X

Ayrılık acısıyla baş etmenin yolları

Ayrılmanın, bir zamanlar en özel anlarınızı paylaştığınız birine hoşça kal demenin nasıl bir his olduğunu herkes bilir. Hepimizin kalbi bu tür acılar yaşamıştır hatta bazılarımız hala yaşıyor olabilir. Ayrılık başınıza geldiğinde bir felaket gibidir. Etraftaki herkes mutluyken ve sevdikleriyle bir aradayken, siz buna sahip değilmiş gibi hissedersiniz. Hissettiğiniz ve gerçek olan tek şey, içinizdeki o acı duygusudur. Hatta bazen insana kendini tamamen çaresiz ve hiç geçmeyecekmiş gibi hissettirir.

İlgili yazı: Ayrılık bitmek değildir; asıl iş yola çıkabilme cesaretindeAyrılık bitmek değildir;

Oysa böyle zamanlarda yapmanız gereken en önemli şey, hala etrafınızda sizi mutlu etmek için insanlar olduğunu ve bu umutsuzluk tünelinden çıkmak için her zaman bir yol olduğunu hatırlamaktır. Ayrılık acısının üstesinden gelmek ne kadar imkansız gibi görünse de bunun sadece bir zaman meselesi olduğunu anlamalısınız. İşte size bu zamanı geçirirken yardımcı olacak, ayrılık acısının üstesinden gelmek için size rehberlik edecek birkaç adım:

Arkadaşlarınıza zaman ayırın

Mutlu ve sağlıklı bir ilişkiniz varken, eski arkadaşlarla daha az görüşülür. Oysa ayrılık acısı çekerken sizi en iyi anlayacak kişi yine onlardır. Ayrılık acısını unutmak için farklı farklı insanlarla flört etmeye çalışırken, arkadaşınızla geçireceğiniz birkaç saat içinizi dökmenizi, rahatlamanızı sağlayabilir. Eğer siz arkadaşınıza içinizi dökerseniz, onun da size söyleyeceği içten sözleri dinlemelisiniz.

Eski mekanlarda yeni anılar yaratın

Onunla yürüdüğünüz her sokak, onu ilk öptüğünüz şey, ilk gittiğiniz kafe, o muhteşem yemeği yediğiniz restoran… Bu liste uzayıp gidebilir. Artık kendi yolunuzda yürümenin ve aynı yerlerde yeni anılar biriktirmenin zamanı geldi. Aynı mekanlara arkadaşlarınızla, yeni flört ettiğiniz kişiyle, tek başınıza gitmeyi deneyin. Bir süre sonra onu ilk öptüğünüz köşe, dondurmanızı yere düşürdüğünüz köşe olarak aklınızda kalabilir.

İlgili yazı: Ayrılık sonrasında kendimizi suçlu hissetmemize neden olan 8 alışkanlık

Kendinize ağlamak için alan tanıyın

İlişkinizin ne kadar ciddi olduğu veya sizin ne kadar güçlü bir görünüme sahip olduğunuzun önemi yok. Eğer ayrılık canınızı acıttıysa, o zaman kendinize ağlamak, bağırmak, duygusal filmler izlemek, duygusal şarkılar dinlemek, saatlerce yatakta kalıp tavana bakmak için zaman tanımalısınız. Üzüntünüzü içinize gömüp gününüze devam etmeyin. İçinizdeki o duygular birikip mutlaka bir noktada ortaya çıkar ve genellikle iş yerinde bir sunum yaparken, ailenizle konuşurken, yeni biriyle flört ederken gibi en uygunsuz zamanlarda ortaya çıkar. Kendinize karşı bu kadar sert davranmayın. Hayatınızdaki en önemli insanlardan birini kaybettiniz ve bunun üstesinden gelmek zaman alacaktır.

İlgili yazı: Ayrılık kararı almadan önce üzerinde düşünmeniz gereken 3 önemli konu

Yeni bir hobi edinin

Ayrılığın belki de tek güzel tarafı, size istediğiniz boş zamanı vermesidir. Giyinip, hazırlanıp, dışarı çıkıp, o çok uzun zamandır istediğiniz şeye başlamak için bolca vaktiniz var. Nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? Spor iyi bir başlangıç noktası olabilir. Ne zamandır ilgilenmek istediğiniz spor dalıyla ilgilenmeye başlayabilirsiniz. Yeni bir dil öğrenebilirsiniz. Dans kursuna gidebilirsiniz. Ayrılık acısı çekerken sigaraya veya alkole sığınmak daha çekici gelebilir. Ancak bunun size hiçbir faydası olmayacak.

Sevdiklerinize dokunun

Bir zamanlar sizi sarıp sarmalayan, okşayan, dokunan insan şimdi hayatınızda olmayabilir. Bir zamanlar insanlara dokunmayı, sarılmayı çok tercih etmeyen biri olan siz, artık bunun eksikliğini mi çekiyorsunuz? Kendinizi bu yüzden garip hissetmeyin. Hepimizin fiziksel temasa ihtiyacı var. Prematüre ve ölmek üzere olan bebeklerin tenleri birbirlerine dokunduğunda, hayata geri dönüyorlar. Bilimsel araştırmalar, bir süre boyunca kimseyle fiziksel temas kurmayan kişilerin ruh hali, kendine güveni ve fiziksel sağlığı konusunda sorunlar yaşadıklarını söylüyor. Etrafınızdaki insanlara sarılmaktan, dokunmaktan çekinmeyin.

Kaynaklar:
Lifehack
Tinybuddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale