Araştırmalara göre seyahat etmek vücudu nasıl etkiliyor?

Uzun ömürlü ve sağlıklı yaşam sürmen anahtarını kolajen takviyelerinde, retinol kremlerde ya da yaşlanma karşıtı tedavilerde mi arıyorsunuz? O halde en temel kilit noktasını kaçırıyor olmalısınız. Önlemeye ve korumaya yönelik bu rutinlerin tümü beden ve cilt sağlığında elbette olumlu etkiye sahip. Ama hiçbiri, vücudunuza seyahat etmek kadar fayda sağlamıyor olabilir.

Edith Cowan Üniversitesi (ECU) araştırmacılarının yürüttüğü yakın zamanlı bir çalışma, genç ve sağlıklı kalmanın sırrının seyahat etmekte saklı olduğunu vurguluyor. Görünen o ki; ruhu ve bedeni dinlendirmenin en kolay yolu olan seyahat alışkanlığı, bizi sadece daha mutlu bir psikolojiye sokmuyor. Aynı zamanda biyolojik saati yavaşlatarak bedenin yenilenmesine yardımcı oluyor ve hem bağışıklık sistemini hem metabolizmayı iyileştiriyor. Seyahat sırasında aktif kalarak yeni yerler keşfetmek ise sosyal ihtiyaçları karşılarken vücutta biriken stres hormonlarını stabilize ediyor. Yani ruhu dinlendirirken bedeni içten dışa yenileyen harika bir aktivite olarak öne çıkıyor.

Not: Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Seyahat etmek biyolojik saati nasıl etkiler?

Bilim insanları, seyahat etmenin mucizevi şekilde vücudu bir anda gençleştirdiğini savunmuyor ama seyahat esnasında yaşanan fiziksel ve zihinsel değişimlerin, süreci yavaşlatabileceğini öngörüyor. Aslında bu teori, fiziğin en temel kavramlarından olan entropi yasasına dayanıyor. 

Fizikte entropi, evrendeki her şeyin zaman geçtikçe düzensizleşmeye ve kaosa doğru gitmeye başladığını savunur. İnsan biyolojisinde yaşlanma olarak ortaya çıkan bu bozulma süreci, hücrelerde zaman içinde yaşanan yıpranma payını hesaba katar. Dolayısıyla her geçen gün yapısı bozulan ve bağ dokuları zayıflayan organlar, yavaş yavaş daha verimsiz çalışır hale gelir. Bir diğer deyişle artık eskisi gibi sağlıklı değildir. Vücut yapılarının eskisi gibi tam verimle çalışmaması, doku ve organların yeterli beslenememesine yol açarak “yaşlanma” olarak adlandırdığımız kırışıklık, kronik ağrı, fiziksel güç kaybı gibi semptomlar vermeye başlar.

Vücuttaki iç dengeleri şaşırtarak kendine getiren en temel aktivitelerden biri ise yeni ortamlara girmek ve yeni kültürlerle etkileşime geçmektir. Kısacası, seyahat etmek de denilebilir. Çünkü seyahat esnasında öğrendiğiniz yeni kavramlar, gördüğünüz manzaralar ve tanıştığınız insanlar sizi stabil düzenden çıkararak tüm sinirleri aynı anda uyarır. Bedenin ve zihnin bu aşırı farkında hali, yaşadıklarınızı daha içten deneyimlemenizi sağlarken otonom ve hazır yanıt tepkiler vermenizi önler. Kısa bir hafta sonu kaçamağı ya da uzun süredir hayalini kurduğunuz bir Avrupa tatili olması fark etmez. Yola adım attığınız anda zihindeki keşif dürtüsünü güder, içinde bulunduğunuz kısır döngüden anında çıkar ve tüm hücrelerinize adeta biyoterapi seansı armağan etmiş kadar olursunuz.

Seyahat etmenin sağlığa faydaları

Yaşlanma, genele bakıldığında geri döndürülemez bir süreç olsa da yaşlanma hızı yavaşlatılabilir. Bu aşamada devreye giren olumlu seyahat deneyimleri, vücudun kendini onarma sistemlerini tetikleyerek yaşlanma belirtilerini daha az görünür kılabilir. Aslında yoga turizmi, sağlık turizmi ya da inziva turizmi gibi alanlar, uyguladıkları pratiklerin yanı sıra seyahatin iyileştirici gücünden de faydalanırlar. Çünkü yola çıkmak ve yeni yerler görmeye başlamak bedende mucizevi değişimler yaratır:

1. Bağışıklık sistemini uyarır.

Her gün aynı ortama giren ve aynı havayı solan vücuttaki bağışıklık sistemi, bir süre sonra tembelleşme eğilimi gösterir. Sizi farklı iklimler, organizmalar ve lezzetlerle buluşturan bir seyahat ise bedendeki bu uyuyan mekanizmayı kendine getirir. Seyahat esnasında tüketilen farklı gıdalar, içine girilen ortamdaki iklim ve diğer çevresel koşullar, vücuda kendi kendini savunması gerektiğini hatırlatmak için harikadır. Dış tehditlere karşı daha dirençli hale gelen sistemlerde, doku onarım hızı ve hormon salınımı hızlanırken iyileşme kapasitesi de artmış olur.

2. Kronik stresi sıfırlar.

Modern yaşamın en büyük görünmez tehditlerinden biri, iş ve günlük hayat sorumluluklarının üzerimizde bıraktığı stres faktörüdür. Günlük rutinler arasında kronikleşen stres, kontrol edilmezse damar çeperlerinde sertleşme, tansiyon artışı ve doku hasarı gibi çok çeşitli sağlık sorununa zemin oluşturan problemler yaratabilir. Rahatlatıcı ve keyifli bir deneyim ise vücutta fazla miktarda bulunan kortizol seviyelerini normalleştirerek bedensel ve zihinsel rahatlama sunar. Bu rahatlatıcı etki sayesinde hem ruh hali hem iskelet-kas sistemi ağrıları iyileşir. Hatta düzenli olarak seyahat etmek damar çeperlerindeki sertleşmeyi azaltarak kalp-damar sağlığını da koruyabilir.

3. Metabolizmayı canlandırır.

En sıradan tatil bile monoton geçen bir iş gününden çok daha yüksek tempoludur. Tatillerde içine girdiğimiz sürekli keşfetme ve araştırma modu, bizi normalde araçla gideceğimiz mesafeleri yürümeye ve katılmayacağımız aktiviteleri denemeye iter. Havaalanında yönünü bulmaya çalışmak, bir kentin eski şehir bölümünde kaybolmak, devasa müzeleri gezmek ya da harika doğal alanları keşfe çıkmak bedene muazzam bir fiziksel aktivite şansı sunar. Bu hareket esnasında iskelet-kas sistemi çalışarak bedenin güç kazanmasını sağlar. Ayrıca hızlanan kan dolaşımının etkisiyle doku ve organlara taşınan oksijen miktarı dramatik şekilde artar ve sindirim, dolaşım gibi sistemlerin çalışma kapasitesi maksimize olur. Bu da bedenden toksinlerin atılmasına ve kendi kendini onarma dokularının canlandırılmasına yardımcıdır.

4. Zihni genç tutar.

Yaşlanmanın en göz ardı edilen belirtisi olmasına rağmen aslında en önemli sonucu olan, zihinsel sağlık, zamanla beyindeki sinir bağlantılarının ve sinyal iletiminin yavaşlamasından kaynaklanır. Belirli bir yaştan sonra zihne çözeceği yeni konular sunmak bu süreci tersine çevirmek için yapılacak en etkili şeylerden biridir. Seyahat esnasında yeni rotalar oluşturmaya, farklı kavramlar anlamaya ve mimari eserleri tanımaya çalışan zihinde nöral ağlar aktifleşir. Nöroplastisite olarak da adlandırılan bu süreç, Alzheimer gibi hastalıklara karşı edineceğiniz en güçlü kalkan olabilir.

Sonuç olarak; seyahat etmek, pasaportumuza eklediğimiz basit bir damgadan ya da sosyal medyada paylaştığımız kaydırmalı fotoğraflardan çok daha fazlasıdır. Valizini her hazırlayıp yola çıktığınızda, siz farkında olmasanız bile bedeni rutinden çıkmaya zorlayarak sağlık açısından zincirleme faydalar sağlayabilirsiniz.

Not: Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Kaynak: science daily, healthline

İlginizi çekebilir: Seyahat etmenin psikolojik faydaları

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!