X

Avrupa’da ziyaret etmeniz gereken küçük ama eşsiz şehirler

Sürekli farklı yerleri görmek, farklı deneyimleri yaşamak istiyoruz. Ancak bu seyahatlerimizde hem çok uzaklaşmasak hem de gizli kalmış hazineleri keşfetsek nasıl olur diye düşündük ve sizler için Avrupa’nın en çekici küçük şehirlerini derledik:

1. Cesky Krumlov, Çek Cumhuriyeti

Cesky Krumlov-Çek Cumhuriyeti

Dünya üzerinde Güney Bohemya’daki Cesky Krumlov kadar çekici, masalsı ve büyüleyici bir şehir bulmanız gerçekten zordur. Şehre geldiğinizde kendinizi zamanda tünelinde gibi hissedersiniz. Küçük arnavut taşlı yollar, baktığınız her yerde köprüler bulabilirsiniz ve en önemlisi hiçbir yerde McDonalds yok! Prag’dan kısa bir yolculukla ulaşabileceğiniz bu büyüleyici şehir size unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Yazın gidiyorsanız Krumlov’u ziyaret ederek Vltaly Nehri’nde salla gezebilirsiniz.

2. Colmar, Fransa

Colmar-Fransa

Alsace; Colmar’da yer alan ve Fransız ve Alman mimarisinin, kültürünün ve ruhunun en ince örneklerinin bulunduğu şehirdir. Fotoğraflarda göründüğü gibi renkli bir şehirdir ve Fransa’nın gizli mücevheri olarak bilinir.

3. Marsaxlokk, Malta

Marsaxlokk-Malta

Marsaxlokk, Malta’nın en önemli balıkçılık faaliyetlerinin gerçekleştiği şehirdir. Renkli, eğlenceli ve Malta ruhuyla doludur.

4. Hallstatt, Avusturya

Hallstatt-Avusturya

Göl kenarında yer alan Hallstatt şehri Unesco Dünya Mirası olarak sayılmaktadır ve aynı zamanda göl tüm dünya tarafından ‘En Tatlı Göl’ ünvanı alacak kadar güzeldir. İster yazın ister kışın gidin Avrupa’nın bu kendisi küçük etkisi büyüleyici şehrine aşık olacaksınız.

5. Brugge, Belçika

Brugge-Belçika

Brugge özellikle ‘In Bruges’ filminden sora iyice popülerliğini artırdı ve tüm dünyada tanınmaya başlandı. Lego şeklindeki evleri görenleri hayrete düşürüyor. Brugge’e gittiğinizde kendinizi Ortaçağ’dan kalma el değmemiş güzellikteki bir şehirde hissedeceksiniz.

6. Bled, Slovenya

Bled-Slovenya

Bled’de hiç kuşku yok ki görülecek çok fazla şey olsa da herkes tarafından kabul edilen değeri Bled Gölü’dür. Baş döndürücü güzellikteki göl Slovenya’ya gelen ziyaretçilerinin favori yeridir.

7. Bibury, İngiltere

Bibury-İngiltere

İngiltere’nin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri Bibury’de bulunan bu caddedir. Eski ihtişamıyla korunan şehir İngiltere’de mutlaka gezilmesi gereken gizli cennetler sıralamasında yer almaktadır.

8. Albarracin, İspanya

Albarracin-İspanya

Bazı insanlar Albarracin’in İspanya’nın en güzel köyü olarak nitelendirmektedirler. Eğer İspanya’ya yolunuz düşserse Valencia’dan yalnızca 2 saatlik ve Teruel’den de 30 dakikalık tren yolculuğuyla Albarracin’e ulaşabilirsiniz.

9. Pucisca, Hırvatistan

Pucisca-Hırvatistan

Hırvatistan, kendini dünyanın her yerinden gelen turistlere açtıkça eski saklı cennet olma özelliği ortadan kalkmış olsa da Dalmaçya kıyıları mutlaka hayatınızda bir kere gitmeniz gereken yerlerden biridir. Pucisca, Hırvatistan’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olup, oraya gidip büyüleyici güzelliği tattığınızda neden bu kadar önem verdiklerini anlayacaksınız.

10. Eze, Fransa

Eze-Fransa

Fransa’nın güneydoğusunda yer alan Eze şehri, sevgilinizle veya eşinizle küçük bir kaçamak yapıp Akdeniz’in keyfini çıkarmak isteyenler için birebir.

11. Annecy, Fransa

Annecy-Fransa

Annecy 14.yy’da kurulmuş olup diğer en büyüleyici Fransız şehirleri arasında gösterilmektedir. Fransız Alpleri sırtlarına kurulmuş olan şehir, gerçekten de resmedilmeye değer güzellikte.

12. Manola, İtalya

Manola-İtalya

Esasında siz fotoğrafa baktıktan sonra bizim, bu güzelliğe çok da fazla bir şey söylememize gerek kalmıyor. Manarola her ne kadar İtalya’nın doğa harikası yerlerinden biri olsa da İtalya Manola gibi saklı cennetlerle doludur. O yüzden bir gün İtalya’ya yolunuz düşerse acele etmeden, doya doya gezin!

13. Ittoqqortoormiit, Grönland

Ittoqqortoormiit, Grönland

Grönland’ın bu küçük şehrine ulaşım gerçekten oldukça zor. Haftada bir İzlanda’dan uçakla, daha sonra da küçük bir helikopter yolculuğuyla şehre ulaşabiliyorsunuz; ancak yolculuğun sonunda karşınıza çıkan manzara her şeye değer!

İlgili yazı: Türkiye’nin pek bilinmeyen seyahat rotaları

14. Reine, Norveç

Reine-Norveç

Norveç’in bu küçük balıkçı kasabası sizce de masallardaki gibi değil mi? Eğer herhangi bir resim size birçok şey anlatıyorsa, bu resim size çok daha fazlasını anlatıyordur. Kesinlikle nefes kesici güzellikte!

15. Mostar, Bosna-Hersek

Mostar-Bosna-Hersek

Bosna-Hersek’in en büyük şehri olan Mostar’ın simgesi Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından yapılan Mostar Köprüsü’dür. 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası ilan edilen köprüyü ve güzeller güzeli Mostar’ı mutlaka ziyaret edin.

16. Odense, Danimarka

Odense-Danimarka

Odense, Danimarka’nın 3. Büyük şehri olmasına karşın şirin bir kasaba izlenimi yaratıyor. 4000 yıldan fazla tarihi olan şehrin her noktası ayrı bir güzellikte.

17. Freiburg, Almanya

Freiburg-Almanya

Almanya’nın güneybatısında yer alan ve yaklaşık 230.000 kişinin yaşadığı Freiburg. Eğer yolunuz Freiburg’a düşerse dünyadak, türünün tek örneği olan 700 yıllık Freiburg Katedrali’ni mutlaka gezin.

18. Göreme, Türkiye

Göreme-Türkiye

11. ve 13.yy’da başpiskoposluğun merkezi konumunda olan Göreme, Romalılar tarafından kurulmuş ve inanmak zor olsa da insanlar kayaların içerisinde yaşamışlardır. Ülkemizde bulunan dünyanın en önemli değerlerinden Göreme’yi ziyaret etmek için hiçbir zaman geç değil.

19. Gent, Belçika

Gent-Belçika

Flaman Bölgesi’nin saklı iki hazinesinde biri olan Gent , komşusu olan Brugge’den yalnızca 20 dakikalık tren yolculuğu uzaklıkta bulunmaktadır. Gerçek bir öğrenci şehri olan Gent sizi, eski zamanlardan kalma taş yollarıyla, göl kenarındaki şirin kafeleriyle ve eşsiz mimarisiyle her zaman karşılamaya hazır.

20. Ljubljana, Slovenya

Ljubljana-Slovenya

Ljubljana, her ne kadar Slovenya’nın başkenti olsa da, Avrupa’nın en küçük ölçekli başkenti olduğu kesin. Kuzey Avrupa’nın bu büyüleyici güzellikteki şehrinin simgesi, Slovenyalılar’ın çok önem verdiği Ejderha Köprüsü’dür.

Kaynak:

worldofwanderlust.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale