X

Ayurveda beden tipleri: Toprak ve su elementleriyle “Kapha”

Ayurvedik beden tiplerini ele aldığımız bu yazı serisinde bu hafta Kapha ile karşınızdayım. Öz kütlesi yüksek iki element; toprak ve su birleşerek yeni bir beden tipi oluştururlar: Kapha!

Fakat bu iki element birleştikleri zaman, toprak elementinin öz kütlesinin yani ağırlığının ve yoğunluğunun yüksek olmasından dolayı, su toprağın içinde kendini yok eder. Suyun hareketli, akışkan ve yumuşak özellikleri, toprağın sert, yoğun, ağır, yağlı ve durağan özelliklerine teslim olarak sakin, sabırlı ve köklenmeye en müsait beden tipini yani Kapha’yı oluşturur.

Toprak ve su… Bu iki element birleştikleri zaman, toprak elementinin öz kütlesinin yani ağırlığının ve yoğunluğunun yüksek olmasından dolayı, su toprağın içinde kendini yok eder.

Kapha, bedeninizdeki koyu ve yağlı olan sıvı maddelerin yönetiminden sorumludur. Ana organı midedeki mukus tabakası, omurilik ve eklem sıvısı, tükürük, yağ ve lenfler Kapha tarafından yönetilir. Bu sıvılar cildimizi nemlendirir, yaralarımızın iyileşmesine yardımcı olur, bağışıklık sistemimizin güçlenmesini sağlar. Kapha beden tipindekilerin bu sıvılardan dolayı güçlü bir yapıları, iri ve sağlam kemikleri vardır.

Yavaşlık, durağanlık hayatlarını yöneten iki önemli özellikleridir, olaylar karşısında serinkanlı, sabırlı ve hoşgörülüdürler. ‘Köklenmek’ onlar için yapılacak en iyi tanımdır. Güvenli, durağan bir hayatı severler. Ev hayatı onlar için biçilmiş kaftandır. Uykuları derindir, sakin, romantik rüyalar görürler. Geç uyanır, kendilerini en sevdikleri koltuğa bırakarak evde yapacakları aktivitelerle tüm günü hatta tüm zamanlarını geçirebilirler. Risk almayı sevmezler, değişim gereken şeylerde uzun zaman düşünür, sonra karar verirler. Sakin, öz, anlaşılır konuşmalarından dolayı harika bir hikaye anlatıcısı olabilirler.

Yavaş öğrenir ama neredeyse asla unutmazlar. “İntikam soğuk yenen bir aştır” Kapha’lar için söylenmiş bile olabilir. Eğer bir Kapha’yı üzecek, ona zarar verecek bir şey yaptıysanız karşılığını vermek için yıllarca uygun zamanı kollayabilirler.

Kapha beden tipi özellikle tatlıya düşkündür ancak sebze ağırlıklı beslenip bu durumu dengelemesi gereklidir.

Hareketleri ve metabolizmaları yavaştır, yağlı oldukları için kilo almaya meyillidirler. Yemeklerle özellikle tatlılarla aralarında derin bir bağ vardır. Öğün atlayabilen yapıda olmalarına karşın yemek yemeyi sevdikleri için öğün atlamaktan hoşlanmazlar. Bedenleri ödem yapmaya ve yağ dokusu oluşturmaya meyillidir. Bu nedenle tatlı ve abur cubur sevseler bile uzak durmaları, daha yeşillik ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Aynı zamanda süt ve süt ürünleri, dondurma da hızlıca dengelerini bozabilir. Sıcak, hafif yiyecekler kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacaktır.

Kapha’lar dengeli oldukları zaman sevgi dolu, neşeli, uyumlu ve hoşgörülüdürler. Ama dengeleri bozulursa; çok kolay depresyona girip, kendilerini yatağa ya da koltuğa zincirler, ne kadar abur cubur ve tatlı varsa yemeye yönelirler. Böyle zamanlarda; kardiyo egzersizleri, sauna ve buhar banyosu çok iyi gelir, üzerine bir de kan akışını hızlandıracak güzel bir zencefil, tarçın çayı içerlerse bu tatlı ihtiyaçlarını giderirken, rehavet hallerinden çıkmalarına da yardımcı olur. Dengesizlikleri; bağımlılık, sahiplenme ve açgözlülük de yaratabilir. Bundan dolayı biriktirme özellikleri baskın duruma gelebilir. Kapha’ların evlerinde ilkokul yıllarından kalan dergilere ve ilk cep telefonlarına rastlayabilirsiniz. Özellikle Pitta’lar ya da Vata Pitta’lar dengeleri bozulduğu zaman Kapha’nın sakinliğine, soğukkanlılığına ihtiyaç duyarlar.

Hangi beden tipinden olursak olalım, tüm beden tiplerine sahibiz ve onların dengeleyici özelliklerine ihtiyaç duyarız. Bu nedenle tüm beden tiplerini bilmemiz önemli rol oynar. Kapha’mız yükseldiğinde depresyona girdiysek abur cubur ve tatlı yeriz. Bu durumda Kapha’mız daha da yükselir. Dengeye getirmek için zencefilli tarçınlı çay içeriz, Pitta’mız yükselir. Pitta’yı dengeye getirmek için dondurma yeriz ve en baştaki noktadaya geri döneriz. “Bu ne yaman çelişki” demeyin, hayat hep denge. Denge de doğru zamanda doğru şeyi yapmak üzerine kurulu değil mi? Ama tüm bunların ötesinde “neyi?”, “ne zaman?” yapmanız gerektiğini anlayacağınız farkındalığınız olsun yeter. İlk adım her zaman farkında olmakla başlar.

Haftaya Vata Pitta Kapha beden tipinin özelliklerinde buluşuncaya kadar, dengede ve mutlu kalın.

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya göre beden tipiniz ve bilmeniz gereken özellikleriniz

Yazarın tüm yazıları için tıklayın.

 

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale