X

Açık, net ve çelişkisiz olmak: Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için reçete

İstiyorum ama ya olmazsa… Söylüyorum ama ya gelmezse… Deniyorum ama ya tamamlayamayacak olursam… Bırakıyorum ama ya tekrar bulamazsam… Seviyorum ama ya bu sefer de diğerleri gibi kaybedecek olursam… Çok acıktım ve çok yiyorum ama ya kilo alırsam… Kilo aldığımda ya beni beğenmezlerse o halimle beni sevmezlerse… Ya da tam tersi kilo veremediğim için ya beni yeterince iyi bulmayacak olurlarsa… Ya onlar için yeterince iyi olamazsam… Ya bu seçmeleri kazanamazsam… Ya bu işe kabul edilmezsem… Ya hiçbir şey hayal ettiğim gibi gitmezse… Ya gerçekten başarısız olursam…

İşte bunlar sadece bazıları, istemek ve istediğimizi gerçekleştiremeyeceğimizi düşünmek. Sevmek, birlikte olmak ama diğer yandan sürekli kaybedeceğine inanmak… Hayal etmek bir iş başvurusunda bulunmak fakat diğer yandan ya seçilmezsem diye kahrolmak. Ve en önemlisi ise sonuç tam da “kahrolduğumuz” yönde olmasa da bu kez sahip olduğumuz o hayal ettiğimiz pozisyonu kaybetmekten korkmak… Endişe, korku ve vesvese ile “istediklerimizi” sözde dile getirirken, blokları özde dizmeye devam etmek…

Bu yazımda sizlerle birlikte hiç farkında değilken isteyip de istemediğimiz, hayal edip de kendi kendimize layık görmediğimiz, belki çok özleyip de bir türlü kavuşamadığımız o hedeflerimize bakalım istiyorum… Tarafsızca yorumlayalım kendimizi: Neyi hem isteyip hem de ondan korkmaktayız? Ya olmazsa diye için için kendi kendimize derin bir endişe denizinde boğulmadan hayatta kalmaya çalışmaktayız? İlişkilerimizde sevgilerimizde neden hem mutlu olmayı istemek de hem de diğer yandan ya mutlu olamazsam diye mutluluğu diğer elimizle itivermekteyiz?

Şimdi evreni bizi duyan o muhteşem gücü kendimiz olarak hayal edelim. Örneğin siz kendinizi dinleseydiniz ve aklınızda dönen düşünceler şöyle olsaydı: “Ben güzel bir ilişkiyi hak ediyorum, evet ben çok mutlu bir ilişkiyi hak ediyorum. Peki ya bulduğumda onu yeterince mutlu edemezsem? Bu durumda o kişiye ya gerçekten layık değilsem? Ya o da bana gerçekten layık değilse? Ama ben yine de mutlu bir ilişki istiyorum. Belki de hak ettiğim mutluluktan daha azına da razı olabilirim… Belki de hiçbir zaman hayal ettiğim mutluluğu bulamayız…

Şimdi bu paragrafı okudunuz bu kişiye, “hayatın” neyi etirmesini beklerdiniz? Siz hayat olsaydınız hem isteyen hem istemeyen bu kişiye neyi getireceğinizi anlardınız? Siz hayat olsaydınız ayrım yapmadan düşleri gerçekleştiriyor olsaydınız bu kişinin isteğini “gerçekten mutlu olacağı bir ilişki” olarak mı algılardınız veya ona getirmeniz gerektiğine inandığınız “gerçekten mutluluğu bulamayacağı” bir ilişki mi olurdu?

Aynı paragrafı bir de şöyle yazalım: “Ben hayatımda çok şanslıyım. Çok özel olduğum için çok özel bir insanla karşılaşıyorum. Biz çok özel bir ilişki yaşıyoruz ve çok mutluyuz. Bu özel paylaşımlarımızda birbirimizden destek alıyoruz, öğreniyoruz ve birlikte mutlulukla yaşlanıyoruz. Birbirimizi çok seviyoruz.” Bunu duymuş olsaydık, bu “açık” “net” “çelişkiden uzak” ifadelerle neyi gerçeğe dönüştürmek için hemen işe koyulurduk? Eğer bizler hayatın ta kendisi olsaydık, düşleri yerine getirecek olsaydık, sizce bu paragrafı kuran bir kişiye neyi getirmek üzere olurduk? Özel bir sevgiliyi, özel bir ilişkiyi, özel olan şanslı hissettirecek her şeyi, aşkı, sevgiyi… Peki bu paragrafta “istemek” ve “istediğini tam olarak aslında istememek” var mıdır? Bu paragrafta hiçbir “çelişki” bulunuyor mu?

İşte hayatımızda da aynen bu örneklerde olduğu gibi çelişkili sinyaller vermeye kendi kendimizi hayallerimizi bloklamaya devam ederiz… Net olmadığımızda açık olmadığımızda çelişkilere doğru sürükleniriz. Hayallerimizin önüne geçen o bulutları kendi kendimize oluşturmaya devam ederiz. Oysa evren bu şekilde çalışmamaktadır. Bir yemeğe çıktığımızda bize sorulan “ne yemek istersiniz” sorusuna hamburger yemek isterim ama aynı zamanda istemem, fakat bir de salata seviyorum veya çorba da güzel bir yemektir ama tam emin olamadım belki de et diye cevap vermiş olsaydık, garsonun “ne yapmasını” en önemlisi “ne anlamasını” beklerdik? Aynı anda hem net olmayan hem açık olmayan hem de çelişen bu muhteşem hayaller karmaşasında sonunda sizce masamıza gelen yemek ne olurdu?

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayata evrene sevgili o muhteşem güzel hayalleriniz ile ilgili kim olduğunuz ile ilgili yeterince açık yeterince net ve çelişkisiz mesajlar verebiliyor musunuz? Bir yandan isterken bir yandan vazgeçmekte misiniz? Bir yandan özlerken diğer yandan inkar etmekte misiniz? Bir yandan yapabilirim derken diğer yandan yok canım kesin düşerim beceremem başaramam diye söylenmekte misiniz?

Haydi biraz değişiklik yapalım, açık, net ve çelişkisiz olarak siz bugün her şeyin en güzeline layıksınız… Ve evet açık, net ve çelişkisiz bir teşekkürler; iyi ki varsınız…

 

İlginizi çekebilir: Hayata dair karar vermek: Bugün, burada, şimdi!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale