X

Aralıklı oruç tutma yöntemiyle bedeninize daha fazla yağ yakmayı öğretin

Bedenimizin aslında doğal bir yağ yakma makinesi olduğunu biliyor musunuz? Ancak maalesef akıllıca planlanmış pazarlama yöntemleri ve marketlerde besin oranı düşük “gıdamsı” ürünler yüzünden hepimiz şeker ve karbonhidrat bağımlılarına dönüştük.

İki öğün arasında karnımız acıkınca ağzımıza attığımız her bir atıştırmalık yüzünden insülin salgılanıyor, kan şekerimiz aniden yükseliyor. Aşırı insülin salgılanması sadece vücutta yağ depolanmasına sebep olmakla kalmayıp sahip olduğumuz yağların yakılmasına da engel oluyor. Uzun vadede ise tip-2 diyabet, obezite, Alzheimer ve kalp hastalıklarına neden oluyor.

Az az ve sık yemek yemek, son zamanlarda metabolizmayı hızlandırdığı gerekçesiyle en sık duyduğumuz sosyal normlardan birine dönüştü. Maalesef çoğu zaman öğün arasında atıştırmalık yemek, bu atıştırmalıkları üreten şirketler tarafından bizzat öneriliyor. Tabii bu atıştırmalıkların birçoğu ucuz, besin değeri düşük ve çok fazla işlemden geçmiş ürünler oluyor.

Atıştırmalıklardan kurtulun, yağ yakmaya başlayın

Gün içinde atıştırmalık tüketmek yerine, “aralıklı oruç tutma” diye bilinen ve kendinizi belli bir süre aç bırakma esasına dayanan bir yöntemden faydalanabilirsiniz. Bu tür bir yeme düzeni, bedeninizin yağ depolamasına engel oluyor ve enerji için hazırda bulunan yağları yakmasını sağlıyor. Bugün dünyada birçok insan günde 2 öğün yemek yiyerek “aralıklı oruç tutma” yöntemini uyguluyor ve başarılı bir şekilde kilo verip, kas kütlesini artırıp, enerji seviyesini dengelemeyi başarıyor.

Peki bu beslenme sistemi nasıl uygulanıyor?

Sindirim işlemi, doğası gereği çok fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve gün içinde vücudun enerji seviyesinin düşmesine neden olur. Kendinizi aç bırakmak ise kan şekeri seviyesinin dengelenmesine ve bedenin enerji ihtiyacı için şekere bağımlı olmak yerine kendi rezervlerini kullanmasına yardımcı olur. Bu beslenme şekline alışmak biraz vakit alabilir. Bedeninizin şeker yakarak enerji üretme düzeninden, yağ yakarak enerji üretme düzenine geçmesi için belli bir alışma süresine ihtiyacı var. Bunun için 2 ile 7 gün yeterli olacaktır.

Yağ yakmak enerji verir ve yiyeceklere olan bağımlılığı azaltır

Vücudunuz enerji sağlamak için yağ yakmaya başladığında, enerji seviyenizin istikrarlı olmasının faydalarını görecek, gerçekten aç hissetmeye başlayacak, vücudunuzdaki yağ oranı azalacak ve bir düşüp bir çıkan kan şekerinin esiri olmaktan kurtulacaksınız. Bu aslında insana güç veren bir şey çünkü insanın tamamen kendi kendine yeterli olduğunu hatırlatıyor. Sadece kilo vermekle kalmayıp tüm gün boyunca enerjik de olabilirsiniz. Üstelik daha az açlık duygusu hissetmeye başlarsınız. Aralıklı olarak kendinizi aç bırakmak bedeninizi dengeler, gerçek açlığın ne olduğunu anlamaya başlarsınız. Bunu 4 saatte bir yemek yiyerek anlamak maalesef mümkün değil.

Kendinizi aralıklı olarak aç bırakmak, bedeninizde inanılmaz değişimler yaşanmasını sağlar, sizi binlerce yıl önce atalarımızın yaşam şekline geri götürür. Günümüzde birçoğumuz enerji için şekere bağlı olarak yaşıyoruz. Bu yüzden sabah ile öğlen arasında ve öğlen ile akşam arasında enerji seviyemiz düşüyor ve bir şeyler atıştırmak sosyal bir norm haline geliyor. Günümüzde birçoğumuzda “boş mide korkusu” diye bir şey gelişti. Oysa midenizi bir süre boş bıraktığınızda bedeninizde inanılmaz şeyler yaşanıyor.

Daha fazla yağ yakmak için aralıklı aç bırakma düzenine nasıl geçilir?

Kendinizi aralıklı olarak aç bırakmak, açlıktan kıvranmak anlamına gelmiyor elbette. Bedeninize ihtiyacı kadar olanı, ihtiyaç duyduğu zaman verme prensibine dayanıyor. Günde doyurucu iki öğünden keyif almaya çalışmanız yeterli. Şunu unutmayın, bu bir zayıflama diyeti değil, sağlıklı bir bedeni temel alarak oluşturulmuş bir yaşam biçimi.

İşte bu yaşam biçimine şöyle başlayabilirsiniz:
1. Hangi öğünden vazgeçeceğinize karar verin

Akşam yemeği mi sabah kahvaltısı mı? Hangi öğünden vazgeçeceğinize karar verin ve bu kararınıza uyun. Bedeninizin bir yemek düzenine uyum sağlaması önemlidir. Bu yüzden yeme düzeninizin, yaşam şeklinize uygun olması gerekir.

2. Programınıza uyun

Bir öğünden vazgeçtiyseniz, yemek yeme saatlerinizi değiştirmemeniz gerekir. Örneğin kahvaltıdan vazgeçiyorsanız, her zamanki gibi saat 13.00’te öğle yemeğinizi yemeye ve 20.00’de akşam yemeğinizi yemeye devam edin.

3. Kademeli bir başlangıç yapın

Başlangıç için haftada 4 gün bir öğünden vazgeçme kuralını uygulayabilirsiniz. Ancak o günlerde kendinize 1 ara öğün hakkı verin. Geri kalan 3 günde ise günde 3 öğün yemek yiyin ancak hiç ara öğün hakkı vermeyin. İlk 1 ay bu programı uygulayarak bedeninize alışması için zaman tanıyın.

4. Hile yapmayın

Aralıklı olarak kendinizi aç bırakma yöntemini uygularken öğün aralarında su, siyah çay veya sütsüz kahve dışında hiçbir şey tüketmeyin. Kafein konusunda da dikkatli davranmakta fayda var.

Kaynaklar:
MindBodyGreen
INC.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale