X

Antalya’nın düşkünü, Hipnotics’e gider kış günü

Eeey sporseverler, ey seyahat tutkunları, ey snowboardcular, kayakçılar ve ey ‘bizim onlardan ne eksiğimiz var’cılar! Şimdi sizlere güzel yurdumuzun güzel yöresi Antalya’nın, biz sporseverlere ve sevmeye niyetlilere sunduğu bir nimetten bahsedeceğim ki “Benim bundan nasıl haberim yoktu?” diye kendinize kızacak ve oturup araştırmacı kişiliğinizi bir kez daha sorgulayacaksınız. Tatil ve sporu aynı potada eritebileceğiniz, hem dinlenip hem eğlenebileceğiniz,  yemek yerken fitleşebileceğiniz yegane yerlerden biri olan Hipnotics’ten sesleniyorum sizlere.

Tüm bunlar bazılarınıza  “Hamilelik 3 aya inecek” vaadi kadar hayal gibi gelse de hayal değil, gerçek! Biz Antalya seyahatimizin bol atraksiyonlu geçen ilk ayağından sonra, yoruldum demeye fırsatımız olmadan  ikinci ayağında da ver elini Hipnotics dedik ve kendimizi bir başka spor aktivitesinin kucağına bırakmaya karar verdik .

Hipnotics; Antalya havalimanına 25 dakika mesafede bulunan, tüm gençlere ve genç kalanlara hitap eden bir cable park.

“İyi, güzel diyorsun da bu cable park dediğin nedir dayıcığım?” derseniz açıklayayım. Tesiste bulunan üç adet gölün etrafını çevreleyen direklerin arasına gerilen teller, bir elektrik motoruyla döndürülüyor. Tele iliştirilen iplerle de biz sporseverler kayak, kneeboard, wakeboard, mono, trick ve jump ski gibi atraksiyonlara girebiliyoruz. Profesyonel kayak ve snowboardcular için cennet sayılabilecek bir yer olan Hipnotics, bu sporu yeni öğrenenler, öğrenmek isteyenler ya da tatil yaparken sporu da ihmal etmek istemeyenler için sunulmuş bir nimet!  Zira güzel Antalya’mızın iklimine sağlık, burada yılın 12 ayı boyunca tüm aktiviteleri yapabiliyor olmamız da bambaşka bir lüks. Yaz ortasında ‘kış günü’ diye başlığı boşuna atmadık herhalde!

Totingomuzu yayıp, bütün gün kayış gibi yanmak için güneşin altında yatmak, yiyip yiyip “Uff tatilde çok kilo aldım!” demek, öğle güneşinden kafamızda yumurta pişirecek kadar baymışken bir kova vodka içmek yerine, radikal hareketler yaparak alternatif seyahatler yapmanın vaktinin çoktan geldiğini düşünüyorum!

Hipnotics’de sabah  süper bir kahvaltı yaptıktan sonra, tesiste bulunan alet edevatlardan faydalanarak, yeni başlayanlar için uygun olan gölde tura başlayabilirsiniz.

“Yok canım ben profesyonelim” derseniz de rampalı göllerde atlayıp zıplayarak, artistik hareketlerinizi sergileyebilirsiniz. Ardından sağlıklı açık büfede öğle yemeğinizi yiyip minderlerde mayışabilir, tatlı köpekler Neo, Kara ve Beyaz’la oynayabilir, ya da dev trambolinde zıplayabilirsiniz.

  

Tabii sonra ben ve saz arkadaşlarım Eceko ve İpeko gibi tekrardan kaldığınız yerden devam ederek, Süleyman ağabeyin de yardımlarıyla wakeboard’da bayağı bir yol kat edebilirsiniz. Bu sporu ilk kez yapıyorsanız da korkmayın, çünkü yardımınıza koşan bir sürü genç ve de tam tura çıkacakken “Hazır mısın diye sorduğumda ‘her zaman’ diyeceksin!” diyen bir Süleyman ağabeyimiz var!

Tabii bir de egzantrik, sempatik, güzel ve yakışıklı yerli ve yabancı sporcularla tanışıp kaynaşabilir, hep birlikte yenen sağlıklı bir akşam yemeğinden sonra sabaha kadar eğlenebilir, ya da erkenden yatıp kurbağa vraklamalarıyla birlikte uykuya dalabilirsiniz.

“Hayır efendim ben evimden başka yerde kalmam” diyenler için de günübirlik Hipnotics’e gelerek tüm aktivitelerden faydalanabilirsiniz. Bütün aktivitelere iyice vasıl olup havaya girerseniz ve pek afili profesyonellere imrenirseniz de tüm ekipmanınızı Hipnotics’ten donanabilirsiniz.

Antalya gerçekten de harika bir yer. Doğasıyla, iklimiyle 12 ay boyunca gidilebilecek bir seyahat beldesinde, 12 ay boyunca bütün bu aktiviteleri sunan böylesine bir eğlence ve spor merkezinin tüm sporseverler için müthiş bir yer olduğu kanısındayım. Alternatif seyahatin peşinde olan herkesin yolu bir gün Hipnotics’ten geçecektir diyor ve sizleri öpüyorum.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

 

Irmak Yazım: Irmak Yazım // 1987’de İstanbul’da doğdum ama kendimi Rio’da veya Havana’da doğmuş gibi hisseden değişik bir canlıyım. Rio’nun Irmak demek olduğunu hesaba katarsak çok da garip gelmemeye başlıyor bir yerden sonra. Kapı gıcırtısına oynarım, gülmeyi, spor yapmayı, yemek yemeyi, insanları, hayvanları, kitapları, filmleri ve daha bir sürü şeyleri çok severim. Bir daha mı geleceğiz dünyaya bakış açısından yola çıkarak dünyayı gezmeyi kendime bir borç bildim. Hayatta kendimi en mutlu hissettiğim anların gezilerimi anlatırken olduğunu anlamamla birlikte bu mutluluğu sizlerle de paylaşmak istedim…

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale