X

Art and Fear: Korkulara rağmen yaratmak ve kendine inanmak

Bir şey yaratmaya ya da ortaya koymaya çalıştığınızda, o tanıdık seslerle hiç karşılaşıyor musunuz?:

“Söyleyecek bir şeyim yok.”
“Ne yaptığımı bilmiyorum.”
“Diğerleri benden daha iyi.”
“Ben sadece bir (öğrenciyim/çalışanım/anneyim/babayım…)”
“Kimse beni anlamaz.”
“Yaptığım işe değer verilmez.”
“Ben yeterince iyi değilim.”

David Bayles ve Ted Orland’ın Art and Fear kitabında geçen bu dizeler, yaratıcı sürecin ne kadar içsel bir mücadele olduğunu tekrar hatırlatıyor. Bugün karşıma çıkan bu dizeler beni de çok düşündürdü. Sanat yapmanın ya da daha geniş bir çerçevede, kendimizi ifade etmenin aslında ne kadar dönüştürücü ve bir o kadar da korkutucu olduğunu hatırladım ve bunun birçok kişiye dokunduğunu yeniden fark ettim. Bu korkular, hepimizin içinde bir şekilde var. Ama önemli olan, bu korkularla birlikte hareket edebilmeyi öğrenmek diye düşündürdü bana okuduklarım.

Yakında ben de alışık olmadığım bir sahne deneyimi yaşayacağım Kagider’de yolumun kesiştiği çok değerli kadınlarla. Bu süreçte başta aynı şüpheler beni durdurmaya çalıştı. “Yapabilir miyim? Söyleyeceklerim değerli mi? Ya etkili olmazsa anlatacaklarım?” Ama her provada, her hazırlıkta bu korkuların sadece birer fısıltı olduğunu fark ettim. Çünkü yaratıcı süreç, mükemmel olmakla değil, cesaretle başlıyor. 

Art and Fear, korkulara rağmen yaratmanın ne anlama geldiğini anlatıyor. Şunu fark ettim: Korkularımı susturmaya çalışmak yerine, onların arasından geçerek ilerlemeye çalışmak bana bu süreçte cesaret veriyor.

Ve kendime her gün tekrar hatırlatıyorum, tam olarak hazır olmayabilirim ama yine de deneyeceğim.

Korkulara rağmen atılan her küçük adım çok kıymetli. Ve her adımda, kendimizle biraz daha barışıyor, biraz daha özgürleşiyoruz sanki. Heyecanım ve korkularım sürerken yolculuktan keyif almaya devam ediyorum. Cesaretle atılan her adımın çok kıymetli olduğuna çok inanıyorum. Bittiğinde de denediğim için kendimi kutlayacağım bu yolculuğu paylaşmayı hayal ediyorum 🙂

İlginizi çekebilir: Blue Monday’i duydunuz mu?

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale