X

Sağlığa açılan yeni bir pencere: Alternatif tedavi yöntemleri

İster sırt ağrısı olsun, ister uykusuzluk, herkesin hayatında ne yazık ki küçük ya da büyük sağlık problemleri bulunuyor. Peki ilaç almadan önce rahatsızlığınıza iyi gelecek alternatif tedavi yöntemlerine başvurmayı hiç düşündünüz mü? Eğer henüz başvurmadıysanız, bu yazımız tam size göre. İşte sağlığınıza ve iyiliğinize katkıda bulunacak alternatif tedavi yöntemleri:

1. Meditasyon
Meditasyon, alternatif tedavi yöntemi dendiğinde olumlu etkileriyle ve herkes tarafından bilinmesiyle ilk sıralarda gelmektedir.

Elbette listenin en başında, artık olumlu etkileri herkesçe kabul edilen meditasyon yer alıyor. Stresten uzaklaşmak konusunda en etkili uygulamalardan biri olan meditasyon, anda kalmanıza ve farkındalığınıza da katkıda bulunuyor.

Yapılan araştırmalar, meditasyon yapmanın stresi azalttığını ve anksiyeteye iyi geldiğini kanıtlar nitelikte. Kronik ağrının ve birçok rahatsızlığın kaynağının stres olduğunu düşünürsek, meditasyonun ne kadar faydalı bir uygulama olduğunu kolaylıkla anlayabiliriz. Tüm bunların yanında meditasyon, beyinde bulunan ve merkezi sinir sisteminin başlıca bileşenlerinden biri olan gri maddeyi arttırıyor.

Eğer daha önce meditasyon yapmadıysanız; herhangi bir yoga/meditasyon merkezine gidebilir ya da evinizde Youtube’a girip, başlangıç seviyesinde meditasyon videolarını izleyerek kendiniz uygulayabilirsiniz.

Meditasyon; beyninizi eğiterek düşüncelerinizi organize etmenize ve en önemlisi de rahatlamanıza yardımcı olacaktır.

2. Aromaterapi

Yapılan bir araştırmada; katılımcıların %95’i haftanın en az birkaç günü uyumak için yatağa gittikten sonra telefon, tablet gibi elektronik aletlerle ilgilendiklerini dile getiriyorlar. Ne yazık ki, uyumadan önce bu aygıtlarla ilgilenmek kaliteli bir uyku uyumanıza olumsuz etki ediyor.

Siz de bu yüzden ya da herhangi başka bir sebepten dolayı uykusuzluk problemi yaşıyorsanız, aromaterapi bu konuda size yardımcı olabilir. Küçük koku molekülleri; sinirlerinizi yatıştırıp, düşüncelerinizin sakinleşmesine de yardımcı oluyor. Bergamot, ylang ylang ve lavanta gibi kokular özellikle etkili. Bu yağları suyla karıştırarak yastığınıza birkaç sprey sıkabilirsiniz. 

İlgili yazı: Aromaterapi hakkında bilmediğiniz 5 şey

Aromaterapi; uykusuzluğa iyi gelir, sinirlerinizi ve düşüncelerinizi yatıştırır.
3. Akupunktur

Geleneksel Çin Tıbbı’na göre, bedenimizin akışından sorumlu 12 meridyen bulunuyor. Meridyenlerin üzerindeki tıkanıklık veya kopukluk, üzerinde bulunduğu organda hastalıklara neden olmaktadır. Akupunktur iğneleri; bu kopuklukların ve tıkanıklıkların açılmasına ve enerjinin bedeninizde özgürce akmasına yardımcı olur. Ayrıca akupunkturun sırt ve boyun ağrılarına iyi geldiği de dile getirilmektedir. Eğer siyatikten muzdaripseniz, bu durum pelvis kaslarının arkasında bulunan ve ayaklarınıza dek uzanan sinirlerin sıkıştığı anlamına gelir. Akupunktur bunu kontrol altına almanıza ve ağrıyı kontrol altına almanıza yardımcı olur, artrit tedavisinde de kullanılır.

4. Balneoterapi

Hidroterapi olarak da bilinen balneoterapi, termal ve mineralli suların şişkinlik, anksiyete ve artrit gibi rahatsızlıkları tedavi edebileceği fikrine dayanır. Suyun yardımıyla iyileşme; zamanda kaslarınızın yumuşamasına, şişkinlik ve enflamasyonu gidermeye de yardımcı olur. Mineral ve sıcak banyoların uygulandığı bu tedavi yönteminde vücudunuz, sodyum, potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi faydalı mineralleri de almaktadır.  

5. Osteopati

Hastalıklarda kas-iskelet sistemi etkinliği üzerinde duran osteopati, ağrı ve fonksiyonel bozuklukları ortadan kaldırmak amacıyla uygulanmaktadır.

Bu kasları esnetme uygulaması; kaslarınızdaki gerilimi azaltır, kan akışının dokulara gitmesine katkıda bulunur ve genel sağlığınızı geliştirir. Araştırmalar gösteriyor ki, osteopati bel ağrısına, migrene ve baş ağrısına iyi geliyor.

Kaynak:

Lifehack.com

Psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.





Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale