X

Akıllı telefonlarla mesajlaşmak beyin dalgalarının ritmini değiştiriyor

Geçtiğimiz günlerde Epilepsy & Behaviour adlı dergide yayınlanan araştırmayaEpilepsy & göre, akıllı telefonlarla mesajlaşma beyin dalgalarının ritmini değiştiriyor.

Yapılan güncel bir araştırma, akıllı telefonlarla mesajlaşmanın beyin dalgalarının ritmini değiştirdiğini iddia ediyor.

İnsanların giderek artan bir şekilde iletişim aracı olarak mesajlaşmayı kullanmalarına karşın, akıllı telefon kullanımının nörolojik etkileri hakkında çok az şey biliniyor. Akıllı telefonlarla yapılan metinsel iletişim sırasında beynimizin nasıl çalıştığını anlamak ve daha fazla bilgiye ulaşmak adına Profesör William Tatum’un liderliğini üstlendiği araştırma ekibi, bu konu hakkında bir araştırma gerçekleştiriyor. 129 katılımcıdan elde edilen bilgiler analiz ediliyor, beyin dalgaları 16 ay boyunca EEG yardımıyla izleniyor ve beyin dalgalarının video kaydı alınıyor.

Her 5 kişiden 1’nin kendine özgü mesajlaşma ritmi var

Epilepsi İzleme Ünitesi başkanı ve Nöroloji Profesörü Dr Tatum’un bulgularına göre, akıllı telefonlarıyla mesajlaşırken beyin dalgaları izlenen her 5 katılımcıdan 1’i kendine özgü ‘texting rhytim’ yani ‘mesajlaşma ritmi’ne sahip.

Araştırmacılar,  dikkatlerini ve bilişsel işlevlerini test etmek için katılımcılardan mesaj yazma, ekranı parmakla kaydırma gibi aktiviteler sergilemelerini istiyorlar. Sonuçta sadece mesaj yazma sırasında yeni beyin ritmi oluşuyor. Mesajlaşma ritminin diğer formlara göre benzersizliğine motor ve işitsel sözel nörolojik aktivitenin kombinasyonu neden olabilir.

Mesajlaşma ritmiyle katılımcıların demografik bilgilerini içeren yaş, cinsiyet, epilepsi tipi, MR’da beyin lezyonu ya da EEG’de iktal arasında korelasyon bulunmuyor.

İlgili yazı: Akıllı telefonlar cildimizi yaşlandırıyor olabilir mi?

‘Beynin sözlü olmayan bilgiyi elektronik cihazları kullanarak işleyebilme yetisini nesnel olarak ölçmek için bu yeni ritmin objektif bir metrik olacağına inanıyoruz; ki bu da dikkat ve duygular tarafından artırılan geniş çapla ağla son derece bağlantılı.’ diyor Dr. Tatum.

Akıllı telefon kullanıcılarının yanı sıra, mesajlaşma ritmi IPad kullanıcılarında da bulunuyor. Araştırmacılar, telefon veya diğer elde kullanılan ürünleri kullanırken farklı beyin dalgalarının mevcudiyetinin, görece daha küçük ekran nedeniyle daha çok konsantrasyon gerektirdiği için oluşabileceği varsayımının üzerinde duruyorlar.

Dr. Tatum bu bulguların beyin – bilgisayar ara yüzlerinde, oyun sektöründe ve araç kullanmada önemli çıkarımlarının olabileceğini söylüyor ve ekliyor: ‘Şimdi insanların araba kullanırken neden mesajlaşmamaları gerektiğinin biyolojik bir açıklamasına sahibiz; çünkü mesajlaşma beyin dalgalarını değiştiriyor. Her ne kadar hala tam olarak emin olmamız için birçok araştırma yapmamız gerekse de, beynin bilgisayarlaştırılmış aletle arayüzleme gerçekleştirdiğinde verdiği cevabı çözmeye başladık.’

Kaynak:

psypost.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale