X

Aslan kapısı: Uyanışın eşiğindeki Anadolu

“İçinizdeki ışıktan korkmayın. Ruhunuzdaki kutsal alevi tutuştursun.”
Paulo Coelho

İnsanlık olarak çok özel zamanlardayız… Dünya ana ile birlikte önemli yol ayrımlarından geçiyoruz. Bu, dünyamız için bir nevi devre kapanışı. Bir sayfa kapanırken yepyeni bir sayfa ise açılmak üzere. Dünya üzerindeki yükseliş enerjileri iyice yoğunlaştı ve bizi iyice zorlamaya başladı. Aslında bu bir nevi “uyanışa davet”; davete icap edersek tabii…

Peki, nedir tüm insanlığın ortak derdi? Bence, sevgili üstat Arıkdal’ın dediği gibi şu an dünya üzerindeki en büyük derdimiz “ortak bir alan yaratabilmek.” Tüm kavgalarımızın sonu “ortak bir alanda birleşmeye” varacaktır.

Peki ama nasıl?

Gelin, sevgili üstat Ergün Arıkdal’a hep birlikte kulak verelim:

“Metapsişik bilime göre dünyada çok büyük bir ihtilal olması gerekiyor. Bu artık siyasi bir ihtilal değil; tamamen bir anlayış ihtilali, yaşam ihtilali, bilgi ihtilalidir. Bütün insanlığın, bütün milletlerin uyanması, önce kendi aralarında bir uzlaşmaya vararak tabiatla olan zıtlıklarını ortadan kaldırmanın yoluna bakması lazım. Doğayla olan karşılaşmalarında doğayı artık bir köle gibi kullanmaktan vazgeçmesi lazım. Bu, ihtilalin birinci maddesidir. Önce bunu halletmek lazım. Ondan sonra insanların kendi aralarındaki iletişimin, kendi aralarındaki ortak alanların yeniden en iyi şekilde kurulması için sevgi, müsamaha ilkelerini yaygın hale getirmeleri lazımdır.

… Anadolu insanı; bütün dünyaya karşı çok büyük, çok yüksek, parlak, pek mutlak geliştirici, bütün insanlık için bir tekamül hareketi, bir girişim hareketi ve tam tekamül ivmesi sağlayacak olan pek yüce bir bilginin Anadolu topraklarından bütün dünyaya ışın salarak ortaya çıkması kaderini üzerine yüklenmiştir. Anadolu misyonu dünyada en uzun süre ortak alan meydana getirebilmiş bir topluluktur. Bu ortak alanın meydana getirilebilmesi için gereken bütün enkarnasyon alanlarının birbiriyle uyum sağlaması durumu, uzun bir mücadele sonucunda elde edilmiştir. 500 sene değil; yaklaşık 3000-4000 senedir bu vazifeyi, “birleşik insanlık realitesi yaratma vazifesini” Anadolu devralmış durumdadır.

… Fevkalade iyi ve mutlu günlere gebe durumunda bir ülkede bulunuyoruz. Bu büyük bir şanstır; böyle esaslı bir toprak parçası içerisinde, esaslı bir insan grubu içerisinde tekamül edebilmek, birtakım meseleleri aydınlığa çıkartabilmek ve bunu görebilmek büyük bir nasip işidir.”

Önce eskimiş düşünce kalıplarımızdan özgürleşme, sonra da içimizdeki karanlığı ‘aydınlığa çıkarma’ zamanı… Aydınlanma / uyanış yolculuğunuzda size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminerlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımıwww.esindemir.com  takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek sevgiyle kalın…

Kaynak
Anadolu Misyonu – Ergün Arıkdal

İlginizi çekebilir: Bütünsel olarak iyi olmanıza yardımcı olacak 7 adım

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale