Aktivasyon enerjisi: Bizi harekete geçmekten alıkoyan şey

Londra’da yapılan bir araştırmada, şehrin sakinlerine şimdiye kadar Londra’nın önemli turistik merkezlerinden hangilerini gezdikleri soruldu. Anket çalışmasına ayrıca az sayıda turistin de katılımı sağlandı. Araştırmanın sonunda turistlerin şehirde geçirdikleri sadece birkaç günde bile orada uzun süredir yaşayanlardan daha fazla yer gezip gördüğü sonucuna ulaşıldı.

Peki bunun nedeni neydi? Tahmin etmek çok zor değil: Şehirde yaşayanlar Westminster Abbey’i ya da Buckingham Sarayı’nı görmeyi hep daha sonraya erteleyecek kadar zamanları olduğunu düşünüyorlardı. Turistlerse böyle bir lükse sahip değildiler. Bu yüzden harekete geçmeleri gerekiyordu ve onlar da geçtiler.

aktivasyon enerjisi
Aktivasyon enerjisi, bireyin bir konuda harekete geçmek için ihtiyacı olan motivasyonu ifade eder.

Şehirde yaşayanların yoksun olduğu şey ‘aktivasyon enerjisi’ idi. Aslında kimyacılar tarafından kullanılan bu terim, kimyasal bir reaksiyonun başlaması için gerekli olan minimum enerji miktarını anlatıyor. Ancak piskologlar da bu terimi artık bir konuda harekete geçmek için bireyin ihtiyacı olan motivasyonu anlatırken kullanıyor. Eğer önümüzde çok engel varsa ve bu engelleri aşmak için ihtiyacımız olan motivasyon yeterli değilse, daha kolay şeyleri yapmayı tercih ederiz. Oysa turistlerin durumunda, zamanlarının kısıtlı olması, onlara şehirde yaşayanların sahip olmadığı motivasyonu sağladı.

İlginizi çekebilir: Gerçekten yapmak istediklerinizi hayata geçirmek içinvazgeçmeniz gereken 3 şey

Neler yapılabilir?

Aktivasyon enerjisi önemlidir, çünkü bunu gerektiren eylemlerin çoğu, genellikle oldukça cazip ve değerli şeyler arasında yer alır. Yazar Shawn Achor, The Happiness Advantage isimli kitabında olumlu bir davranışta bulunmak için gereken ilk hareket enerjisinin miktarını aza indirgememizi öneriyor. Yürüyüşe çıkmak istiyor, ancak her seferinde yürüyüş ayakkabılarınızı bulundukları yerden çıkarmaya üşeniyorsanız; onları göz önünde bir yerlerde bulundurun. Hayattaki en güzel deneyimler, genellikle içinde zorlukları barındırıyor, ve başlamak için enerji gerektiriyor. Durum böyle olduğunda ise daha kolay, pasif ve hep daha az enerji gerektiren eylemlere yönelmeyi tercih edebiliyoruz.

Yapmamız gereken şey, bir turist gibi davranarak kendinize fazladan motivasyon kaynağı sağlamak. Zamanınızın az olduğuna kendinizi inandırın. Ya da kendinize şu soruyu sorun: “Eğer yakın zamanda buradan taşınacak olsaydım, yapılacaklar listemde neler olurdu?” Liste başı yaptığınız maddeler muhtemelen sizi şaşırtacak. Ve bakış açınızı değiştirmeniz, eyleme geçmek için ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacak.

Son olarak, başka biriyle sözleşmeniz de işe yarayacaktır. Bunun nedeni, birine söz vermediğiniz zamanlarda yapılan planlardan vazgeçmenin her zaman daha kolay olması.

Boş zamanlarımızı neredeyse hiçbir zaman kasıtlı olarak boş geçirmeyiz. Ancak Pazar akşamı gelip çattığında salondaki koltuğa yayılmak, genellikle en çok yapılan şey olur. Bu durumun farkında olmadığımız suçlusu ise aktivasyon enerjisi eksikliğinden başka bir şey değil. Öte yandan artık düşmanınızı tanıyorsunuz ve dolayısıyla onunla mücadele etmeniz de daha kolay. 

İlginizi çekebilir: Konfor alanınızın dışına çıkmanıza engel olan bahaneler

Kaynak:

psychologytoday.com