X

Aşırı yemek yeme alışkanlığını ortadan kaldırmanızı sağlayacak düşünme biçimleri

Aşırı yemek yeme ve buna bağlı olarak kilo alma, genellikle depresif bir ruh halinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla aşırı yemek yeme alışkanlığından kurtulmak için öncelikle buna sebep olan ruh halinden kurtulmak ve yemek yeme olgusuna bakış açısını değiştirmek gerekiyor. İşte depresyona bağlı aşırı yemek yeme alışkanlığını ortadan kaldırmanızı sağlayacak düşünme biçimleri:

1. Kendinize sizde bir bozukluk olmadığını anlatın

Ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz ama yapamazsınız ve bunun için kendinizi suçlu hissedip kendinizden utanırsınız. Oysa utanılacak hiçbir şey yok. Bir şeyler yolunda gitmediğinde hepimiz bir arayış içine gireriz. Geçmişte bir noktada siz de bu tür bir arayışa girdiğiniz sırada yemek yemek imdadınıza yetişmiş olabilir. Ancak yemek yemenin şu an sizin için bir çözüm olmaması, sizin aptal veya beceriksiz olduğunuz anlamına gelmiyor. Yemek yeme şekliniz çılgınca olabilir ancak bunun bir sorun olduğunu fark ettiyseniz, derinlerde bir yerde yaşanan sorunun aslında üstesinden gelmişsiniz demektir.

2. Suçluluk duygusu ve kendinizi cezalandırma tuzağından kurtulun

Yemek yemeyle ilişkinizi kontrol etmekte zorlanıyorsanız, aşırı yemek yemenin çoğu zaman kazanan bir zafiyet olduğunu düşünebilirsiniz. Ardından suçluluk duygusu gelir ve “Eğer kendimi çok suçlarsam, kendimden yeterince nefret edersem bunu tekrar yapmamayı öğrenebilirim” cümleleri sayıklanır. Zamanla bu suçluluk tamamen öz güveni ele geçirir. Yemek yediği için kendisini dünyanın en kötü suçunu işlemiş gibi hissedenler bile var. Oysa aşırı yemek yemek ahlaksızca bir davranış değil, sadece sağlık açısından kötü bir seçim. Aşırı yemek yediğiniz için kötü ve suçlu bir insan olduğunuzu düşünmeyin. Bu bir hata ve siz de hata yapabilirsiniz. Suçluluk duygusunu bir kenara bırakın ve yolculuğunuza kendinize değer vererek, kendinizi daha iyi hale getirmek için yeni yöntemler keşfederek devam etmeyi seçin.

3. Kuralları bir kenara bırakın

Ne yemeniz ve ne yememeniz konusunda birçok fikriniz var değil mi? İlk başta düşününce yiyeceklerle ilgili kafamızın içinde kurallar olmadığını söyleriz. Ancak birçoğumuzun zihni, sağlıklı beslenmeyle ilgili kurallar ve kararlarla dolu. Ancak bu kuralların peşinden giderek “iyi beslenme” konusunda büyük bir hata yapıyor olabilirsiniz. Aslında burada yanlış olan kurallara veya planlara bağlı olmak değil. Söz konusu bedeniniz ve duygularınız olduğunda, katı kurallar yerine biraz daha içgüdüsel bir bakış açısına sahip olmalısınız. Eğer aşırı yemek yeme sorununuz varsa, bununla mücadele etmek üzere kendinize kurallar koymak, içinizdeki isyankar ruhu harekete geçirmekten başka bir işe yaramaz. Kendinize kurallar, yasaklar koymayı bir kenara bırakın. Bunun yerine kendinize izin verin.

4. Yavaşlayın ve besinlerin tadını çıkarın

Aşırı yemek yeme sorununuz varsa yediğiniz şeylerin tadını çıkarmayı atlama ihtimaliniz oldukça yüksek. Yavaş yemek yemeyi öğrenmek ve konsantre olmak yiyeceklerle olan ilişkinizi yeniden gözden geçirmenize yardımcı olur. Böylelikle ne yediğinize değil, nasıl yediğinize odaklanmanız daha kolay hale gelir. Yiyeceklerin tadını çıkarmayı öğrendikçe, abur cubur atıştırmalıklara eğiliminiz azalır.

5. Hareket edin

Spor yapmak sizi ürkütüyor mü? Spor yapmanın sadece yarış yapmak ve sayı saymaktan ibaret olduğunu mu düşünüyorsunuz? Egzersizden sonra size kendinizi iyi hissettiren tek şey kaç kalori yaktığınızı bilmek mi?

Egzersiz yaparken dışarıdan nasıl göründüğünüzü unutun. Yaptığınız hareketleri, doğada olduğunuzu, duyduğunuz kokuları, dinlediğiniz müzikleri düşünün. Herhangi bir spor dalında uzman olmasanız da bedeninizi hareket ettirebilirsiniz. Üstelik bunun için daracık spor kıyafetlerini giymek zorunda değilsiniz. Nasıl göründüğünüze değil, ne hissettiğinize odaklanın.

6. Bırakın istekleriniz sizi yönlendirsin

Yemek yemeye karşı duyduğunuz arzunun, hayatınızı alt üst eden korkunç bir güç olduğunu düşünüp onu susturmak için mi yemek yiyorsunuz? Oysa duyduğunuz o ses, korkutucu bir arzunun değil karbonhidratın sesi. Hayatınızdan zararlı karbonhidratları çıkardığınızda, geri kalan ağız tadının düşmanınız olmadığını göreceksiniz. Bırakın duygularınız, ağız tadınız sizi yönlendirsin. Bir şey istemenin yanlış bir tarafı yok. Sizi siz yapan şeyin istekleriniz olduğunu unutmayın.

7. Enerjinizi yönlendirin

Yemek yemek bir takıntı haline geldiğinde tüm hayatınızı ele geçirebilir. Oysa yemek konusunda harcadığınız beyin gücü, aslında size çok bir katkı sağlamayabilir. Yemek yemek veya yemek yeme takıntınızdan kurtulmak için harcadığınız enerjiyi, sevdiklerinize ve kendinize yönlendirin. Yemek yeme mücadelenizin altında başka bir mücadele yatıyor olabilir; kendinize vakit ayırma mücadelesi!

Kaynaklar:
TinyBuddha
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale