X

Ağırlık kaldırmanın vücuda faydaları

Ağırlık kaldırma antrenmanları sadece plajdaki en seksi kişilerden biri olmak için yapılmaz. Evet, tabii sonuçlarından biri budur ama sağlığınız için daha farklı faydaları da vardır. Düzenli yapılan ağırlık kaldırma antrenmanları, kas kütlenizin artmasını, yağ miktarınızın azalmasını, kalbinizin güçlenmesini, kemiklerinizin yoğunluğunun artmasını sağlar ve aynı zamanda depresyon riskini önemli ölçüde azaltır.

Ağırlık kaldırmanın vücuda dolaylı olarak pek çok faydası vardır.

Artan kas kütleniz, yağ yıkımını hızlandırır

Ünlü dahiliye uzmanı Dr. Michael Roizen’in ve diğer birçok uzmanın görüşüne göre, vücuttaki kas kütlesi arttıkça yağların erime hızı artar. Çünkü dinlenme süresinde bile 1 kilogramlık kas kütlesi günde ortalama 10-30 kalori harcar. 10 kilogram kas kütlesi olan 30 yaşında bir erkek, hiç spor yapmadan dahi ortalama 150-200 kalori harcayacaktır. Harcanan bu kalorileri yerine koymak için vücut yağ kütlelerini eritmeye çalışacaktır.

Daha uzun süre yorulmadan yüzmenizi, koşmanızı, bisiklete binmenizi sağlar

Vücut, belli bir zorluk derecesinin altında olan yüzme, bisiklet, koşu antrenmanlarınızda enerji kaynağı olarak kaslarda biriktirilmiş glikojeni kullanır. Vücudunuzda ne kadar çok kas varsa, o kadar büyük glikojen deponuz var demektir. Kısaca, ne kadar çok kas, o kadar büyük depo, o kadar çok yakıt demektir.

Vücudunuzun, aldığı oksijeni çok daha etkili bir şekilde kullanmasını sağlar.

Normalin üstünde bir zorlamaya maruz kalmayan bir insanın solunum sistemi zamanla tembelleşebilir. Bu, vücudun oksijen kullanma performansını düşürür. Sıradan bir insanın akciğeri 10 birim oksijenin 5 birimini kullanabilirken,  ağırlık kaldırma antrenmanları yapan bir kişinin ciğerleri 6-7 birim oksijeni etkili bir şekilde kullanabilir.

Kemik erimesinin önüne geçer

Kadınların, özellikle de menopoz dönemine girmiş kadınların en büyük sorunlarından biri, kemiklerin yoğunluğu kaybetmesiyle beraber erimeye başlaması olan osteoporozdur. Bu hastalığın birincil sebebi kemiklerin, ana yapıtaşı olan kalsiyum ve magnezyum kullanma yetisini kaybetmesidir. Bu dönemde çok sayıda kadın, kalsiyum ve magnezyum takviyesi yapmasına rağmen kemik erimesinin devam etmesinden şikayetçidir. Bunun önüne geçmenin yöntemlerinden biri ağırlık kaldırmaktır. Düzenli olarak baskı altında kalan kemikler alarm durumuna geçer ve kandaki kalsiyum ile magnezyum daha etkili kullanmak zorunda kalır ve kemik yoğunluğunun azalma hızını düşürür.

Vücudun laktik asit karşısında verdiği tepkiyi azaltır

Eğer, vücudunuz düzenli bir soluk alıp vermeyle kotaramayacağı bir egzersiz ile karşı karşıyaysa, oksijensiz solunum mekanizmasını devreye sokar. Bu mekanizma, vücudunuza gerekli enerjiyi üretirken laktik asit üretilmesini sağlar. Eğer vücudunuz laktik asidi nasıl kullanacağını bilmiyorsa kaslarda birikmesine izin verir. Kaslarda laktik asit biriktiğinde ise kendinizi bitkin hissedersiniz ve hatta egzersizi bırakmak zorunda kalırsınız.

Ağırlık kaldırırken, neredeyse her seferinde vücudunuzu oksijensiz solunum mekanizmasını kullanmaya mecbur bırakırsınız ve laktik asidi nasıl kullanması gerektiğini öğrenmek zorunda bırakırsınız. Dolayısıyla, vücudunuzdaki laktik asit toleransı artar ve “egzersizin ortasında kesilmek” diye amiyane şekilde tabir edilen laktik asit sınırını aşma sıkıntısını geciktirirsiniz.

Sizi mutlu eder, en az çikolata kadar…

Çikolata yerken mutlu olursunuz, çünkü vücudunuz endorfin salgılar. Düzenli ağırlık kaldırma antrenmanları yapan bir kişinin beyni de kendisini baskı altında hisseder ve vücuttaki stres miktarını azaltmak için endorfin hormonunun artmasını sağlar, ki bu da mutluluk demektir.

Vücuda binen yapay stresle baş etmesini öğrenen beyin, ruhsal streslere karşı da direnç kazanmaya başlar. Uykularınız daha düzenli, deliksiz ve dinlendirici olur. Depresyona girme ihtimaliniz azalır.

 
Kaynaklar:

Sharecare.com

 

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Bölgesel çalışma ile fitness anlayışınızı değiştirin: Bir şampiyondan altın öneriler

Crossfitle ilgili en çok sorulan sorular ve yanıtları

En iyi spor eğitmenlerinin en sevdiği antrenman sonrası yemekleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale