X

Anne olunca hayaller suya mı düşer?

20’li yaşlarınızdayken kendinizi özgür bir kadın olarak hissetmek oldukça güzel bir duygudur. Daha önünüzde yaşanacak upuzun bir hayat, hayalleriniz, kariyeriniz ve evlilikle sonlanması muhtemel ilişkiniz, çabaladıkça tüm hayallerinize ve hedeflerinize ulaşabileceğinizi size gösterir. Fakat evliliğe ulaşan ilişkinize çocuk da eklenince hayatınız hiç düşünmediğiniz bir yöne gidebilir.

Günümüzde birçok anne hem kariyer peşinde koşup hem de çocuk büyütmeye çalışırken ümitsizliğe düşüyor. Hayatını tamamen çocuklarına ve onun gelişimine adayan anneler bir de ev işleriyle ilgilendiklerinden dolayı kendilerine yeteri kadar vakit ayıramıyorlar.

Annelik dünyanın en güzel şeyi gibi görünse de, bir de diğer yüzü var: Geri dönüşü olmadığı için sadece ileri gidebildiğiniz, 7 gün 24 saat çalıştığınız ve hiç mola veremediğiniz bir iş.

Anneler çocuklarıyla ilgilenmeye başladıkça, kendilerine ayırdıkları vakit giderek azalmaya başlıyor. Temelde bunun nedeni oldukça basit: Çocukları hayatlarının merkezi haline geliyor.

Her ne kadar çocuklar, anneleri için her şeyden önce gelse de, annelerin çocuklarıyla çıktığı bu keyifli yolculukta kendilerine de zaman ayırmaları gerekiyor. Bu noktada faydalanabileceğiniz öneriler, kendinizi mutsuz ve ümitsiz hissetmenizin önüne geçebilir. İşte o öneriler:

Hayallerinizden vazgeçmeyin

Anne olduktan sonra hayatınız bitmez. Bu yüzden hayallerinizin peşinden gitmekten hiç vazgeçmeyin.

Unutmayın ki, sizi hayallerinizden koparan çocuğunuz değil, kendi tutumunuz. Anneler genellikle kendilerine ayırmaları gereken zamanı çocuklarını bahane göstererek erteliyorlar; fakat aslında gençliğinizdeki gibi hayallerinizin peşinden koşacak güce ve enerjiye hala sahipsiniz. Hayalleriniz ve hayatınızla ilgili tutku duyduğunuz şeyler, siz onlardan vazgeçmediğiniz sürece hep sizinle beraber geliyor. O yüzden ne olursa olsun, hayallerinizin ve tutkularınızın peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin ve kendinize gerekli zamanı ayırın.

İlgili yazı: Bebeğin olunca hayatın bitmez

Sahip olduğunuz rollerin hakkını vermeye çalışın

Annelik; 2 hayatı bir arada yaşamak gibidir. Bir yandan çocuğunuzu büyütürken, bir yandan da hayatı diğer yönleriyle yaşamaya çalışırsınız. Anneler genellikle bu dönemlerde hiçbir şeye yetişemediklerini düşünseler de, aslında doğru olan yapamadıklarınıza değil, sahip olduğunuz rollere odaklanmaktır. Hayatta sahip olduğunuz her rolde, o rolün hakkını vermeli ve anı yaşamalısınız.

Hayatta sahip olduğunuz tüm rollere kendinizi adayın ve hakkını vererek oynayın.

Kendinizi sınırlamayın

Annelerin birçok işi aynı anda yapacak potansiyelleri var. O yüzden kendinize limit koymayın. Eskisi kadar eğlenceye vakit ayıramasanız bile anın kıymetini bilerek hareket edebilirsiniz. Bu noktada anda olmanıza yardımcı olacak uygulamalardan yoga ve meditasyona başvurabilirsiniz. Ve kendinizi cesaretiniz kırılmış hissettiğinizde, yeniden ayağa kalkacak gücün içinizde olduğunu unutmayın.

Kaynak:

psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale