X

Animasyon filmlerinin ustası Miyazaki’nin unutulmaz filmleri

Hayao Miyazaki Japonya’nın en büyük animasyon yönetmenlerinden biri olarak tarihe adını kazımıştır. Kendisi 50 yılı aşkın bir süredir animasyon dünyasının en önemli isimlerindendir. Miyazaki en yakın çalışma arkadaşı Isao Takahata ile birlikte Studio Ghibli adlı animasyon stüdyosunda çalışmalarına halen devam etmektedir. Animasyon denince akla gelen bu ünlü yönetmen; aslında filmlerindeki karakterleri ve kurguyu neredeyse tamamen spontane yaratırken bunun sonucunda eğlenceli hikayeler, zorlayıcı karakterler, akılda kalıcı animasyonlar ortaya çıkarır.

Hayao Miyazaki’nin 70’i aşkın ödül dolabında işte en etkileyici olanları:

  • En iyi animasyon film Oscar’ı 2003
  • Akademi onur ödülü 2014
  • Yılın animasyonu dalında Japon Akademi Ödülü 2014 Wind Rises, 2009 Ponyo
  • En iyi film dalında  Japon Akademi Ödülü 2002 Spirited Away. 1998 Princess Mononoke
  • Venedik Film Festivali Mimmo Rotella Vakfı Ödülü 2008 Ponyo
    Miyazaki’nin anlatılarak değil de izleyerek değerlendirmeniz gereken filmlerinden en ünlü olanları ise bunlar:

Ruhların Kaçışı, 2001

Imdb: 8.6

Spirited Away yeni bir şehre vardıklarında yanlışlıkla terk edilmiş bir parka gelip, buradan perilerin, hayaletlerin olduğu bir yere geçiş yapan 10 yaşındaki Chihiro Ogino’un hikayesini anlatıyor. Anne ve babasının perili kasabanın yemeklerinden yiyerek domuza dönüşmeleri Chihiro’nun onları kurtarma macerasının başlangıcı olacaktır. Hayaletlerin dünyasında kendine bir yer edinmeye çalışırken aynı zamanda ortaya çıkma riski de vardır.

 

Komşum Totoro, 1988

Imdb: 8.2

Anneleri, isimlendirmeyen ve uzun süreli bir hastalığa yakalandığında ona daha yakın olmak için yattığı hastanenin yakınındaki eski bir eve taşınmak isteyen iki küçük kız, bir profesör olan babalarını da ikna edip bu kırsal yere taşınırlar. Küçük kızlar Satsuki ve Mei zamanla evin içerisinde onlarla birlikte yaşamakta olan, bazı varlıkların olduğunu fark ederler. Bu varlıklardan bir şekilde kurtulduklarında, evlerinin karşısındaki ormanda karşılaştıkları büyüleyici varlıklar iki kardeşi büyülü bir dünyanın içerisine sürüklerler.

Rüzgarlı Vadi, 1984

Imbd: 8.1

Savaş sonrası ortaya çıkan zehirli bir gaz sebebiyle tüm doğal yaşam sona ermiş, insanoğlu da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Çok az sayıdaki insan kolonileri bu gazdan arındırılan irili ufaklı adalarda yaşamaktadır. Prense Nausicaa’nın halkı da bu insan topluluklarından biridir. Prenses Nausicaa, doğaüstü güçleri sayesinde canlı olan tüm varlıklarla ve ormanlarla konuşup anlaşabilme yeteneğine sahiptir. O bu zehirli gaz dolu ormanlara karşı halen daha umutludur ve bir kurtuluş yolu bulabileceği inancını taşır.

Gökteki Kale, 1986

Imdb: 8.1

Miyazaki’nin ilk dönem yapıtlarından olan Castle in the Sky büyülü bir kristale sahip Sheeta isimli bir kızın uzak bir gelecekteki hikayesini anlatıyor. Uçan bir şatoyu arayan bu kızın yardımcısı da Pazu adında genç bir oğlan olacaktır. Taşıdığı değerli taş sebebiyle de korsanlarla ve yabancı ajanlarla mücadele etmek zorunda kalacak Sheeta çok zor bir dönemece girmek üzeredir.

 

Yürüyen Şato, 2004

Imdb: 8.1

Şapka dikerek geçimini sağlayan Sophie kız kardeşinin evine giderken Howl adındaki bir büyücüyle karşılaşır. Howl’ı takip etmekte olan kötü bir cadı Sophie’nin şapkacı dükkanına gelerek onu lanetler ve Sophie ihtiyar bir kadına dönüşür. Howl’ın Sophie’yi yürüyen şatosunda himaye etmeye başlamasıyla, laneti bozmak için birlik olacaklardır.

Ponyo, 2008

Imdb: 7.7

Küçük ve sevimli bir Japon balığı olan Ponyo’nun en büyük hayali insan olmaktır. Bu umutsuz hayali onu maceradan maceraya sürükleyecektir. Bu esnada beş yaşındaki bir oğlan çocuğu ile arkadaşlık etme fırsatı yakalar. Bu arkadaşlık küçük dişi balığın en büyük hayaline ulaşmasına yardımcı olur. Çevre ve deniz kirlenmesine de dikkat çeken bu sevimli film, Japonya’da gişe rekorları kırdı.     

Kaynak:

unutulmazfilmler.co

imdb.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale