X

Ardımızda bıraktığımız izler: Sizden geriye nasıl bir iz kalsın isterdiniz?

Sandığımızdan çok önce başlıyoruz hayatın anlamını sorgulamaya ve kovalıyoruz sürekli; neyi, neden kovaladığımızı bilmeden. Durup dinlediğimizde ise bazen bir çocuk neşesinde, bazen bir hastalık pençesinde buluyoruz o anlamı… Bütün sesler susuyor, hayat duruyor ve her şey önemini kaybediyor. Geriye sadece hayata bıraktığımız izler kalıyor. Sahi nasıl yaşıyoruz gerçekten bu hayatı? Anlamından bahsetmiyorum. Ardımızda, bizden sonra nasıl bir iz bırakmak isterdik acaba? Onu soruyorum. Yemeye, içmeye, öylesine bir hayat yaşamaya mı geldik sadece?

Van Gogh, hayatında tek bir şeyi sevmiş. Ve bu tutkusunu keşfedene kadar öylesine savrulmuş ki hayatında, onu bulunca son nefesine kadar, akıl hastanesinde bile resim yapmaya devam etmiş. Çocukluk yaşlarında yavaş anlamakla itham edilen ve yaşadığı sürece satın alınan tek eserinin de abisi tarafından alınmasına rağmen, kendi için sayısız iz bırakmış bu dünyaya. Üstelik değerinin anlaşılıp anlaşılmamasını düşünmeden. Dünya döndükçe yaşayacak türden… İşte biz de yaşamımızı daha iyi hale getirmeye çalışırken, nasıl bir iz bırakmak istediğimizi soralım kendimize. Bu kimi için hayallerini gerçek kılacak bir adımdır, kimi için kalplerde hep iyi anılmaktır. Başlı başına “insan olabilme”nin kendisi bile bir iz bırakmaktır bu dünyaya.

Fikirlerin, güzelliklerin, değerlerin ölmediği bir dünya var, görmediğimiz ama yaşadığımız. Bugün hayatımızın her alanında etkili keşifler sayesinde teknolojiden sanata bizden önce inşaa edilmiş bir medeniyetin keyfini sürüyoruz. Tam da bu sebeple kendimizi keşfetmeliyiz. Yeteneklerimizi, sevdiğimiz şeyleri, günlük rutin yaptığımız işleri bile “daha iyi nasıl yapabiliriz”i… Öte yandan ettiğimiz sohbetlerdeki içtenlik, verdiğimiz selamdaki samimiyet bile bir iz bırakmak bu hayata. Ama önce görmeli “kendini”… Kapasiteni… Neleri farkındalıkla daha iyi yapabileceğini… Ardında nasıl bir iz bırakmak istediğini… Ölümsüzlük şarabını hangi kaseden içmek istediğini… 

Bunların hiçbirini yapamıyorsan gel Şems’e kulak ver o zaman… Ne diyordu..?
Bir şey yap, güzel olsun! Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? O zaman güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.

İlginizi çekebilir: Yeni bir dünya inşa etme zamanı: Yeni dünyanızda nelere yer vereceksiniz?

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale