X

Ayurveda’ya göre beden tipiniz ve bilmeniz gereken özellikleriniz

Ayurveda hayatımızı nefes, beslenme, yoga ile meditasyon, günümüz koşullarında spor ve beden terapi ile şekillendiriyor. Bu şekillendirmeyi yaparken de kişiye özel reçeteler sunuyor, önerilerde bulunuyor. Peki, bunları sunarken Ayurveda ‘beni nasıl tanıyor? Benim için en sağlıklı olanı nereden biliyor?’

Ayurveda önce bedeninizdeki elementlerin kendi içindeki etkileşimlerine, hangi elementin bedeninizde hakim olduğuna bakıyor ve size diyor ki: Sen VATA’sın! Sen PİTTA’sın! Sen KAPHA’sın! Ya da bunların birbiriyle korelasyonundan; Vata- Pitta, Pitta- Kapha, Vata- Kapha, hepsinin karması ile Vata, Pitta, Kapha beden tiplerinde olduğunu söyleyebiliyor.

Fotoğraf için Deniz Bulutsuz’a teşekkürler.
Peki, ne demek bu Vata, Pitta, Kapha?

Aslında hepsi element birleşimlerinden oluşan beden tipleridir (Sankrist dilinde dosha olarak geçer).

  • Vata: Hava – Boşluk
  • Pitta: Ateş – Su
  • Kapha: Toprak – Su

Vata, Pitta ve Kapha yukarıda saydığımız elementlerden oluşur ve bu elementlerin gunaları (özellikleri), sizin fiziksel ve ruhsal özelliklerinizi oluşturur.

Kapha, toprak ve su elementlerinin birleşiminden oluşur.
Vata

Vataysanız en belirgin özellikleriniz soğukluk, kuruluk, hız ve hafifliktir. Ana organınız, bağırsaklarınız, akciğeriniz, beyin ve sinir sisteminiz, kalbiniz, kök çakra ya da batın bölgesi dediğimiz sindirim ve üreme organlarınızdır. Vata doshaların kralıdır. Çünkü enerjinizden Vata sorumludur. Diğer doshaların dengesini bozabilecek tek doshadır.

Pitta

Pitta’ysanız sıcak, keskin, hareketli, akışkan ve yağlı özelliklere sahipsiniz demektir. İki dönüştürücü gücü yüksek elementin birleşmesiyle bedeninizdeki ve ruhunuzdaki tüm dönüşümleri Pitta yönetir. Ana organınız ince bağırsaklarınız, beyin ve sinir sisteminiz, karaciğeriniz, dalağınız, gözleriniz ve kanınızdaki alyuvarlardır.

Kapha

Eğer siz Kapha’ysanız, soğuk, ağır, yağlı, yumuşak, yavaş, pürüzsüz özelliklere sahipsinizdir. Ana organlarınız mideniz, pankreasınız, beyin ve omurilik sıvısınız, böbrekleriniz, eklem sıvılarınız, boğazınız ve sinüslerinizdir. Kapha bedeninizdeki yağlanma ve korumayı yönetir. Bu nedenle cildinizi nemlendirir, yaralarınızın iyileşmesini sağlar.

Pitta, ateş ve su elementlerinin birleşimiyle oluşur.

Çağdaş Ayurveda kitabında, “Bir sırada bekleyenlerin hangi beden tipinden olduğunu nasıl anlarsınız?” için çok güzel bir örnek verilmiş, sizinle de paylaşmak isterim; “Gergin ve endişeli olan kişiler, omuzları üzerinden huzursuz bakışlar fırlatan, saatlerine bakan, ellerini ovuşturanlar büyük olasılıkla Vata’nın baskın olduğu kişilerdir. Kırmızı yüzlü, öfkeli insanlar, delici bakışlarla etrafına bakan büyük olasılıkla Pitta’nın baskın olduğu kişilerdir. Huzurlu ve rahat görünen insanlar, vurdumduymaz, tombul görünümlü, sabırla bekleyen, oturma arayışı içinde olanlar, büyük olasılıkla Kapha’nın baskın olduğu kişilerdir.”

Ben bu gözlemi kullanıyorum kendi danışanlarımda ve büyük oranla da tutturuyorum beden tiplerini.  Çünkü ben bir Pitta olarak böyle bir sırada beklerken bahsedilen tepkilerin hepsini olmasa da bazılarını ve yakınlarını aynen veriyorum. Bu tepkiler beni bazen rahatsız etmiyor mu? Ediyor tabii ki. Ama ben ruhumu evimin portmantosunda bırakıp çıkmayı da sevmiyorum. Fakat Ayurveda’dan sonra en azından kendimi nasıl dengeleyeceğimi öğrendim. Böyle anların yüksekliğini ve ateşini söndürmek için Ayurvedik çözümleri kullanıyorum. Sonuçlarından da memnunum.

Beden tiplerini ayrı ayrı, hepsine zaman ayırarak detaylı inceleyeceğiz. Bu hafta sadece biraz girizgah yaptık. Geçen hafta beden tipi testimizin linkini paylaşmıştım. Herkese ilgileri için ayrı ayrı teşekkür ederim. Bütün testlere tek tek dönüş sağlıyorum. Bu nedenle beden testi dönüş süremiz bir haftadan fazla sürebilir, gecikme için şimdiden özür dileriz. Haftaya, yeni yılın ilk gününde görüşene kadar, dengede ve mutlu kalın, sağlıcakla… Mutlu yıllar!

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya göre doğa ve insan bedeni arasındaki temel ilişkiAyurveda’

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale