X

Antartika’nın en tehlikeli ve yırtıcı avcılarından biriyle karşı karşıya kalan fotoğrafçının yaşadığı muhteşem deneyim

Tehlikeli hayvan fotoğrafları

Antartika’nın en tehlikeli ve yırtıcı avcılarından biriyle karşı karşıya kalsanız ne hissederdiniz? Korku, endişe, gerginlik, panik…

National Geographic fotoğrafçısı Paul Nicklen’ın , Antartika’nın en tehlikeli vahşi hayvanı olan Pars Leoparı ile yüz yüze geldiği ilk anda hissettiği şeyler bunlar oldu. Kendisini bir kaç saniye sonra bu güçlü ve tehlikeli hayvanın midesinde bulacağını bile bile, soğukkanlılıkla fotoğraf çekmeye devam eden Niaclen; tarih boyunca örneğine çok az rastlanabilecek, mucizevi anlara şahit oldu ve bu anları kamerasıyla fotoğraflayabilmeyi başardı. İşte Paul Nicklen’ın fotoğrafçılık tarihine adını yazdıran o muhteşem kareler kendi ağzından yaşadıkları;

Olabilecekleri düşündüğümde korkuyor olmama rağmen suya atladım ve pars fokuna doğru yüzmeye başladım. Korkudan bacaklarım titriyordu ve ağzım kurumuştu…

Yanına yaklaştığım an ağızındaki pengueni bıraktı. Bana doğru yaklaştı ve ağzını açtı. Kafası neredeyse bir ayının kafasının 2 katı büyüklüğündeydi…

Ağzıyla tüm kafamı kopartabilecek şekilde hamle yaptı. Fotoğrafta da görüldüğü gibi, kameram ağzının içindeydi. Sonra, dünyanın en muhteşem olayı oldu…

Fok benden uzaklaştı ve bir süre sonra ağzında canlı bir penguenle geri döndü. Beni bir şekilde beslemek istiyordu…

Beslenebilmem için canlı penguenleri getirmeye, yanıma bırakmaya ve penguenlerin yanımdan kaçışını izlemeye devam etti. Bu hareketi defalarca tekrarladı. Bir süre sonra bunu yapmaktan sıkılmış görünüyordu…

Sonrasında sanıyorum, benim okyanusta yaşayan, başarısız bir avcı olduğumu ve açlıktan öleceğimi düşünerek paniğe kapıldı…

Bu sefer, bana zayıf penguenler getirmeye başladı. Sonra ölü olanlara geçti ve bana nasıl penguen yenileceğini gösterdi. Kendi yediklerinden kalan penguen parçalarını yemem için yanıma getirdi…

Bana penguen getirmeyi sürdürdü, hatta penguenleri kamerama doğru itmeye başladı. Sanıyorum kameramı ağzım sandı, ki bu her fotoğrafçının hayalidir. Bu durum 4 gün boyunca devam etti…

Antartika’ya bu tehlikeli, yırtıcı, vahşi hayvanı fotoğraflamak için  geldim ancak o,a 4 gün süresince bana baktı, besledi ve özen gösterdi.

National Geographic fotoğrafçısı olarak hayatımın en muhteşem deneyimini yaşadım sanıyorum.

 

Fotoğraflar: Paul Nicklen, National Geographic.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale