X

Annesine koca olmuş erkekler

Niyetim kimseyi yargılamak ya da eleştirmek değil, yanlış anlaşılmasın. Sadece fark ettirmek istiyorum; çünkü ancak farkındalığımız geliştikçe bilincimiz yükselir. Dolayısıyla; başlığa ön yargıyla yaklaşmadan okumaya devam ediyorsanız harikasınız. Bu noktadaysanız farkındalığınızı geliştirmeye ve bu sayede yüksek bilinç boyutlarında özgür olmaya hazırsınız demektir. Ruh, özgürlüğün mutluluk olduğunu bilir. Bu da başka bir yazı konusu, ama şimdi odağımızı annesine koca olmuş erkeklere verelim.

Çok küçük yaştan başlayan bir hikaye bu. Hikaye de değil, gerçek.

Anneniz ilgiye, sevgiye ihtiyaç duyuyorsa, kendi öz varlığının sevgi olduğunu unutmuşsa, kendi değerini çevresinden gördüğü ilgiyle özdeşleştiriyorsa, kadın olmaktan mutlu değilse ve en önemlisi beklediği ilgiyi kocasından göremiyorsa, kısaca kendini sevmiyorsa, bilinçsiz olarak bu ilgiyi oğlundan istiyor. Bunu da ona aşırı ilgi göstererek, bir dediğini iki etmeyerek, ‘Paşam oğlum’, ‘Canım oğlum’, ‘Aşkım oğlum’ vb. sözlerle bilinçaltına kodluyor. En zararlısı da ‘Aşkım oğlum’; çünkü erkek gerçekten aşık olduğunda, bilinçaltı annesine ihanet ettiğini zannediyor ve suçluluk duygusuyla kendine ceza kesiyor.

Anne çocuğunu ‘Aşkım oğlum’ diye çağırdığında, çocuk birine aşık olduğunda annesine ihanet ettiğini düşünüyor ve suçluluk duyuyor.

Annesinin aşırı ilgisiyle anneye bağımlı hale gelen erkek, elbette annesini her şeyden üstün tutuyor. Bu durumda beklediği ilgiyi sürekli oğlundan alan anne çok memnun. Çünkü hiç yalnız kalmayacak. Oğlu hep yanında, yani oğlu bir nevi kocası oluyor. Esas kocaya gerek bile yok. Bağımlılıktan dolayı annesine koca olan erkeklerden eşlerine koca olmuyor ve bu kısır döngü devam ediyor.

Erkek her kadında annesini arıyor

Erkek zaman zaman aşırı ilgiden bunalsa dahi her istediğini, ütüsünü, çamaşırını, yemeğini, evinin temizliğini yapan ve yatağının toplayan annesinden özgürleşip birey olamıyor. Annenin sağladığı konfordan vazgeçemiyor. Bağımlı olduğunun farkında bile değil. Bu sebeple sağlıklı, sürdürülebilir bir kadın erkek ilişkisi kuramıyor. Çünkü hiçbir kadın annesi gibi değil.

İlgili yazı: Anne ile kurulan bağın yaşam ve ilişkiler üzerindeki etkisi

Çok basit bir soru var. Lütfen cesur olun ve kendinize sorun.

Gerçekten özgür müyüm?

Ve çok kıymetli anneler; oğullarınızdan size koca olmaz. Lütfen; ‘Koca adam oldu, bu çocuk niye evlenmiyor?’ diye konuya komşuya dert yanmayın.

Sizle evliyken nasıl evlensin adam!

Sevgili kadınlar; ihtiyaç duyduğunuz ilgiyi ve sevgiyi lütfen kendiniz kendinize verin. Dışarıya bağımlı olmadan sevgiyi hissetmeyi, kendini sevmeyi çocuklarınıza öğretin. Bırakın birey olsunlar, bırakın özgür olsunlar.

Nasıl mı?

Kendinizi severek, özünüzün sevgi olduğunu bilerek ve özgürleşerek.

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale