X

Akran zorbalığı ve “Adolescence”dan ilhamla “fark edilmek” üzerine

Çoğumuz yaşadık ama adını koymamız yıllar aldı. Kimi zaman sadece “çocukluk anısı” dedik, kimi zaman bunu aştık diyerek basitleştirdik belki.

Geçtiğimiz ay katıldığım bir etkinlikte kendi hikayemi ilk kez anlattım. İlgi duyarsanız aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Şu sıralar popüler olan, akran zorbalığının da işlendiği Adolescence dizisini izledim geçtiğimiz günlerde. Yavaş ritmine rağmen derin ve içten bir anlatımı vardı. Konu gündemi çok meşgul eden kritik ve değerli bir konuydu. İçerikle ilgili çok fazla yorum, değerlendirme mevcut. Beni en çok arka planda işlenen ana karakterlerin ötesindeki baba-oğul ilişkisi düşündürdü. İstemeden ebeveyn olmuş bir babayla, dışarıdan bakıldığında “örnek çocuk” gibi görünen ama içinde yalnızlığı büyütmüş oğlu…

Sessizliğiyle, düzeniyle, saygılı ve oturaklı haliyle herkesin “ne güzel yetişmiş” diyeceği türden biri. Ama içende sevilmemenin, dışlanmanın, dalga geçilmenin izleri taşıyor. Yalnızlığına alışmış gibi. Babasıyla olan ilişkisinde ise başka bir çatışma var: Onu güçlü bir figür olarak görmüş belki de hep. Ve bir an geliyor babası çok önemli bir vakayı gençlerin dilinden okuyamıyor, onun bu halini izlemek, kendi kimliğine bir tehdit gibi geliyor çocuğa ve hatta güçlü gördüğü babasının kendince küçük duruma düşmesini hazmedemiyor.

Sonra bir an geliyor. Babası ilk kez birlikte bir şey yapmak istediğini söylüyor.

Ve o an, çocuğun içinden başka biri çıkıyor.

Görülmeyen birinin görülmeye başlıyor.

Hayatta alınabilecek en değerli hediyelerden biri bu belki de.

Bu hikayenin bana hatırlattığı şeylerden biri şu oldu: Bazen bir çocuk, genç ya da yetişkin sessizdir. Sessizliğinde düzenlidir, uyumludur, dikkat çekmez. Ama o sessizlik bir konfor alanı değil, bir korunma şeklidir.

Ve biz, o sessizliği “her şey yolunda” diye yorumlayabiliriz. Oysa çoğu zaman, asıl hikâyeler sessizliğin ardındadır.

Peki biz gerçekten duyuyor muyuz?

Yanımızda duran, belki de hiç sesi çıkmayan birinin ne yaşadığını fark edebiliyor muyuz?

Görünmeyeni görmek, sessiz olanı duymak, sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk diye düşünüyorum.

Bazen tek ihtiyaç, biriyle göz göze gelmek.

Ve içten bir sesin “Seni fark ettim.” diyebilmesi. Farklılıkları sevdiğimizi söylediğimiz her an sessizliğin sesini de duyabiliyor muyum diye soruyorum kendime. Tam bu satırları yazarken sessizce elinde bir kavanozda annesinin evde yaptığı kremi satan bir çocukla karşılaşıyorum. Sessiz ama ne olduğunu sorduğumda beni kremin hikayesini, annesinin emeğini anlatarak büyülüyor resmen. Sessizliğin gücüne kulak verdiğiniz harika bir hafta dilerim.

İlginizi çekebilir: Doğu Avrupa’daki yaşamdan öğrenmelerim

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale