X

Aşkın ve flörtün şehri: Venedik güncesi

Bir hafta boyunca İtalya’nın en güzel yerlerini, mükemmel İtalyan ezgilerini dinleyerek gezdim. En çok da masallar diyarı; kazanova şehri Venedik’e yakıştı bu melodiler. Aşık olmasanız da Venedik’in atmosferi kalbinizi sımsıcak duygularla dolduruyor.

Gitmeden önce “Bütün şehir suyun altında, insan sıkılır kara yolu olmadan doğru düzgün” dediysem de, gittikten sonra “Karayolu neden kullanılır ki?!” şeklinde değişti düşüncelerim. Pastel tonlarda rengarenk binaların, yemyeşil sularla ve çizgili t-shirt ve romantik şapkalı gondol kullanan İtalyan’larla öyle güzel bir uyumu vardı ki hayran kalmamak imkansızdı.

İlk zamanlar haritaya bakarak yolunuzu belirlemeye çalışırken, bir anda her biri farklı güzelliği barındıran daracık İtalyan sokaklarında kaybolma arzusu yükseliyor içinizden ve kendinizi bırakıyorsunuz bu masal labirentine.

Labirentin sonunda San Marco Meydanı’na çıktığınızda fark ediyorsunuz aslında bir adada dönüp duruyor olduğunuzu. Oturup bir tabak tortellini ve içkiniz eşliğinde, Akdeniz’e bir de bu açıdan bakmak iyi gelecektir o yorgunluğunuza.

Tarihi dokusunun verdiği büyüleyiciliğin yanında, bir de alışveriş tutkunlarını esir almaya aday Venedik! Murano camlardan obje ve takılar, maskeler, deri çanta ve cüzdanlar… İtalya’nın kendine özgü tüm hediyeliklerinin toplandığı upuzun bir çarşıya sahip Venedik aynı zamanda.

Bunun yanında, şehirde yaşayanların çoğunluğunu flörtöz beyler oluşturduğundan her an bir kompliman duymanız, yanından geçtiğiniz garson tarafından dahi markaja alınmanız olası. İşin ilginç yanı şu ki yadırgamıyorsunuz veya kızamıyorsunuz onlara… Kazanovadır onlar çünkü, yakışıyor bir şekilde onlara.

Dönüş yolunda çok geç kalmamakta fayda var; çünkü gece erken başlıyor şehirde. Dükkanlar kapandığında, etraf sessizleşiyor bir anda. Ama yine de gece otelinize dönmeden birer külah Grom dondurması yemeye değer. Tüm günün tatlı yorgunluğunu, dondurmanın damakta bıraktığı hoş rahiyayla bütünleştirmek… Tarif edilemez!

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale