X

Avokado yağı hakkında bilmeniz gereken 5 şey

Avokado salatalarda, sandviçlerde, omletlerde hatta smoothie tariflerinde bile karşımıza çıkıyor. Peki avokado yağını hiç denedin mi? Avokado yağı, avokadoların etli kısımlarının preslenmesi ile oluşan doğal bir yağ ve aynı zeytin yağı gibi oleik asit içeriyor.

Avokado yağı, neredeyse %70’i kalp dostu tekli doymamış yağ asiti olan oleik asit yani omega-9’dur.

Avokado yağı, avokadoların etli kısımlarının preslenmesi ile oluşan doğal bir yağ ve aynı zeytin yağı gibi oleik asit içeriyor.

İşte avokado yağı hakkında bilmen gereken 5 şey:

1. Avokado yağı, kalbe dosttur.

Avokado yağını sevmemizin nedenlerinden biri, onun kalbimize olan sevgisi. Yapılan birçok çalışma avokado yağının sağlığa yararlı etkilerinin olduğunu söylüyor. Avokado yağı ve zeytinyağı, HDL (iyi) kolesterolü yükseltmeye destek oluyor. Yapılan bir çalışma avokado yağının kandaki trigliserit ve LDL kolesterol seviyesini düşürmeye ve kan basıncını dengelemeye yardımcı olabileceğini söylüyor.

2. Avokado yağı, gözlerini korur.

Avokado yağı göz sağlığı için de oldukça faydalı bileşenler içerior. İçerdiği lutein, gözlerde doğal olarak bulunan bir karotenoid çeşididir. Lutein tüketmek katarakt ve makula dejenerasyonu gibi yaşa bağlı göz hastalıklarının riskini azaltabilir. Elbette sadece avokado değil, sarı ve turuncu renkteki sebze ve meyveler lutein içeriği açısından diğerlerine göre daha zengindir. Yumurta sarısının da en iyi lutein kaynaklarından biri olduğunu lütfen unutmayın.

3. Avokado yağı, besinlerin emilimini artırır.
Salatanıza koyduğunuz avokado yağı ile karotenoidlerin emilimi 4 kat artıyor.

Antioksidan özellik taşıyan A vitamini öncüsü olan karotenoidler de vücudumuzda emilebilmek için yağa ihtiyaç duyuyor. Ancak karotenoid zengini meyve ve sebzeler genelde az yağ içeriyor. Yapılan bir araştırma havuç, ıspanak ve marul içeren salatalara avokado yağı eklemenin karotenoidlerin emilimini arttırdığını gösteriyor. Yağsız bir salatada emilim 4.3 iken yağ eklendiğinde emilim 17.4’e kadar çıkabiliyor. Yani salatanıza koyduğunuz avokado yağı ile karotenoidlerin emilimi 4 kat artıyor.

4. Avokado yağı, cildini besler.

Avokado yağındaki yağ asitleri cildiniz için de oldukça yararlıdır. Bir çalışmada 13 sedef hastası avokado yağı ve B12 içeren bir kremi 12 hafta boyunca kullanmış ve gelişme gözlemlenmiş. Avokado yağının deri yaralarını tedavi edebilen yanı üzerinde araştırmalar yapılmış ve yapılan bir araştırmada avokado yağının yaraların iyileşme sürecini hızlandırabileceği gözlemlenmiş.

5. Avokado yağı, serbest radikalleri etkisizleştirebilir.

Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hücresel zararlar ile savaşır. Serbest radikallerin yüksek seviyede olması oksidatif strese sebep olabilir. Oksidatif stres; tip 2 diyabete ve kalp hastalıklarına neden olabilir. Yapılan bir çalışma avokado yağının vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyabileceğini gösterdi.

‘Avokado yağını nasıl kullanacağım’ diyorsan kısaca zeytinyağını kullandığın yerleri düşünmen yeter. Ayrıca avokado yağının dumanlanma noktası zeytinyağından daha yüksek olduğu için pişirmeye de uygundur. Smoothielere, salatalara, kek ve kurabiye karışımlarına ekleyebilirsin. Sebzelerini fırınlamadan önce avokado yağı içeren bir sosla soslayabilir, soğuk çorbalarına da ekleyebilirsin.

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale