X

Antioksidan nedir ve neden antioksidana ihtiyaç duyarız?

Antioksidan çoğu besinin içeriğinden bahsederken kullandığımız, her birinin faydaları farklı olan kimyasal besin bileşenleridir. Vücudumuzda hücre oksidasyonu ile savaşmaya, zararlı gördüğü riskli bileşenleri uzaklaştırmaya yardımcıdırlar.

Bunlar; vitaminlerden A, C ve E olduğu gibi minerallerden Selenyum ve Manganez de sayılabilir. Fitokimyasallar, fitoöstrojenler, fenoller ve polifenoller ise en sık rastladığımız, besinlerde en bol bulunan antioksidanlardandır.

Görevleri nedir diye baktığımızda; aslında her birinin farklı görevleri vardır.

Hücrelerimize ve genetik materyallere zarar veren serbest radikalleri durdurmaya çalışırlar ancak yok edemezler. Vücuttan atılımlarını kolaylaştırmaktadırlar. Bunu yaparken eğer göz hücrelerinde çalışıyorlarsa beta-karoten antioksidanı aktif olarak çalışır, eğer karaciğerde yoğun aktivasyon var ise de selenyum gibi antioksidanlar ağırlıklı çalışmaktadır.

  • E vitamini; yağda depolanır ya da yağda çözünür. Bu nedenle hücre duvarındaki yağlara saldıran serbest radikaller ile savaşmaya yardımcıdır. Kaynak olarak yağlı tohumlardan fındık, badem içerisinde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.
  • C vitamini; askorbik asit olarak da bilinen C vitamini, suda çözünür. Akciğer, mide ve sindirim kanserlerinden korunmamıza yardımcıdır. Turunçgiller, kivi, ananas, çilek gibi meyvelerde bolca bulunurken kırmızı kapya biber, yeşil biber ve karnabahar gibi sebzelerde de iyi oranda bulunmaktadır.
  • Beta Karoten; yağda çözünen ve sebze-meyvelere kırmızı/turuncu rengi veren bir antioksidan türüdür. Göz, saç, cilt sağlığının korunmasında görev alır. Neredeyse kırmızı ve turuncu tüm sebze ve meyvelerde bulunur.
  • Likopen; kırmızı rengi veren aynı zamanda da prostat, meme ve akciğer kanserlerine karşı korunmamızı sağlayan bir antioksidan türüdür. Domates ve karpuzda yüksek orandadır. Özellikle domates pişirildiğinde likopen içeriği vücut tarafından daha kullanılabilir hale geldiğinden daha faydalıdır.
  • Selenyum; özellikle tiroid aktivitesi için gereklidir. Yağlı tohumlar ve soğan/sarımsak gibi besinlerde bolca bulunmaktadır.
  • Flavonoidler; doğadaki pek çok besin farklı flavonoid kominasyonları içermektedir. Üzüm, şarap, kakao, yeşil çay gibi besinler bol flavonoid içeren besinlere örnektir.

Peki antioksidanların doğal olmayan formları var mıdır?

Evet; kapsül ya da sıvı formda antioksidan takviyeleri mevcuttur. Ancak yapılan çalışmalar, biyoyararlanım anlamında takviyeler yerine doğal yoldan besinler ile alınan antioksidanların daha anlamlı olduğunu göstermektedir.

 

İlginizi çekebilir: Yaşlanma karşıtı antioksidanlar ve antioksidan deposu 3 tarif

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale