X

Aşkı profil resimleri arasından değil, gerçek hayatın tesadüflerinden bulmanızı sağlayan uygulama: Happn

Dating uygulamalarının yükselişe geçtiği bu dönemde, ilişki anlayışının da yavaş yavaş değişmeye başladığını söylemek mümkün. Çöpçatan siteleri ile başlayan bu serüven, akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle, birçok farklı özellik kazanarak kullanım kolaylığını ve seçeneklerini de artırdı.

Başlarda Tinder ile popülerleşen dating uygulamaları arasında, artık farklı ihtiyaç ve beklentilere uygun birçok alternatif bulmak mümkün. Bizce bunların arasında en kullanışlısı ise, Happn.

Bakıştın ve kaçırdın mı? 

Lokasyon bazlı çalışan bir uygulama olan Happn, gerçek hayatta karşılığı olan bir tanışma süreci sunabilmek için programlanmış. “Her şey gerçek hayatta başlar!” sloganıyla yolu kesişen insanları bir araya getirmeyi amaçlayan bu uygulama sayesinde, çok beğendiğiniz ancak bir türlü yanına gitmeye cesaret edemediğiniz o kadını/erkeği tekrar bulabilmek mümkün oluyor. Kısaca, HappnHappn, gerçek hayatta karşılığı olan bir tanışma süreci sunabilmek için programlanmış. “‘ın kullanıcılarına ikinci bir şans sunduğunu söyleyebiliriz.

Happn, gerçek hayatta denk geldiğin ve yeniden bulmak istediğin insanları uygulama üzerinden bulabilmene yardımcı oluyor. Happn‘ın şu an, Londra, Berlin, Madrid, Barcelona, New York, Chicago, Los Angeles gibi şehirler de dahil olmak üzere, dünyanın dört bir yanında, toplamda 6 milyonu aşan kullanıcı sayısı bulunuyor.

Happn uygulamasının, toplamda 5 milyonu aşan kullanıcısı bulunuyor.

Bir Happn kullanıcısı ile yolunuz kesiştiğinde, o kişinin profili anlık olarak giriş sayfanızda beliriyor. Üstelik daha önce hangi noktalarda, kaç kere denk geldiğinizi de bu sırada görebiliyorsunuz. 

Uygulama gerçek hayatta karşılığını şu şekilde buluyor. Örneğin, konserde birini gördünüz, çok beğendiniz, hatta bakıştınız. Ama kalabalık bir arkadaş grubu arasında olduğundan, belki de sadece çekindiğinizden, bir türlü yanına gidip tanışamıyorsunuz. Diğer yandan, şu anda bir şey yapmazsanız, bir daha hiç karşılaşamayacak olma ihtimali de içinizi kemiriyor.

İşte Happn, aşkınızın başlamadan solmasını engelleyebilmek adına bu noktada devreye giriyor. Uygulamayı açtığınızda, yakın çevrenizdeki kullanıcıların profillerini görebiliyorsunuz. Bu sayede, görüp beğendiğiniz, ancak bir türlü tanışamadığınız kişiyle tanışma imkanı yakalayabiliyorsunuz. Özetle Happn‘ın, telefona ve profil resimlerine sıkışan diğer dating uygulamalarından fersah fersah ötede, gerçek hayata ve yüz yüze görüşmeye dayalı yeni nesil bir uygulama olduğunu ilk görüşte anlamak mümkün

Ya güvenlik?

Happn, kullanıcıların denk geldikleri nokta haricinde hiçbir lokasyon bilgisine ulaşmasına izin vermiyor. Bu sayede, profilinizi ve lokasyon bilginizi, sadece aynı ortamda bulunduğunuz kişilerin görebildiğinden emin oluyorsunuz.

Buna ek olarak, beğeni yollama sistemi de çok güzel düzenlenmiş. Birine beğeni gönderdiğinizde, ancak o kişi de sizi beğenirse gönderdiğiniz beğeniyi görebiliyor. Bu sayede sıkça karşılaştığınız bir insana bile gönül rahatlığıyla beğeni gönderebiliyorsunuz. Biliyorsunuz ki, beğeninizi görüp cevap vermediği bir durum olamayacağından, bu durumdan kaynaklanabilecek garip gerginliklerin yaşanması da mümkün olmayacak.

Happn sayesinde metroda görüp beğendiğiniz o kadınla tanışma imkanı bulabilir, önünden geçtiğiniz kafede gözünüze takılan yakışıklıyla bir sonraki gün yemeğe çıkabilirsiniz. Kısacası, Happn sayesinde artık aşkınızı profil resimlerinden değil, yüz yüze gördüğünüz insanlar arasından bulabileceksiniz!

Lansmanı 2014 yılının Ocak ayında Paris’te gerçekleşen Happn uygulamasını, App Store, Play Store ve Windows Store üzerinden ücretsiz indirmek mümkün.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale