorluklar yaratıyorsa, bağırsaklarınız ya da sindirim sisteminiz düzgün çalışmıyorsa dengeniz bozulmuş demektir. 

Peki bu durumda ne yapmalısınız? İşte tam bu noktada Ayurveda’nın Temel Prensipleri’nden faydalanabiliriz. Vata’nın özelliklerinin zıttı ile bedenimizi dengelememiz gerekir. Yani; öncelikle hıza karşı yavaşlamaya ve dinlenmeye, soğuğa karşı sıcağa ihtiyacınız vardır. Kuruluğu dengelemek için hafif yağlı yiyecekler, sıcak baharatlı çaylar ve mümkünse düzenli nefes egzersizleri, susam yağı ile yapılacak kan akışını hızlandırıcı beden terapiler Vata’lara iyi gelecektir. Eğer siz ikili bir beden tipine; Vata Pitta, Vata Kapha’ysanız dengeniz Vata yönünde bozuldu ise aynı uygulamaları yapabilirsiniz. 

Vata’yı anlattıktan sonra beden tiplerine bir açıklık getirmek istiyorum; bizim bedenimizde 3 beden tipi özellikleri de mevcuttur. Yani salt bir beden tipine ait olmanız mümkün değildir. Ama ne kadar Vata, ne kadar Pitta, ne kadar Kapha yönetiminde olduğunuza göre ana doshanız belirlenmektedir. Ben Pitta’yım ama benim bedenimde Vata ve Kapha da var ve bazen Vata’m yükselebiliyor bazen de Kapha’m… Bu nedenle özellikle 4 mevsimi yaşayan ülkemizde tek beden tipine sahip olsanız bile diğer iki beden tipinin özelliklerini bilmeniz ve kendinizi yönetmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Ayurveda sıcak bir iklime sahip olan Hindistan’dan yayılmış bir ilim ve öğreti. Eğer kendi koşullarınızı göz önüne almazsanız size yeteri kadar faydalı olamaz ve iyi olma hali getiremez. 

Haftaya değişimin gücünü temsil eden Pitta ile buluşana kadar dengede ve mutlu kalın. 

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya göre beden tipiniz ve bilmeniz gereken özelliklerinizAyurveda’

Yazarın tüm yazıları için tıklayın.

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale